16
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
2274
Okunma

serseri ağustos böceklerini görüyorum hallerinde
etlerini soyutlaştırmanın gölgesi düşüyor seyrine
dövmelerini soyuyorum bir gencin,kazımışken en sert halini
ve düş kuruyorum bir gecede,rüzgarın esme vakitlerini hesaplıyorum
tanıyorum artık puslu havalarda dudağının gitme telaşını
çok geçmeden anlıyorum sakallarından akan buz tanelerini..
bu kaçıncı dolunay? her gece ,her gece..
mütemadi bir aşkın,bilinmezliğinde mi yara var ?
esrime bir gölgesi aşkın,senin tazeliğinin göstergesi
hangi derde böylesi bir merhemi var gecenin?
soğukluğuna geçiriverir bir rüzgar
bürünüverirsin karanlığa,ışığını yakar yıldızlar
bir sensizlik doğurursa düşlerim
bedenimden taşar olur bir göz,
bir kolu olur , bir minicik elleri
karanfillere bezenmiş saçları olur,rüzgara karşı siperli
bir gölgesi olur,tıpkı sen gibi
hokka burnunu benden alır belki..
bir sen doğurursa düşlerim
bir ayrılık çıkartmaz geceye
sonraki güneşli havalarda görüşelim...
şehrin sokak fenerlerine yumdum gözlerimi
evler kırmızı,
caddeler yeşil,
bütün arabaların rengi sapsarı
tersine döndürüyorsun dünyayı
susaydım,bakmasaydım bir geceye
gece olup yanmasaydım
doymazlığımı doyursaydım sana inat
her şeye bir evet kondursaydım
seni vermeseydim ellerine,
kendi ellerimle çıkartsaydım ayrılık dikişlerini
seni vermeseydim ellerine,
şuracıkta,bir gülümsemeni görseydim
izin vermeseydim yapraklara,savurmasaydı hercailerini
eylül,bir çocukluk getirseydi ikimize de
doğursaydık geleceğimizi..
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.