3
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
73
Okunma

Gitmeliyim…
Biletimi aldım
Eylül kenarı ilk trene
Zaman sarısı yapraklar dökülmeden
takvimlerden
Bakınca yorulduğum yokuşları bırakıyorum
yaşlandığım duvarın gölgesinde
Ayrılığın kokusu Eylül…
Kuşlar yuvasını çoktan bozdu
Poyraz eser yakında
savurur bütün samimiyeti
Kalırsam ayaza çeken sabahlarda
çiğ düşer koynuma
Zaten bir kez bile sarılmadın ki boynuma
Gitmeliyim…
Artık akşamlar uzun ve serin
Masallar anlatırım çocuk yüreğime
güldük, eğlendik,
bir muradı alnından vurduk
Karıncanın hakkını yiyemem ama
ağustos böceği kemanını kırmadan
Gitmeliyim…
Hem sen de işinden gücünden
geri kalma
Bak en azından anılarımız var
yazdan kalma
Kalbimde olacak bıraktığım ellerin
sıcaktır orası
Ellerimi cebime koydum, üşümesin
Gitmeliyim…
İçimde ne varsa
katladım koydum valize.
Bir tekeri kırık
sanki o da dertli ya benimle
Bıraksam devrilecek
bırakırsam kal diyecek
Çektim sürükledim
isyan ettim Eylül’e
Fırlatır atarım bu valizi
yine de dönmem geriye
Gitmeliyim…
Sonbahar dallarında çırpınan kuşlar
döküyor sarı yaprakları
Koca bir yazı sevdaya boyadık
bahardan başlayıp…
Şimdi bir fırça darbesi gibi kayıp gidiyor
bindiğim vagonun penceresinden
Her yer rengarenk,
turuncuyla ala çalmış kayın ağaçları
“Kal” desen ne hoş olurdu
mavi ladinlerin kokusu
ama sen sustun
Öyle ya
Sen sustun
Ben,
Gitmeliyim…
Masana bıraktım yarım kalan kitabımı
Bana kadar bir ayraç koydum arasına
Unutmadım,
bilerek bıraktım sana
Sonunu sen yaz diye
gelecek baharda
Kucağımda Eylül,
parmaklarım nikotin kokusu
Biraz daha kalırsam
çıkacak bu aşkın kokusu
Gitmeliyim…
Hoşçakal…
Volkan Gülbitti
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.