5
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1157
Okunma

Ak köprüden kara lekeler
Geçiyordu birer birer
Yürekler kor alev
Elde tüfek
Düşmüş kahpe düşman peşine
Hırçın kahpenin çığlıkları
Yankılanıyor
Cennet ormanın cehennem aralığında
Ve onlar
Darvaz kapısından çıkmışçasına
Çirkin suratları ve ölü bakan gözleriyle
Yaklaşıyorlardı yiğidime.
Ve onlar
Taş olmuş yürekleriyle
Kan ve ateş kusuyorlardı
Sıranın kendilerine geleceğini düşünmeden
Kesiyorlardı köprübaşlarını kahpeler
Yakıyorlardı ormanı birer birer
Dört bir yana dağılmış
Korkunç gecenin sesleri
Ormanın ağıtı
Hayvan çığlıkları
İnsan haykırışları
Kara nehirden akan
Bu kan mı?
Nöbetçi misali ayı selamlayan çamlar gizleyin
Onu bekler
Köy de elleri kınalı kuzusu
Anası karalar giymiş gözü yaşlı
Aman deyim
Tetik de dur
Değmesin hain kurşunun azabı
Bulanmasın kızıla esvabı
Aman tetik de dur yiğidim.
Ve Onlar
Ölü bakan gözlerin de korku, panik
Sen yiğidim dörtnala
Korkma yüreğindeki ateşten
Rüzgar ol, fırtına ol
Selin alıp götürsün hain judası
Darvaz kapısına.
Ve O Darvaz kapısı mezar olsun onlara.
Darvaz kapısı:Özbekistan’da cehenneme açılan kapı olarak bilinen çukurdur.
5.0
100% (5)