Gecenin ikisi yorgun gözlerim Bakmaktan yoruldu inan Anam sana bakmaktan Son dakikandı son saniye Gidiyordun aramızdan Ne bir feryat ne bir ah Boğazında düğümlenen Son bir can Nasıldın anam içim acıdı birden Artık gidiyordun elveda demeden Dudaklarımda yasini şerif Elimde ıslak bir parça pamuk Dudaklarını ıslatan Ve gözümde yaşlar boşandı birden Sen son nefesini verirken Okşadım yüzünü anam dedim anam Bırakıp gittin bizi ya Bırakıp gittin anam Karanlık gece gibi oldu gönlüm İçimde hep hasretin içimde özlediğim Bunca yıl içimde gizlediğim Yüreyim ağladı derinden Yoksun artık anam yoksun Rüyalarda yaşayan hayallerde konuşulan Tatlı bir hazla maziyi hatırlatan Geçmişte kalan eski resimler gibi Anılacaksın anam eski resimler gibi Gelir mi sin rüyama Girer mi sin Kızım diye ne dersin anam Artık mazi oldun tatlı bir hazla anılan Anam şunu dedi anam böyle söyledi diye Anılan işte böyle yaşayacaksın Anam ruhun şad olsun Makamın cennet kabrin gülgülistan İçtiğin Kevser yoldaşın peygamber AYŞE KARANDAN
Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
annelerimiz onlar bizim canımız kıymetini bilemediklerimiz rahmete garg olunca kıymet bildigimiz allah annenıze amelince rahmet eylesin kabri pur nur mekanı cennet olsun allah size ve ailenize sabrı cemil ihsan eylesin paylaştıgınız ıçın sag olun saygılar
Gecenin ikisi yorgun gözlerim Bakmaktan yoruldu inan Anam sana bakmaktan Son dakikandı son saniye Gidiyordun aramızdan Ne bir feryat ne bir ah Boğazında düğümlenen Son bir can Nasıldın anam içim acıdı birden Artık gidiyordun elveda demeden Dudaklarımda yasini şerif Elimde ıslak bir parça pamuk Dudaklarını ıslatan Ve gözümde yaşlar boşandı birden Sen son nefesini verirken Okşadım yüzünü anam dedim anam Bırakıp gittin bizi ya Bırakıp gittin anam Karanlık gece gibi oldu gönlüm İçimde hep hasretin içimde özlediğim Bunca yıl içimde gizlediğim Yüreyim ağladı derinden Yoksun artık anam yoksun Rüyalarda yaşayan hayallerde konuşulan Tatlı bir hazla maziyi hatırlatan Geçmişte kalan eski resimler gibi Anılacaksın anam eski resimler gibi Gelir mi sin rüyama Girer mi sin Kızım diye ne dersin anam Artık mazi oldun tatlı bir hazla anılan Anam şunu dedi anam böyle söyledi diye Anılan işte böyle yaşayacaksın Anam ruhun şad olsun Makamın cennet kabrin gül gülistan İçtiğin Kevser yoldaşın peygamber AYŞE KARANDAN
Yasini Şerifin anLAMI.
HAMDI YAZIR.
1 - Yâsîn.
2-3 - Ey Muhammed! Hikmetli Kur'ân'a andolsun ki, sen risâlet görevi
4 - Dosdoğru bir yol üzerindesin.
5-6 - Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah'ın indirdiği (Kur'ân) ile korkutasın.
7 - Andolsun ki onların çoğunun üzerine azab sözü hak olmuştur. Onlar imana gelmezler.
8 - Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.
9 - Hem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır. Baksalar da görmezler.
10 - Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.
11 - Sen ancak Kur'ân'a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.
12 - Gerçekten biz ölüleri diriltiriz, onların önceden yapıp gönderdiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Zaten biz her şeyi açık bir kütükte, bir "imam-ı mübin"de (ana kitapta, yani Levh-i mahfuzda) sayıp tesbit etmişizdir.
13 - Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya peygamberler gelmişti.
