Uyanık bir tek adam, uyuyan binlerce kişiden daha güçlüdür. s. carnot
Ceyda GÖRK
Ceyda GÖRK

ANNEMİ HATIRLIYORUM

Yorum

ANNEMİ HATIRLIYORUM

28

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

3458

Okunma

ANNEMİ HATIRLIYORUM

ANNEMİ HATIRLIYORUM

Bu şiirim ,
TRT 2 televizyonunu için yapılan "FASL-I İSTANBUL" belgeseline konu oldu ve bu belgeselde bir zamanların İstanbul’u ve eski İstanbul kültürü içinde
FASIL musıkimizin yerini, bir zamanın gazino kültürünü anlatanlardan biri olarak yer aldım...
Annemi minnet ve rahmetle anıyorum...Beni bu kültüre ve milliyetime bağlı bir fert olarak yetiştirdiği için...
___________________________________

ANNEMİ HATIRLIYORUM

annemi hatırlıyorum,
dar vakitli, kurşun renkli ikindilerinde Emirgân’ın,
akşamı beklerken....


oturma odamız sıcacık.
“Şakir Zümre” sobasında, korlar çıtır, çıtır,
üstünde mavi porselen demlikli çaydanlık.
yeşil gözlü “Philips” radyoda saba faslı,
ud’la ara taksimi; Şerif İçli’den...


annemi hatırlıyorum,
ikinci kattaki misafir odamızın şahnişinde,
pencereye dayanmış,
siyah sürmeli elâ gözleri,
mor salkımlı akasyalara dalmış...
akasyaların ardında Kanlıca uzakta,
akşam güneşine boyanmış...

annem, o güzel, ahenkli sesiyle, usulünce,
eski bir şarkıyı söylemeye başlamış;
“Kırdın ümmidimi, yıktın şu gönül lânesini,
Dil unutmaz ölür amma, yine bir tanesini...”

kaç kez gördüm onu böyle,
şarkılara sarılıp, gizli gizli ağlarken....


annemi hatırlıyorum,
kahve rengi kalın yapraklarının kenarları fistolu bir albüme
hapsettiği gençlik yıllarında,
henüz on beş yaşındayken

sağ dizinde bir “zenne ud’u”,
mızrap yakışmış yumuk eline,
düzgün kaşları, gür perçemin altında gizlenmiş,
üzerinde, “krep dö şin” den alfranga, kolsuz,
epey kısa etekli bir elbise,
yeni yetme kurumu, azametiyle,
“Foto Sadi”nin objektifine çalım satarken


annemi hatırlıyorum,
Taksim Meydanı’ndan, Tarla Başı’na açılan köşede,
1957-58 lerde yıkılan “Kristal Gazinosu”nda,
Selâhaddin Pınar’lı, Ahmet Yatman’lı,
Necati Tokyay’lı bir sahnede,
Hamiyet Yüceses’i, Perihan Altındağ Sözeri’yi,
Ahmet Üstün’ü dinlerken...

annemi hatırlıyorum,
sene 1958,
mevsim yaz, ilk okul ikinci sınıfa geçmişim,
gözümde , nefret ettiğim miyop gözlüklerim.
“pekiyi”lerle dolu karnem
ve kırmızı satenden “başarı” kurdelam gözbebeğim,
annemin göz bebeğinde ben,
örgülerinde kolalı beyaz fiyonklar danseden
siyah saçlarımı okşarken...


annemi hatırlıyorum…
sokakta oynamama izin vermezdi asla.
komşu çocukların seslerini duydukça,
gidip, gelip yalvarırdım da, kimin umurunda
biraz da onun korkusuyla derslerimi hiç aksatmazdım ama,
ille radyo açık olmalıydı çalışırken
ve ille de şarkıları duymalıydım yanı başımda...

ödevler bitince,
(çocuk romanları külliyatında okunacak bir şey bırakmadığımdan)
ya boyumdan büyük romanlara sardırırdım,
ya da gömerdim burnumu,
annemin tiryakisi olduğu “Radyo Haftası” dergilerinin sayfalarına
ve zor hecelediğim,
anlamını bilmediğim şarkı güftelerini ezber ederdim de
sonra, pek sevinirdim o şarkıları radyoda duydukça,
ne komiktim kim bilir
annemle birlikte söylemeye çabalarken….


