24
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1830
Okunma

Geceyi yırtan şafak, yol gösterir güneşe
Aydınlanan ilk yerde, Nil’de seni ararım
Yaratılış sırrıdır, gönlümde ki bu neşe
Mevlâ için “hu” diyen, dilde seni ararım
Gözüm gönlüm karardı, bitmez oldu çileler
Yalan dünya yalanda, zehir katmış hileler
Cemalindir son arzum, bunu böyle bileler
Gözlerimi kör eden, milde seni ararım
Yılmadım, yıkamadı, ne tufan ne fırtına
Gam yükünü yükledi, sen çek diye sırtıma
Lime oldu libasım, yama tutmaz pırtıma
Çölden kumu savuran, yelde seni ararım
Gök gürlese seslenir, şimşek çaksa yakardın
Gökkuşağı taç deyip, saçlarına takardın
Gönül denen deryadan, çağlayarak akardın
Bentler yıkan vicdansız, selde seni ararım
Damla damla ıslatan, semadaki rahmette
Terle tozu karacak, hasattaki zahmette
İki cihan Selver i, Habibullah Ahmet’te
Sabra rehber yaptığım, zülde seni ararım
Bağrımdaki sevdanın, ateşiyle yanarım
Yar yanımda yok ise, buz kesilir donarım
Kovuğunda garipler barındıran çınarım
Kora dönmüş ateşim, külde seni ararım
Tıkır der ki sevgimi, böyle farklı yaşarken
Bağban oldum dermeye, yalçın dağlar aşarken
Bir bülbülün nârında, mecnun olup koşarken
Kızıl kordan renk alan , gülde seni ararım
Mevlâ için “hu” diyen, dilde seni ararım
Leyla için “su” diyen, çölde seni ararım
19 /12 /2009
Soma
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.