1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
78
Okunma

Bu şiir; kelimelerin tükendiği, vicdanların uykuya daldığı ve insanlığın sağır edici bir sessizliğe gömüldüğü o karanlık zamanların bir isyanıdır. İçimde dinmek bilmeyen Gazze sancısının, ekranlarda her gün izlediğimiz ama dünyanın kör, sağır, dilsiz rolü yaptığı o bitmeyen soykırımın kağıda dökülmüş halidir.
Yazarken kalbimi en çok kanatan şey düşmanın acımasızlığı değil, "Müslümanım" diyen yığınların, kardeşi ateşe atılırken sergilediği o kahredici eylemsizlikti. Şiirde Mescid-i Aksa’nın avlusundan yükselen o feryat, aslında hepimizin içindeki sitemdir: "Şimdi neredesiniz? der, ’ey Müslümanlar!’ Sokakların sükûtu anlatır her şeyi." Bu sükût, sadece sokakların değil, iki milyarlık bir
ümmetin suskunluğudur.
Kudüs’ün ıssız duvarlarına baktığımda, Hz. Ömer’in adaletini ve Selahaddin Eyyubi’nin o onurlu şahadetini hatırladım. Onların adımlarıyla şereflenen, zaferle yoğrulan bu kadim taşlar bugün mahzun. "Taşların Kıyamı" ismini seçmemin sebebi tam da budur: İnsanlar sustuğunda, ümmet ayağa kalkmadığında, direniş ve kıyam, cansız bildiğimiz o kadim taşlara, Zeytin Dağı’na, Mescid-i Aksa’nın duvarlarına düşer.
Fakat bu şiir sadece bir ağıt değil, aynı zamanda mutlak bir inancın duasıdır. En uzun ve karanlık gecenin (Şeb-i yeldâ) bağrından kopup gelecek olan o "tutușan fecri" bekleme umududur. Gözyaşı döken kalemim (Gülfâm) sussa da, biliyorum ki zamanı geldiğinde o yiğit Filistinliler Aksa’ya yeniden tebessüm edecek ve göklerde sadece en gür ezanlar yankılanacaktır.
Bir yetim gözyaşıdır süzülen Burak’tan,
Simsiyah bir geceye damlar gül yaprakları.
O ıssız duvarlardan yankılanan o sesi,
Vücut bulur yeniden Kubbetü’s-Sahrâ’da.
Bir duadır yükselen Mescid-i Aksa’dan,
Peygamberler diyarı, göklerin göz bebeği...
"Şimdi neredesiniz?" der, "ey Müslümanlar!"
Sokakların sükûtu anlatır her şeyi.
Şeb-i Yeldâ kuşatırken Aksa’nın etrafını,
Yükselir Zeytin Dağı’nın o sessiz feryadı.
Söker tutuşan fecri karanlığın göğsünden;
Semada yankılanır meczupların duası...
Ömer’in adaleti sirayet etmiş taşlara,
Ve fısıldar göklere Selahaddin’in şehadeti...
Zaferle yoğrulan bu kadim taşlar üstünde,
Kıyama kalkar elbet bu ümmetin cesareti!
Ağlama artık Gülfâm, elbet uyanır zaman,
Tebessüm eder Aksa’ma o yiğit Filistinliler...
Dalgalanır hürriyetin bayrağı her bir yanda,
Yankılanır göklerde o en gür ezanlar!
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.