5
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1410
Okunma

Eğer unutursan bir gün aşkımı...
Mutluluğa düşen takvim yapraklarına
Sonsuzluğu tattığım o bal dudaklarına
Anılarımızı saklayan İstanbul sokaklarına
Okul çıkışlarında seni beklediğim otobüs duraklarına
Ürkek buselerimle mühürlenen gül goncası yanaklarına
Sana dokunduğum her an göğsünden fırlayan nazenin kalbinin tik tak lerine
Sor beni....
Eğer unutursan bir gün şarkımı...
Siyah saçlarını taradığım gümüş tarağı sesine
Beni görünce göğsüne tıkanan nefesine
Buğulu bakışlarından yükselen İstanbul kışlarının sisine
Meyhanelerde kadeh kadeh yaşadığım sensizliğin yasına
Evlendiğimiz gün sana sunduğum gelin çiçeğinin süsüne
Mihriban türküsünü dinlerken gizli gizli ağladığımız bir ozanın sazına
Sor beni...
Eğer unutursan bir gün adımı...
Her sabah birlikte uyandığımız hayata, güne, güneşe
Beni sana aşık eden o çocuksu gülüşe
Bir gün haber alamayınca merakımdan ölüşe
Kaybedince yüreğimi, yüreğindeki susuşa
Sadece gözlerine secde eden bedenimdeki dik duruşa
Bir dilenci gibi saatlerce açman için kapının önünde oturuşa
Bir anlığına da olsa
Sor beni...
Eğer unutursan bir gün tenimi...
Sesime bülbül yuvası yapan hıçkırık fırtınasına
Gönlüme taht kuran ihanetinin kasırgasına
Ellerimi saran boşluğun bir eylül fırtınasına
Gözlerimi fırıl fırıl döndüren ıssızlık anaforuna
Sor beni...
Eğer unutursan bir gün kokumu...
Sana sıkı sıkı sarıldığım gecelerin gül kurularına
Dudaklarında zamanı solladığım tuz yangınlarına
Kar beyazı gerdanına sığındığım dönüşsüz kaçışlara
Sensizliğe yol aldığım hasret trenlerine
Birlikte yaşadığımız mekanların duvarlarında hala yankılanan aşk fısıltılarına
Sor beni...
Eğer unutursan bir gün maziyi...
Bana bıraktığın sana
Sor beni....
5.0
100% (2)