3
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1093
Okunma
Cam kırıkları sağ elimin içinde
hayata fırlatmak istiyorum , hoyratça.
keder pelerini omuzlarımda simsiyah ,
çıkarıp atamıyorum bir türlü.
ekinler sarı sapsarı , belimi sarıyorlar
ağustos sıkıntısı içimde, cam parçaları elimde
sıkıyor sıkıyorum,
kanamıyor ellerim,
gökyüzü her zamanki mavi değil sanki,
ekin sarı , ben siyah.
bir yabani erik ağacı halen yeşil,
altında oturmuş
şarkı söylüyorsun ,
bilmediğim bir dilde.
ekinler bitti ...
yemyeşil çayırlarda yürüyorum şimdi,
cam kırıkları yok artık ellerimde ,
çünkü ellerini uzatıyorsun bana,
şarkını söyleyerek,
sözler anlaşılmasa da aşk şarkısı belli,
keder pelerinini çözüyorsun usulca beyaz ellerinle,
ben siyah , ben donuk.
uzanıp buselerini konduruyorsun çatlamış dudaklarıma,
gökyüzü yine mavi ,
masmavi ...
tıpkı gözlerin gibi,
pembe çiçeklerle bezenmiş askılı bir elbise var üstünde,
ayakların çıplak,
erik ağacının altında dizlerine uzanıyorum,
yaşıyorum,
yaşadığımı anlıyorum...
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.