Şiir öyle bir orkestradır ki, bütün doğanın ve insanların sesini yansıtır. vıctor hugo
BÂİN-İ ADLÎ
BÂİN-İ ADLÎ

NÛR-İ MEDÂ

Yorum

NÛR-İ MEDÂ

( 3 kişi )

3

Yorum

3

Beğeni

5,0

Puan

91

Okunma

NÛR-İ MEDÂ

Ey yâr-ı kadîm, ey nûr-ı nihân, gel gönlüme,
Bir zerre-i aşkınla dirilt cân ü tenimi.
Düştüm yine hicrân gecesinin zülfüne ben,
Meded eyle, ey Rahmân;
Aç bana sırr-ı demimi.
Bir “Hû” de ki sussun içimde binlerce feryâd,
Bir nazar eyle ki gönlüm bulsun râh-ı ebedî.

Gecenin koynunda adını aradım,
Bir “Yâ Rab” dedim, göğe eller saldım.
Kalbimde kırılmış bin aynayı topladım,
Senin nurunla yeniden tamamlandım.

Bir nefesin değse susar bu fırtına,
Bir kelâmın düşse çölde açar gül.
Ben kendimi sende buldum ey Mevlâ,
Aşkınla yanarım, küllerim olur gül.

Meded, meded, ey Rahîm,
Derdime sensin tek hekim.
Dil-i virân, cân-ı mahzûn,
Seninle bulur âlem-i nûr.

Gel, ey nûr-ı cân, gel,
Gönlüme bir seher sal.
Karanlığım “Lâ” ise,
Sen bana “İllâ”yı söyle.

Gel, ey aşk-ı ezel,
Rûhuma bir nefes ver.
Ben kapında bir hiç iken,
Beni kendimde benden geçir.

Sükûtun içinde bir ney gibi ağladım,
Her “Elhamdülillah”ta yeniden doğdum.
Feleğin çarkında savrulurken adım,
Senin zikrin oldu yoluma kandil.

Dilime “aşk” düştü, aklım sustu,
Gönlümde bir Şems-i nihân uyandı.
Her zerrem “Yâ Hû” diye seni buldu,
Ben yoktum artık, yalnız sen kaldın.

Ey mâh-ı dilârâ,
(Mara daryâb - Beni bul, bana yetiş)
Ya Rahmân, ya Rahîm, kalbimi sar,
Azâb-ı hicrândan beni âzâd kıl.

Bî-karârım, ey cân,
Dilimde yalnız “Yâ Hû” var.
Tu nûrî, tu cânî,
Sen benim gizli duamsın.

Gel, ey nûr-ı cân, gel,
Gönlüme bir seher sal.
Karanlığım “Lâ” ise,
Sen bana “İllâ”yı söyle.

Gel, ey aşk-ı ezel,
Rûhuma bir nefes ver.
Ben kapında bir hiç iken,
Beni kendimde benden geçir.

Bana yol gerekmez, sen yol ol yeter,
Bana söz gerekmez, sen “Ol” de yeter.
Bir damla rahmetin deryalara bedel,
Bir bakışın bin ömre nefes verir.

Gönlümün kuytusunda bir sır uyur,
Adını söyleyince uyanır gece.
Aşk dediğin bir ateş değil yalnız,
Kendi küllerinden doğan bir hece.

Ya Hayy, ya Kayyûm,
Kalbimde sensin.
Ya Vedûd, ya Latîf,
Rûhumda sensin.

Düşsem de bin kere,
Kapından dönmem.
Çünkü senden gayrı
Bir sığınak bilmem.

Meded, meded, ey Rahmân,
Gönlümde aç bir gülşen.
Meded, meded, ey Sübhân,
Rûhum sana pervâne.

Gel, ey nûr-ı cân, gel,
Bütün perdeleri kaldır.
Ben senden uzak düştükçe
Beni yine kendine çağır.

Ey gönül, aşkı arama uzak diyarlarda;
Ol dem ki Hak sana senden yakın durur.
Bir zerre-i aşk düşerse virâne kalbine,
Bin âlem o zerrede sır olur, nûr olur.

Sen “ben” dediğin perdeyi kaldır bir nefes,
Gör kimdir aynada sana bakan ezel.
Aşk, yol değildir yalnız; yolcuyu yok eden,
Yoklukta var eden o sırdır, o güzel.

Ey Rahmân-ı Rahîm, ey Sâhib-i her cân,
Dil-i bîçâreme bir nazar eyle yine.
Ben kapına geldim, ne sözüm var ne hâlim;
Beni benden al da bırak aşkın eline.

HABİB YILDIRIM (BÂİN-İ ADLÎ)
(13 Eylül 2026)

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Nûr-i medâ Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Nûr-i medâ şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
NÛR-İ MEDÂ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
üstadısani
üstadısani, @ustadisani
13.9.2026 11:55:31
Mübarek ola, maşallah...
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
13.9.2026 10:09:52
5 puan verdi
insanın dünyevi benliğini ve nefsini aşarak ilahi aşka sığınması, mutlak varlık olan Allah’ta yok olup (fenâfişşah) O’nun nuru ve rahmetiyle yeniden dirilişe ve içsel huzura kavuşmasıdır.kalemin daim olsun inşallah
Etkili Yorum
Tamer Karakaş
Tamer Karakaş, @canim-benim
13.9.2026 09:05:03
5 puan verdi
Bâin-i Adlî Hocam, kaleminize ve o divan edebiyatı lezzetindeki dervişane yüreğinize sağlık... "Nûr-i Medâ" şiiriniz baştan sona muazzam bir tasavvufi teslimiyet, ilahi aşk ve münacat abidesi olmuş. "Karanlığım 'Lâ' ise, Sen bana 'İllâ'yı söyle" ve "Bana söz gerekmez, sen 'Ol' de yeter" dizelerinizdeki o yüksek felsefi ve manevi derinlik kalbe doğrudan işliyor. 993 şiirlik o usta ve köklü birikiminizin asil ruhu, Şems-i nihân esintili bu harika beyitlerde adeta bir kandil gibi parıldıyor. Bugünün tarihiyle (13 Eylül 2026) taptaze düşmüş bu nefis eseriniz daim, ilhamınız bol olsun.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL