4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1091
Okunma
I
Sevgisiz yaşar mı hiç insanoğlu?
Ayağa kaldıran ve ayakta tutan ne ki o nu?
Yaaa “Dağların çocuğu! ”
Daha ilk tanışman annenin karnında oldu
Seni yaşama bağlayan orada
Salt göbek bağın ve sular mıydı?
Orada konuşulmaya başlandı seninle
Orada artırıldı duyarlılığın.
Sevgisiz yaşar mı hiç insanoğlu?
Ilk çığlık attığında daha görmüyordun
Koklayarak buluyordun yönünü
Sonra gözlerinle tanık oldun çevrene
Bugünse öyle mi?
Neler icat olundu?
Nelerle görüyorsun dünyayı?
Kimbilir kaç pencereden
Dünyaya açılıyor evin?
II
Yaaa “Dağların çocuğu! ”
Önce anne vardır
Babanın yeri dahi sonra gelir
Kardeşler, büyükler, kuzenler hep daha sonra
Arkadaşlar, komşular ve sevgili!
Gerçek dostu bulduğunda
Ne denli zor bulunur olduğunu
Anlarsın ancak yitirdiğinde
Tanıştığında kaybın soğuk yüzüyle
Tanışmış demektir dostun Azrailiyle!
Ağlarsın bu ağlayış
Sonsuza kadar
Sürecekmiş gibi gelir
Dökülür ipliğinden
İçinde incilerin
Birer birer
Ona bile alışır insan
Ölümlerine bile alıştırır yaşam
sevdiklerinin! …
III
Yanılırsın, aldandığına duyarsın pişmanlık
Yanılttığında, geri getiremezsin hiç bir şeyi
Kanar yine için, vicdan sorguya kalır!
Her şey yaşamın içinde
Atan tüm damarlarıyla capcanlı
Kan kızılı, kehribar sarısı, gök mavisi
Süt beyazı, zümrüt yeşili
Ve benzersiz turkuaz
Tüm renkleriyle gülümser içten içe
Ve sen oturup bir kadeh doldurursun
Sayfanın ortasına bir dize
Mutluluğu, hüznü, doğumu ve ölümü
Yaaa “Dağların çocuğu! ”
Alıp götürürsün beni uzaklara
“Güzel atlar ülkesine! ”
İnce ilmikli uçan halılar ve
Gizli ayin ocakları memleketine
Ya huu! Yani sen
Yani çıplak bendeliğin
Yaaa “Dağların çocuğu! ”
Böyle geçip gider yaşam
Ardına baktığında bir çırpıda
Çırpılan biz oluruz
Dolduramayız kimbilir
Mutluluk kasesini!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.