16
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2105
Okunma

deniz ablamın o güzel yüreğinden çıkan
annelik duygusuna
benden
"doğmamış"
yani ben ,
uyanmıştım
yeni doğmuş bebekleri seyrederken..
hüzne mütehassız bir dinlenme yeri yüreğim
yağmur dokunsa,
düşecek pencereme astığım yediverenlerim
sabaha doğru basıyor bir rüzgar
koklayıp,
uçuşuyor açtığın mor laleli perdelerden
bir rumeli şivesi dolanıyor dilime
anlamadan esiyorsun,
umarsızlığına bir türkü tutturuyorum
ve kapatıyorum güne başlayan sabahlarımı
aksiliğimi unutuyorum
akasyayı kucaklıyorum matemin derinliğinde
tek bir çiçek alıkoyuyor beni
sevdalıklarım eriyor
tek bir çiçek inletiyor ruhi faslımı
belliydi sonu aslında..
üzerime düşüyor ağustos
yakıyor küçük bir eli
yakıyor o masmavi gözleri
bir ağustos kelepçeliyor beni aşka
ve bir akasya
istiridye kokularına benzetiyorum şiirleri
ve seni...
ve benzetmiyorum hiç uyanamadığım sabahları
bir şiire
balonlarını kaçıran her bir çocuğa gömüyorum ihanetini
ve bana kalıyor görülmeyen sesler
duyulmayan "sen"ler..
ve şiiitt
ses çıkarma
uyuyor yan odada bebeğim...
5.0
100% (7)