0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
649
Okunma
Bir çığlık kulaklarımda
Paslı çekiç darbeleri hakeza
Ekte nal sesleri kişnemelerle
Bir bulut yoğunluğu tepe arkalarından
Kargalar gaklamakta
Koşuyor bir adam duyarım
Gah düşer, gah kalkmakta
Manzara bu, biz şiire gelelim…
Çığlık sahibi bir gelin, damat ağlamakta,
Ölü bir baba, karısı yalakta,
Kazık üstünde muhtar, son sözü duyulmamakta…
Akıl adresi şaşmış çekiç darbeleri sahibi sadece vurmakta,
Çoluk çocuk ölümle uyumakta,
Kişnemeler üstünde şerefsiz işi bitmiş kaçmakta,
Şerefsizlerin dili var kefere konuşmakta,
Manzara bu, biz şiire gelelim…
Nenem beşiğimde uyuyor, veya bana göre öyle,
Kalk diyor anlaşımsız dillerim,
Kalk diyorum anlamıyor,
Bir et parçası sallanıyor ağzından,
Soluyor ben anlamıyorum,
Son susuyor artık duymuyorum,
Ve ağlıyorum o artık duymamakta,
Dilim kızıl yalamakta
Nenem kırmızı ben ağlamakta
Manzara bu biz şiire gelelim…
Ne bilirim zulüm bu an
Bir yanımda anam bir yanımda atam
Önümde nenem, sırtımda dedem,
Beni karanlık avutmakta
Köpekler geceye ulumakta
Bir ışık seli pencere
Ay vahşeti aydınlatmakta
Kim duyarki sesimi
Çatılarda yanmakta…
Manzara bu biz şiire gelelim.
Serdar Tunçluer
Kaynak
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.