14 - Hani biz onlara iki peygamber göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de (onları) üçüncü bir peygamberle destekledik. Onlara: "Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz." dediler.
15 - Onlar da: "Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman olan Allah, hiçbir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz." dediler.
16 - Peygamberler dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz."
17 - "Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir."
18 - Onlar dediler ki: "Herhalde biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taşlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur."
19 - Peygamberler de şöyle cevap verdiler: "Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz israfı âdet etmiş bir kavimsiniz."
20 - O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: "Ey kavmim! Uyun o elçilere!"
21 - "Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermişlerdir."
22 - "Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz."
23 - "Hiç ben O'ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar."
24 - "Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum."
25 - "Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni."
26 - (Sonra ona) "haydi gir cennete!" denildi. O da dedi ki: "Ne olurdu kavmim bilseydi!"
27 - "Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını."
28 - Biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
29 - Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.
30 - Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
31 - Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz. Onlar artık kendilerine dönüp gelmiyorlar.
32 - Onların hepsi toplanıp, sadece bizim huzurumuza getirilmişlerdir.
33 - Hem bir delildir onlara ölü toprak. Biz ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.
34 - Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.
35 - (Bunu), Onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). Hâlâ şükretmeyecekler mi?
36 - Yerin bitkilerinden, kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah'ın şanı ne yücedir.
37 - Gece de onlara bir delildir. Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar.
38 - Güneş de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
39 - Ay'a gelince, ona menziller tayin ettik. Nihayet o eski hurma salkımının çöpü gibi (yay haline) dönmüştür.
40 - Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.
41 - Onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.
42 - Yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır.
43 - Eğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır.
44 - Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.
45 - Durum böyle iken onlara: "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin" denildiği zaman,
46 - Ve kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.
47 - Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın" dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: "Allah'ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?" dediler.
48 - Yine onlar: "Eğer doğru söylüyorsanız bu (kıyamet) vaadi ne zaman?" diyorlar.
49 - Onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir.
50 - O zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.
51 - Sûr'a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar.
52 - Onlar: "Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân'ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler" derler.
53 - Başka değil, sadece bir tek çığlık olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir.
54 - Artık bugün hiç kimseye zerre kadar zulmedilmez. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
55 - Gerçekten cennetlik olanlar bugün bir meşguliyet içinde zevk etmektedirler.
56 - Kendileri ve eşleri gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.
57 - Onlara orada bir meyve vardır. İsteyecekleri her şey onlarındır.
58 - (Onlara) Rahîm olan Rab'den "selâm" sözü vardır.
59 - Ey günahkârlar! Bugün siz bir tarafa ayrılın.
60-61 - "Ey Âdemoğulları! Şeytana tapmayın, o size apaçık bir düşmandır ve bana kulluk edin, doğru yol budur, diye size and vermedim mi?" (buyurulacak)
62 - Böyle iken o sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. Ya o zaman düşünmüyor muydunuz?
63 - İşte bu size vaad edilen cehennemdir.
64 - Bugün yaslanın ona bakalım inkâr ettiğiniz için.
65 - Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şahitlik eder.
66 - Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. Fakat nereden görecekler?
67 - Yine dileseydik oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri dönebilirlerdi.
68 - Bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz. Hâlâ akıllanmayacaklar mı?
69 - Biz ona şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da... O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur'ân'dır.
70 - (Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.
71 - Şunu da görmediler mi: Biz onlar için kudretimizin meydana getirdiklerinden birtakım hayvanlar yaratmışız da onlara sahip bulunuyorlar.
72 - Onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.
73 - Onlarda daha birçok menfaatleri ve türlü içecekleri de var. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
74 - Onlar, Allah'tan başka birtakım ilâhlar edindiler. Güya yardım olunacaklar.
75 - Onların, onlara yardıma güçleri yetmez. Kendileri ise onlar için bazı askerlerdir.
76 - O halde onların sözleri seni üzmesin. Biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da.
77 - İnsan, kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmedi mi de, şimdi apaçık bir hasım kesildi?
78 - Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: "Kim diriltecekmiş o çürümüş kemikleri?" dedi.
79 - De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecek ve o her yaratmayı bilir."
80 - Size o yeşil ağaçtan bir ateş yapan O'dur. Şimdi siz ondan tutuşturmaktasınız.
81 - Gökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kâdir değil midir? Elbette kâdirdir. Çünkü o her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.
82 - O'nun emri, bir şeyi dileyince ona sadece "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.
83 - O halde her şeyin mülkü ve tasarrufu (hükümranlığı) elinde bulunan Allah'ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O'na döndürüleceksiniz.
Furkan Evren Nezir tarafından 2/5/2009 10:37:34 AM zamanında düzenlenmiştir.
***Artık gidiyordun elveda demeden Dudaklarımda yasini şerif Elimde ıslak bir parça pamuk Dudaklarını ıslatan Ve gözümde yaşlar boşandı birden Sen son nefesini verirken Okşadım yüzünü anam dedim anam Bırakıp gittin bizi ya Bırakıp gittin anam Karanlık gece gibi oldu gönlüm İçimde hep hasretin içimde özlediğim Bunca yıl içimde gizlediğim Yüreyim ağladı derinden Yoksun artık anam yoksun ***
---ANA SEVGİSİNİ DOPDOLU YANSITAN YÜREKTEN İFADELER... YÜCE ALLAH (C.C) RAHMETİNİ BOL EYLESİN, BAŞINIZ SAĞ OLSUN ! KUTLUYORUM, SAYGIYLA...
ecel gelinceye gitmemeye çare yok.mekanı cennet olsun Muhammede komşu olsun mevlam sizlere de sabır versin dayanma gücü versin selam ve dua ile son satırda peyganber yazmışsınız n harfi m olacak bilginize
Gelir mi sin rüyama Girer mi sin Kızım diye ne dersin anam Artık mazi oldun tatlı bir hazla anılan Anam şunu dedi anam böyle söyledi diye Anılan işte böyle yaşayacaksın Anam ruhun şad olsun Makamın cennet kabrin gül gülistan İçtiğin Kevser yoldaşın peyganber
ANNENİZE ALLAHTAN RAHMET DİLİYORUM.GÜZELDİ ANALAR BABALAR CANLARIMIZ ONLARA NE YAPSAK AZDIR. DESTANLAR ŞİİRLER AZ GELİR.kutlarım güzel şiirdi .bende babamı kaybettim anneminde bir ayağı çukurda sayılır onun için annemi kırmamaya çalışıyorum çünkü babam gibi oda bir gün selamsız sabahsız çekip gidecek.bende babama şiir yazdım okursanız sevinirim.yüreğinizden ilham perisi eksik olmasın şairem tebrikler.saygı ve selamlar.
t_a_polat tarafından 2/5/2009 1:06:10 AM zamanında düzenlenmiştir.
Ah Ayşeciğim yaşadık bu anları,paylaştık hayatımızın en acı gerçeğini,,yaşadık yeri dolmayacak olan sevginin yok oluşunu...dilerim makamları cennet,kabirleri gülüstanlık,yoldaşları peygamberimiz olsun...sana sevgimle tebriklerimi iletiyorum..
o güzel dileklere ben teşekkür ederim evet kimse baki değil sonomuz hep orası gerçek evimiz burada misafiriz işte önden gidene yanılıyor hele çok sevilen olursa sevgilerimi gönderiyorum saygılar
o güzel dileklere ben teşekkür ederim evet kimse baki değil sonomuz hep orası gerçek evimiz burada misafiriz işte önden gidene yanılıyor hele çok sevilen olursa sevgilerimi gönderiyorum saygılar
Hanımefendi Çok duygulu bir şiirdi. Annenize Allah rahmet eylesin. Kutlarım ALKIŞLARLA gönülden.
Artık mazi oldun tatlı bir hazla anılan Anam şunu dedi anam böyle söyledi diye Anılan işte böyle yaşayacaksın Anam ruhun şad olsun Makamın cennet kabrin gül gülistan İçtiğin Kevser yoldaşın peygamber
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.