annemi hatırlıyorum…
çok az kalmıştı okulların tatil olmasına
taş sofamızda bir boy aynası vardı
bir gün,
aynanın karşısında ben, pür eda,
elimde uzun saplı bir tahta kaşık, mikrofonum güya,
Hamiyet Hanım’dan sahnede pek çok dinlediğim bir şarkıyı ,
yırtınarak söylüyorum, ona benzeterek aklımca
“Bakmıyor çeşmi siyah feryâde,
Yetiş ey gamze , yetiş imdâde.”
buraya kadar pek ala beceriyorum da,
“meyan” a gelince, ne çare elden gidiyor fiyaka.
durur muyum,
istifimi bozmadan
soluğu mutfakta alıyorum
tahta mikrofonumla, annemin yanında
“bu şarkının hepsini öğret bana” diyerek,
musallat oluyorum başına...

annemi hatırlıyorum,
bana şarkının meyanını, hevesimi kırmamak adına,
tekrar, tekrar söylerken...
“Gelmiyor hançer-i ebrû dâde,
Yetiş ey gamze, yetiş imdâde.”
şarkının bu kısmında pek güzel bir “gazel” vardır,
annem onu da söylüyor sonunda.

can kulağıyla, pür dikkat dinliyorum.
sonra, annem susuyor, ben söylüyorum.
“olmuyor” diyor, “olmuyor, dikkat et”
olmadığını ben de biliyorum ama,
fazla bir şey gelmiyor elimden.
annemi hatırlıyorum,
o zoraki konserin sonunda, beceriksizliğimden sabrı taşıp ta,
”git başımdan” diyerek, beni mutfaktan kovalarken...

annemi hatırlıyorum,
Emirgân’dan kalkıp yağmurlu bir günde,
İstiklâl Caddesinin üzerindeki,
(bu gün yerini eğreti iş yerlerinin doldurduğu) Saray Sineması’nda,
bir “Münir Nureddin Selçuk Konseri”ne yetişirken soluk soluğa...

salonda birbirinden şık, edepli, saygılı seyirciler
sessizce yaslanmışlar koltuklarına,
herkes, henüz açılmamış ağır kadife perdenin ardındaki sanatkârların
ince akort seslerine kulak kabartmakta
nihayet başlıyor konser,
yerimiz ön sıralarda...

annemi hatırlıyorum,
öyle şık, öyle güzel.
kızıl –kahve saçları dalga dalga.
omuzları vatkalı, beli dar, siyah bir rob-manto giymiş,
“Paçikakis”e ısmarlanmış, ince topuklu,
siyah süet iskarpinler var küçük ayaklarında
nefesini tutarak dinliyor herkes gibi,
nedense yaşlar var göz pınarlarında...

arada eğilip kulağıma, dikkatle dinlememi söylüyor
ve saz üstatlarının isimlerini sıralıyor fısıltıyla ...


annemi hatırlıyorum,
aklım erip, okumayı söktüğüm günlerde,
özenle sakladığı, sararmış bir gazete göstermişti,
elleri ve sesi titremişti, “Şu resme bak” derken
“Son Havadis” miydi, “Tercüman” mıydı unuttum,
şaşkınlıkla bağırmıştım, “Aaa...bu sensin anne ! “
gazete 1938 tarihliydi,
resmin çekildiği yer, “Dolmabahçe”
büyük Ata’mızın cenaze merasiminde,
O’nu son yolculuğuna uğurlarken.


annemin kucağında,
iki buçuk yaşında Yaratan’a geri verdiği o kıymetlisi,
yüzünü hiç görmediğim ablam,
bir göz yaşı ve dua harmanının içinde,
foto muhabiri dokunmuş deklanşöre
ve baş sayfada zamanı durdurmuşlardı birlikte
yanaklarında sel gibi göz yaşları,
hıçkıra, hıçkıra ağlarken....


annemi hatırlıyorum,
aylardan Mayıs,
sene 1960,
Beyazıt’tayız...
İstanbul Üniversitesinin bahçesinde,
gençlik heykelinin kaidesine tırmanmışız,
ortalık mahşer yeri,
marşlar gökleri sarmış,
“ Olur mu böyle olur mu?
Kardeş, kardeşi vurur mu ?”
annemin bir elinde Türk bayrağı,
bir elinde ben; “yavru kurt” formalı,
bileğimden sımsıkı tutmuş,
dalgalanan kalabalığın omuzlarında bir tabut,
“Turan Emeksiz” al bayrağa sarılmış.

