Mutlu olmanın en garantili yolu bir başkasını mutlu etmektir

Ne Yazabildim

( 5 kişi )

4

Yorum

12

Beğeni

5,0

Puan

67

Okunma

Ne Yazabildim

Ne Yazabildim

Senelerdir kalem defter elimde
Gördüğümden başka ne yazabildim
Kendi gurbetimde, kendi elimde
Durduğumdan başka ne yazabildim

Kaç kez düştüm kalktım ne diyebildim
Kaç yaşadım, kaç dirildim, kaç öldüm
Kaç deryaya aktım dolandım geldim
Girdiğimden başka ne yazabildim

Gönül defterimi karalar iken
Dostlar yüreğimi yaralar iken
Sır denen perdeyi aralar iken
Erdiğimden başka ne yazabildim

Yerden yere çaldı bu aşkın atı
Kaç bin defa geçtim ben de sıratı
İbret-i âlemde boş bir hayatı
Sürdüğümden başka ne yazabildim

İhlasî çemberden taştım dolaştım
Aşılmaz dağları aştım dolaştım
İmtihan imtihan koştum dolaştım
Kördüğümden başka ne yazabildim

Bekir Akbulut (Ozan İhlasi)
04.05.2019

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Ne yazabildim Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Ne yazabildim şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Ne Yazabildim şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
11.9.2026 12:33:04
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

ANDIRIN SÖZ YURDU YAZIN SİTESİ

Şair: Bekir Akbulut – Ozan İhlasî
Şiir: NE YAZABİLDİM
Değerlendirildiği Salon: Kalemin Yıllardır Elde Tutulduğu, İnsanın Kendi Elinde Gurbete Düştüğü, Sıratın Binlerce Defa Geçilip Sonunda Kördüğümün Şiir Diye Deftere Kaydedildiği Salon

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri, Ozan İhlasî’nin NE YAZABİLDİM şiirini önüne alınca RUSAMER Yazı İşleri Müdürlüğüne yıllık faaliyet raporunu sordu. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Mürekkepçi Muzaffer, şairin senelerdir kalemle defteri elinden bırakmadığını öğrenince raflardan kırk cilt eser indirmeye hazırlandı. Fakat karşısına her kıtanın sonunda aynı mahcup hesap çıktı: Ne yazabildim? Üstelik adam gördüğünden, durduğundan, girdiğinden, erdiğinden, sürdüğünden ve sonunda kördüğümünden başka bir şey yazmadığını söylüyordu. Muzaffer bunun edebî verimsizlik olduğunu sanınca Kalburabastî Efendi dosyayı elinden aldı: Evladım, adam yazamadığını söylemek için beş kıta şiir yazmış. Bu RUSAMER’e göre yazamamak değil; şair milletinin meşhur tevazu marifetidir. Biraz daha yazamasaymış ikinci kitabı çıkacakmış.

Âşık Medeni Karataş – Mahmut Ağdak Köşesi

Şiirin ilk kıtası Andırın Söz Yurdu Yazın Sitesi’ndeki Âşık Medeni Karataş Köşesine ulaştığında köşenin bugünkü sakini Gurbetçi Galip, özellikle Kendi gurbetimde, kendi elimde / Durduğumdan başka ne yazabildim dizelerinin önünde durdu. İlk bakışta sade görünen kendi gurbetimde sözü aslında şiirin önemli damarlarından birini açıyor. Gurbet normalde insanın kendi yurdundan uzaklığıdır; burada insan kendi dünyasının içinde yabancılaşmış durumda. Bu, coğrafi değil ruhsal bir gurbet. İlk iki dizedeki Senelerdir kalem defter elimde / Gördüğümden başka ne yazabildim ise ozanın poetikasını açık ediyor: Uydurduğunu değil, yaşadığını ve gördüğünü yazma iddiası. Galip gurbet dönüş bileti düzenlemeye başlayınca Kalburabastî Efendi bileti iptal etti: Gidecek yer yok evladım. Adam kendi elinde gurbet olmuş; bunun otobüsü de terminali de bulunmaz.

