10
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1611
Okunma

ey boyu servi
yanakları dolunayı andıran sevgili
senin zülfün güneşi içinde gizlemiştir
dudakların ölüye hayat bahşeder
güzellik bahçende asla hazan olmaz
cennet için yok olmak hayaldir
indir peçeyi yüzünden
güneş nasıl sönüyor âlem şahit olsun
kenan’ı aydınlatan yusuf misali
zindandan bile ışık saçan yüzünü
harabe züleyha’nın gönlüne
ve mahzun yakup’un gözüne çevir
zühal yıldızı senden utancına
kaç perde gerisinden bakar sevgilisine
sen coşkun bir deniz
başkaları ise su kabarcıkları
dilberlik sende
diğerleri serap parlaklığı
sana kavuşmadan ölürsem
yuvasından düşen kuş yavrusu gibi
haşarata yem olurum bunu bil
hele mezarımı ziyaret etmezsen
asıl o zaman öldürürsün beni
ulu hükümdarların âdetini umuyorum senden
hakiki ayna cilaya muhtaç değildir
bu övgü dolu sözlerimi
saba yelinin getirdiği
toz zerrecikleri kabul ediver
ayaklarına yapışırlarda belki
visali aşkınla harabe gönül
teselli bulur ayaklarının altında…
garibi-Salih Yıldız…….01.05.2009
.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.