annemi hatırlıyorum,
daha iyi görebilmem için beni, kucağına almış.
bu gün gibi gözlerimdedir halâ,
“Emeksiz”in yarasından sızan kanla,
bayrağımız hare, hare ıslanmış...

annemi hatırlıyorum,
çocukluğumun tüm 23 Nisanları, 19 Mayısları,
30 Ağustosları,29 Ekimlerinde Dolmabahçe Stadında,
ya da Vatan Caddesindeki resmi geçitli kutlamalarda,
ben ve mahallemizin gençleri, çocuklarıyla kol kola,
ellerimize verdiği kağıttan, çıta saplı bayraklarla, en ön saflarda,

harp görmüş toprağına,
aşkla sevdiği bayrağına ölüm pahasına sahip çıkan Mehmetçik’leri,
onca topu, tüfeği, tankı, sancağı
bağrına basar gibi göz yaşlarıyla,
avuçları patlarcasına alkışlarken....


annemi hatırlıyorum,
huysuz ve çekilmez çirkin ördekliğimde ergenliğimin,
ilk bozgununda yüreğimin,
var’a yok’a isyan edip, çemkirmelerimin ,
ayna karşısında geçirdiğim saatlerin dayanılmazlığına
“Ya sabır” larla dişini sıkarken...
ve sonunda kendi halimi hatırlıyorum,
hakkımda hiç hayırlı olmayan öfkesi patladığında,
kendime kaçacak bir delik ararken...


annemi hatırlıyorum,
mevsim kış, sene 2001...
on yıl geçmiş sol kolumda yatarken,
son iki yudum suyunu içip de,
kalkıp Hak’ka yürüyüşünün üzerinden...

yüreğimde, dilimde hala düğüm düğüm,
o’na yeterince diyemediğim sevgi sözleri
gönlümde hiç paylaşamadığımız duyguların tortusu....


annemi hatırlıyorum,
güz yaprakları gibi topluyorum tüm anıları
Çınaraltı’nda ki çay bahçelerinden

her zaman oturduğu masada yağmur damlaları...

tenha otobüslerden inen eski dostlar,âşina selamlar.
o’nu yıllardır, beni doğduğum günden beri tanıyanlar

eski günleri yâd ederek
içtiğimiz buruk çaylarla yüreklerimizi ısıtıyor,
sonra vedalaşıp ayrılıyoruz.


Çınaraltı mahzun, “Kanlı kavak” çeşmesi mahzun,
güvercinler çoktan uyumuş kurşun oluklarda...

Meydan mahallesine çıkan yokuşta,
o’nun ve babamın gölgesini görüyorum birden,
önlerinde sekerek giden ben....

annemi hatırlıyorum,
rüzgâra karşı yürürken sahilden,
yüreğimde tarifsiz bir acıyla,
o’nun en sevdiği şarkıyı
Yahya Kemal in sözleriyle
Selâhaddin Pınar’ın şaheserini söylüyorum içimden ,

“Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden,
Geçtim yine dün, eski hazan bahçelerinden
Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden."


Ceyda Görk
İSTANBUL Nisan 2001



Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Annemi hatırlıyorum Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Annemi hatırlıyorum şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ANNEMİ HATIRLIYORUM şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Kelâm İşçisi
Kelâm İşçisi, @kel-mc-isi
27.4.2009 17:35:57
annemi hatırlıyorum...yüreğimnde tarifsiz bir acıyla...

tamda unutmaya çalışırken...
Son Damla
Son Damla, @sondamla
19.4.2009 12:38:11
annemi hatırlıyorum,
rüzgâra karşı yürürken sahilden,
yüreğimde tarifsiz bir acıyla,
o’nun en sevdiği şarkıyı
Yahya Kemal in sözleriyle
Selâhaddin Pınar’ın şaheserini söylüyorum içimden ,

“Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden,
Geçtim yine dün, eski hazan bahçelerinden
Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden." Susuyorum...ALKIŞLARLA DİYORUM TEBRİKLERRRRR..
esmerefsane
esmerefsane, @
19.4.2009 01:59:43

annemi hatırlıyorum…
sokakta oynamama izin vermezdi asla.
komşu çocukların seslerini duydukça,
gidip, gelip yalvarırdım da, kimin umurunda
biraz da onun korkusuyla derslerimi hiç aksatmazdım ama,
ille radyo açık olmalıydı çalışırken
ve ille de şarkıları duymalıydım yanı başımda...