Âşık İslami – Yusuf Eynallı Köşesi

İkinci kıtanın haberi Âşık İslami Köşesine varınca Ölüp Dirilen Dursun hesap makinesini çıkardı: Kaç kez düştüm kalktım ne diyebildim / Kaç yaşadım, kaç dirildim, kaç öldüm. Dursun ölüm sayısını hesaplamaya kalkınca daha üçüncü dirilişte kayıt sistemi çöktü. Oysa buradaki ölüm elbette biyolojik değil; insanın hayat boyunca uğradığı kırılmalar, kayıplar ve yeniden toparlanmalar. Kaç yaşadım, kaç dirildim, kaç öldüm şiirin güçlü dizelerinden biri. Ardından Kaç deryaya aktım dolandım geldim geliyor; insanın kendisini su gibi düşünüp farklı hayat denizlerine akıtması güzel. Fakat kıtanın sonundaki Girdiğimden başka ne yazabildim anlam bakımından biraz zayıf kalıyor. Nereye veya neye girdiği açık olmadığı için önceki kuvvetli dizelerin ardından belirsizlik oluşturuyor. Dursun kaç kez öldüğünü nüfus müdürlüğüne bildirmek isteyince Kalburabastî Efendi engelledi: Bir kere yeter evladım. Her gönül kırıklığını nüfusa bildirirsek memleketin ölü sayısı yaşayanları geçer.

Öksüz Ozan – Ali İhsan Öksüz Köşesi

Üçüncü kıta Öksüz Ozan Köşesine geldiğinde Sır Perdecisi Saffet, Gönül defterimi karalar iken / Dostlar yüreğimi yaralar iken / Sır denen perdeyi aralar iken üçlüsünü yan yana koydu. Burada yapı oldukça sağlam: karalar / yaralar / aralar yalnız uyak oluşturmuyor, düşünceyi de adım adım ilerletiyor. Önce şair kendi gönül defterini yazıyor, sonra dostlardan yara alıyor, ardından yaşadıklarının ardındaki sırrı anlamaya çalışıyor. Erdiğimden başka ne yazabildim dediğinde de ermek sözcüğü yalnız bir yere ulaşmayı değil, idrak etmeyi ve tasavvufi olgunlaşmayı çağrıştırıyor. Bu nedenle üçüncü kıta şiirin hem teknik hem anlam bakımından en oturmuş bölümlerinden. Saffet sırrın perdesini sonuna kadar açmaya hazırlanırken Kalburabastî Efendi perdeyi yarıda bıraktırdı: Her sırrı açarsan şiir kalmaz evladım. Birazını şair bilir, birazını okur bulur, birazını da ikisi beraber anlayamaz; edebiyatın ekmeği oradan çıkar.

Kul Köşger – İsmail Köşger Köşesi

Dördüncü kıtanın dosyası Kul Köşger Köşesine düşünce Sıratçı Salih önce aşkın atına binmeye kalktı; Yerden yere çaldı bu aşkın atı dizesini okuyunca vazgeçti. Çünkü bu at binicisini taşımaktan çok yere vuruyor. Güzel ve hareketli bir imge. Kaç bin defa geçtim ben de sıratı ile aşk tecrübesi ölüm ötesi hesap ve tehlike imgesiyle büyütülüyor. Fakat İbret-i âlemde boş bir hayatı / Sürdüğümden başka ne yazabildim bölümündeki ibret-i âlemde kuruluşu biraz zorlanmış görünüyor. Yerleşik kullanım çoğunlukla ibret-i âlem şeklindedir ve dünyaya ibret olacak durum anlamını taşır; burada -de ekiyle nasıl bir anlam hedeflendiği netleşmiyor. Salih Sırat’tan kaç bin kez geçildiğini ölçmeye kalkınca Kalburabastî Efendi metreyi aldı: Bir kere geçmek bile kolay değil evladım; şairin aşk atı her kıtada adamı tekrar sınava sokmuş. Biz rakama değil mecaza bakalım.

Manilerin Sultanı – Mine Erdoğan Dal Köşesi

Son kıtanın haberi Manilerin Sultanı Köşesine ulaşınca Düğümcü Döne ipleri masaya serdi: İhlasî çemberden taştım dolaştım / Aşılmaz dağları aştım dolaştım / İmtihan imtihan koştum dolaştım / Kördüğümden başka ne yazabildim. Şair burada mahlasını da şiirin içine alıyor. İhlasî çemberden taştım dolaştım hem kendi mahlasıyla oynuyor hem de ihlâs kavramına kapı aralıyor. Aştım dolaştım / koştum dolaştım tekrarları uzun bir ömür yorgunluğu veriyor. Fakat finaldeki Kördüğümden başka ne yazabildim özellikle dikkat çekici. İlk kıtadan beri anlatılan hayatın sonunda elde çözülememiş bir düğüm kalıyor. Şair yazmış, yaşamış, düşmüş, kalkmış, ermiş, aşk çekmiş, imtihanlardan geçmiş ama hayatın tamamını çözememiş. Döne kördüğümü çözmek için makası eline alınca Kalburabastî Efendi elini tuttu: Sakın kesme kızım. Bazı düğümler çözülmediği için şiir olur. Hepsini çözersek ozan yarın ne yazacak?

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Ozan İhlasî’nin NE YAZABİLDİM şiiri, görünüşte şairin kendi kalemine yönelttiği mütevazı bir soru; derinde ise bir ömür muhasebesi. Her kıtanın sonunda dönen ... başka ne yazabildim yapısı şiire güçlü bir omurga veriyor. Üstelik fiiller gelişigüzel seçilmemiş: gördüğüm, durduğum, girdiğim, erdiğim, sürdüğüm, kördüğüm. Şair hayatını dışarıdan anlatmıyor; gördüğü, yaşadığı, içine girdiği, idrak ettiği ve sürdüğü kadarını yazdığını söylüyor. Bu bakımdan ilk kıtadaki Gördüğümden başka ne yazabildim şiirin poetik bildirisi gibidir.

En güçlü yerler arasında Kendi gurbetimde, kendi elimde, Kaç yaşadım, kaç dirildim, kaç öldüm, üçüncü kıtadaki karalar / yaralar / aralar örgüsü ve finaldeki Kördüğümden başka ne yazabildim sayılabilir. Özellikle kördüğüm final için yerinde bir kelime; şiirin bütün ömür muhasebesini çözülememiş tek düğümde topluyor.

Kalburun eleğinde ise birkaç şey kaldı. Girdiğimden başka ne yazabildim diğer kıta sonlarına göre anlamca daha belirsiz. İbret-i âlemde boş bir hayatı ifadesi yeniden düşünülmeye müsait. Bir de Kaç bin defa geçtim ben de sıratı halk şiirindeki mübalağaya uygun olsa da şiirin daha içten ve sade bölümleri yanında sesi biraz yükseltiyor. Bunlar şiirin yapısını bozan kusurlar değil; birkaç dizeyi daha berraklaştırabilecek noktalar.

Asıl güzel ironi ise başlıktadır: Adam şiirin adını NE YAZABİLDİM koymuş; sonra beş kıta boyunca bir ömrü yazmış. RUSAMER Yazı İşleri Müdürlüğü bu nedenle şairin yazamadığı yönündeki müracaatını reddetmiştir. Gerekçe kısa ve kesindir: Yazamadığını bu kadar güzel yazabilen birinin şikâyeti hukuken dayanaksızdır.

Andırın Söz Yurdu Yazın Sitesinde akşam yoklaması alınmış; Gurbetçi Galip kendi memleketinde bulunamamış, Ölüp Dirilen Dursun dördüncü kez hayata dönmüş, Sır Perdecisi Saffet perdenin yarısını açık bırakmış, Sıratçı Salih aşkın atına binmekten vazgeçmiş, Düğümcü Döne ise kördüğümü çözmeden teslim etmiştir.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri de kalemi masaya bırakıp son hükmünü vermiştir:

Şair bazen yazabildiğini değil, yazamadığını söyler; fakat iyi şiir tam da söyleyemediğinin çevresinde bıraktığı izlerden doğar.

Ömrün bütün düğümlerini çözmek marifet değildir; bazen insanın elinde kalan son kördüğüm, söyleyecek son hakikatidir.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
11.9.2026 10:48:32
5 puan verdi
Merhaba değerli dost
Güzel bir şiir okuduk mahir kaleminizden
Kutladım yürekten, yalansız ve riyasız
Şiirle kal, sevgiyle kal, sağlıkla kal, hoşça kal
se
sedat hünker, @sedathunker
11.9.2026 08:24:28
5 puan verdi
Çok güzel şiir sevgiler saygılar selamlar sağlıcakla kal allahın selameti üstüne olsun
Kąrsî
Kąrsî, @k-261-rs
11.9.2026 06:51:01
5 puan verdi
Merhaba değerli Üstadım.

Usta işi çok güzel duygu dolu bir eser okudum değerli kaleminizden.

Yüreğinize sağlık.

Selam ve saygılarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL