7
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1272
Okunma

Bahar geldi yine
Hem de SONBAHAR!
Hüznü
yağmuru
...ve ayrılıkları ile...
Yine veda vakti baba ocağına,
Yine gurbet ellere,
Şehr-i gerçeğe veda vakti...
Hele bir de,
Sonbaharın hüznü çöktüyse hücrelerine,
Zordur veda özüne...
Giderken şehr-i gerçekten
Der ki içinden özle beni
Şahidi oldum acılarının
ilk aşklarının
gözyaşlarının...
Bu şehir beni anlamıyor
desen de her fırsatta
Gücenmez sana
Bir sonraki merhabanı bekler her ayrılışında
Beceremez o da sensizliği...
Kapkara olsa da kışları,
Yağmurlu geçse de yazları,
Uçursa da ilkbaharları,
Şehr-i gerçeğindir...
Yıllar yılı dört mevsiminin mabedidir,
Büyümek gurbetçi olmanın tescilidir,
Ama hep yeri ayrıdır şehr-i gerçeğinin...
Acılarının başkenti de olsa,
Toz da etse ilk gençlik yıllarını,
Yar kokusunu üflese de isle karışık,
Gerçeğindir, saflığındır, özündür...
Annenin gözyaşıdır
veya
inatla yavrumu üzemem
Ağlamayacağım diyerek yağmurlarını kalbine yağdırmasıdır
SONBAHAR!
Yaprak dökümünün, deli bozuk matemin,
Oğulların, evlatların ailelerinden ayrılışının müsebbibi...
Git oku yavrum!
Şehr-i üveyinde,
Onu da sev gerçeğin gibi,
Sev ki kol kanat gersin acılarına,
yaren olsun yalnızlığına,
güç versin haykırışlarına...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.