tebrik ederim kaleminizi kutlarım saygılar
Makberî  - Ahmet Akkoyun
Makberî - Ahmet Akkoyun, @makber-ahmetakkoyun
18.4.2009 21:20:59
şiirinizi okurken İstanbul'un o âsû de günleri resmi geçit yaptı gözlerimin önünde ne kadarda hoyratlaştı oysa o güzellikler tebrikler
selamlarımla
Afet İnce Kırat
Afet İnce Kırat, @afet-ince-kirat
18.4.2009 20:43:29
bir İstanbul hanımefendisiyken kaderin Amasyanın bir köyüne sürüklediği annemi hatırladım dizelerinizde. nasıl özlem duyuyordu yetiştiği şehire. içim ezildi şiirini okurken arkadaşım. çok etkiliydi. mekanları cennet olsun annelerimizin.
YARALI_34
YARALI_34, @yarali-34
18.4.2009 19:56:53
“Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden,
Geçtim yine dün, eski hazan bahçelerinden
Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden."

COK GÜZEL DIZELERDI YÜREGINE SAGLIK.....SAYGILAR SLM,LAR..

Mehmet ORTA
Mehmet ORTA, @mehmetorta
18.4.2009 19:29:22
muhteşem bir kültürü nasılda yaşattınız
elinizi bir istanbul beyefendisi gibi öpüyorum
sevgimle
x adamus
x adamus, @xadamus
18.4.2009 18:50:06
Eski anıların anlatımı lâkin şiirde taptaze bu gün yaşanmışçasına anlatılmış. Bir an gözlerimin önünden geçti İstanbul ben görmeyeli nasıldır diye düşündüm. Çok etkilendim anlatımdan, duru bir su gibi aktı gitti dizeler.
Fasl-ı İstanbul belgeseline konu olacak kadar güzel de zaten, isabet olmuş.
Annenize Allah'tan rahmet, kalanlara uzun ve hayırlı ömürler diliyorum üstadem.
Sevgi ve selamlarımla.
hüzünlüprenses
hüzünlüprenses, @huzunluprenses
18.4.2009 18:31:16
Yüreğine sağık..şiir kendini hiç sıkmadan damla damla okuttu...yazan kaleme sağlık
Tebrikler çokça..
sevgilerimle
Gönül Çakı
Gönül Çakı, @gonulcaki
18.4.2009 18:03:54

ellerinden kokluyorum şiiri... anneciğim...
geceyedair
geceyedair, @geceyedair
18.4.2009 15:13:58
yüreğine sağlık............selametlerle
Sevgi Dündar
Sevgi Dündar, @sevgidundar
18.4.2009 14:47:36
daralttın, sıkıştırdın yine yarı hasta kalbimi..
büyürken gözümde annem, lime lime ettin anneliğimi...

ahhh be ceydam..şiir tütsülü kadın...
bugün aklımı , gönlümü sayfanda bıraktım...

teşekkürler...muhteşem bir eserdi..paylaşmış olmanın keyfi ile..usulca gittim...tekrar sayfanın bir kenarına ilişmek üzere...

kal sevgimle..

faik danışman
faik danışman, @faikdanisman
18.4.2009 14:22:58


yaşamın en güzel kareleri satırlara dökülmüş
usta elinde...
okumak ve şiirden nasiplenmek için geldik..

paylaşım ve emek adına tşk..

sevgimle her daim....

ilhamialbayrak
ilhamialbayrak, @ilhamialbayrak
18.4.2009 14:05:17
Emek verilmiş bir çalışmaydı konu Anne olunca kalemin bağı çözülüyor değerdi emeğe selam olsun,,
emekli
emekli, @emekli
18.4.2009 13:49:41
Yüreğinize sağlık..
Kutlarım.
Selamlar...
Ali Ekber Hırlak
Ali Ekber Hırlak, @aliekberhirlak
18.4.2009 13:45:57
“Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden,
Geçtim yine dün, eski hazan bahçelerinden
Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden."
Sanki aldı götürdü beni ruhum tarumar oldu Emirganda soluklandım ve atlı köşkte yürüdüm tepemden
nisan çiçekleri dökülürken,sevgilerimle...
oktayzerrin
oktayzerrin, @oktayzerrin
18.4.2009 13:36:08
Bu şiirim ,
TRT 2 televizyonunu için yapılan "FASL-I İSTANBUL" belgeseline konu oldu ve bu belgeselde bir zamanların İstanbul’u ve eski İstanbul kültürü içinde
FASIL musıkimizin yerini, bir zamanın gazino kültürünü anlatanlardan biri olarak yer aldım...
Annemi minnet ve rahmetle anıyorum...Beni bu kültüre ve milliyetime bağlı bir fert olarak yetiştirdiği için...

annemi hatırlıyorum,
rüzgâra karşı yürürken sahilden,
yüreğimde tarifsiz bir acıyla,
o’nun en sevdiği şarkıyı
Yahya Kemal in sözleriyle
Selâhaddin Pınar’ın şaheserini söylüyorum içimden ,

“Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden,
Geçtim yine dün, eski hazan bahçelerinden
Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden."


Ceyda Görk
İSTANBUL Nisan 2001

Aman efendim sizin gibi çok değerli şahsiyetleri tv'ye konuk etmeyecekler de kimi edecekler ki ? Bunu zaten her halukârda fazlasıyla hakediyorsunuz siz ve değerli eşiniz sanat ve mûsikiye, edebiyata sağladığınız o onurlu çaba ve ilgiyle...teşekkürler...annenizin mekânı da cennet olmuştur inşallah...teşekkürler...tebrikler...saygımla...sevgi ve selamlar...
kalbinur
kalbinur, @kalbinur
18.4.2009 10:08:00

anne dediniz bağrıma düştü şiir

o kadar güzel ve içli ki,

yüreğiniz varolsun

tebriklerimle ve
sevgiler

hilal.
guleycand22
guleycand22, @guleycand22
18.4.2009 09:39:20
Ben uzun şiirleri okurken sıkılmamak için çok uğraşırım.Bu şiir uzunmuydu,vakit nasıl geçti bilmiyorum.zaman tünelindeydim sanki,yada yanıbaşınızda hemen sizinleydim.harika hissettim kendimi çok teşekkür ederim bana bunları yaşttığınız için.
Sevinç İNAL
Sevinç İNAL, @sevincinal
18.4.2009 03:15:52
Sizin annenizi hatırladığınız yerde ben bütün mazimi hatırladım...
Hangisini diyem...
Vazgeçtim... Tebrikler kalben.
Tacıser
Tacıser, @taciser
18.4.2009 02:54:43
DOYUMSUZ BİR ZEVKALDIM OKURKEN, TEBRİKLER
SELAMLAR...
sahaf
sahaf, @sahaf
18.4.2009 02:36:16

Ben şimdi yer değiştirdim şiirdeki o küçük kız ile
satır satır yaşadım şiirde

ve Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden
geçtim yine dün, eski hazan bahçelerinden
(ölürüm bu şarkıya)

Annemi hatırladım hatırladım
çooooook güzeldi
kocaman teşekkürler
sevgimle...
.birisi.(zekeriya duman)
.birisi.(zekeriya duman), @birisi-zekeriya-duman
18.4.2009 01:52:37
İç burkucu ve ağlamaklı bir şiir..
Annenin gözlerinde yaşanılan mekan anlatılmış küçük çocuğun dilinden..
Harika bir şiir akıp gelmiş yüreğinizden.
Kaleminiz susmasın.
Saygılarımla.
Atilla Güler
Atilla Güler, @atillaguler
18.4.2009 01:10:30


okudum
hayır okumadım yaşadım
bir film gibi
roman gibi
hayattan kesitlerin aktarıldığı karelerde el ele

içtim...şiiri

teşekkürler sevgili Ceyda...

Sevgimle
hüzünlüşarkım
hüzünlüşarkım, @huzunlusarkim
18.4.2009 00:59:43


Ağlamadan okumak,
Okuyup ta yad etmemek ne mümkündü...

Kutlarım yüreğinizi..Kaleminize sağlık..
Çok güzeldi..
Kadir YILDIZ
Kadir YILDIZ, @kadiryildiz
18.4.2009 00:32:30
TEBRİKLER
ANNELERİN ELLERİNDEN ÖPERİM
YAZSIN KALEMİNİZ
ümit zeki soyuduru
ümit zeki soyuduru, @umitzekisoyuduru
18.4.2009 00:28:33
Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden,
Geçtim yine dün, eski hazan bahçelerinden
Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden."


Güzel dizelerinizi yürekten kutluyorum.
Saygı ve selamlarımla.
hyazici58
hyazici58, @hyazici58
18.4.2009 00:25:54
Bir annenin mübarek gözlerinde,içli ,yakın tarihimi okudum;ben bugün İstanbul oldum......................Yürekten kutladım.Selam,saygı...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL