Hayatta ya tozu dumana katarsın, ya da tozu dumanı yutarsın
Hüzünlü peri
Hüzünlü peri

SEN OLURSUN...

Yorum

SEN OLURSUN...

13

Yorum

31

Beğeni

0,0

Puan

203

Okunma

SEN OLURSUN...

SEN OLURSUN...

Ne zaman ki mevsimler bahardan kışa döner
Bütün yüzler silinir dertler üst üste biner
Yağmur, çise farketmez sanma ki bu har söner
Acı acı gülünür aklımda sen kalırsın

Tüm resimler solmuştur acılardan iz vardır
Aklımın almadığı çok garip bir giz vardır
Koşturmaktan yorulmuş sancıyan bir diz vardır
Çok çaresiz kalınır saklımda tin olursun

Sen gidende acıyla eser sevda yelleri
Avunmalar durdurmaz gözden akan selleri
Ayrılıklar kapıda tam da aşık halleri
Nice kapı çalınır takvimde son bulursun

Rüzgarların önünde savrulduk yıllar geçti
Duyanlar ah vah dedi sevdama ömür biçti
Acaba kader mi bu, kim bizi kurban seçti
Suçlu çabukl bulunur masumu can bilirsin

Ne zaman ki yalnızlık gelip kapımı çalar
Sensizliğin rüzgarı gelip yüzümü yalar
Çaresizlik duygusu kalbi acıya salar
Acıya gark olunur, isterler ki delirsin !

Perinin dünyasından gelip geçmişsin işte
Her saniye yerin var yüzündeki gülüşte
Dünyam terse dönüyor canımdan can gidişte
Bu uğurda ölünür aklıma sen gelirsin


Peri Feride Özbilge
09. 09. 2026


Kıymetli dost kalemlerden. Çok çok teşekkür ederim çkıymetli yüreğinize bin selam olsun...


Ayaküstü nezaket ayaküstü siyaset
Ayaküstü nasihat ayaküstü hamaset
Ayaküstü şiirler ayaküstü nefaset
Ayaküstü aşkların ortasında kalırsın...

üstadısani,

🌾☕️

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Sen olursun... Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Sen olursun... şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SEN OLURSUN... şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Nafiz Karak
Nafiz Karak, @nafizkarak
9.9.2026 10:12:22
Sevgili şair...


Bu şiir, ayrılık, özlem, acı ve yalnızlık temalarını güçlü imgelerle işleyen, melankolik bir aşk şiiridir.




Mevsim metaforuyla başlayıp kişisel acıya, sonra kader sorgusuna ve sonunda sevgilinin “peri” imgesiyle yüceltilmesine uzanan bir iç monolog yapısı kuruyor. Dil sade, duygusal ve biraz halk şiiri/tango-şarkı tarzı yaklaşıma yakın; tekrarlar ve iç ahenk (rüzgar, yağmur, kapı, acı) duygusal yoğunluğu artırıyor.Kıta kıta kısa okuma:



Bahardan kışa dönüş
Mevsim değişimi, ilişkinin ya da duygusal durumun soğumasını anlatıyor. “Yüzler silinir”, “dertler üst üste biner” ile hem kişisel hem genel bir yalnızlaşma tablosu çiziliyor. Yağmur/çise fark etmez: dış dünya ne olursa olsun içteki “har” (ateş/yanış) sönmüyor. Son dize (“acı acı gülünür aklımda sen kalırsın”) şiirin temel gerilimini veriyor: gülümseyerek bile acı çekmek ve sevgilinin zihinde sabit kalması.
Solmuş resimler, giz, sancıyan diz




Anılar solmuş, acı iz bırakmış. “Aklımın almadığı çok garip bir giz” hem ilişkinin hem de acının anlaşılmazlığını vurguluyor. Yorgunluk bedensel (diz sancısı) ve ruhsal. “Saklımda tin olursun” dizesi özellikle güçlü: sevgili artık dışarıda değil, şairin iç dünyasında, gizli bir varlık (“tin”) hâline gelmiş.






Sevda yelleri, akan seller, kapı çalmak
Ayrılık anı rüzgâr ve sel imgeleriyle abartılıyor. “Ayrılıklar kapıda tam da aşık halleri” ve “nice kapı çalınır takvimde son bulursun” dizeleri, hem umutsuz bekleyişi hem de zamanın acımasızca ilerlediğini (“takvimde son bulursun”) gösteriyor. Sevgili artık sadece anılarda ve “son”da var.
Rüzgârda savrulma, kader sorgusu





Yılların geçişi, çevrenin “ah vah” demesi ve “sevdama ömür biçti” ifadesi, aşkın hem ömrü hem de ömrü tüketen bir şey olarak görülmesini sağlıyor. “Kim bizi kurban seçti” ve “suçlu çabuk bulunur masumu can bilirsin” dizeleri, suçu dışarıya (kader, başkaları) atma ile içsel masumiyet duygusu arasında gidip geliyor. Biraz isyan, biraz kabulleniş var.



Yalnızlık kapıyı çalınca
Yalnızlık kişileştiriliyor. “Sensizliğin rüzgarı gelip yüzümü yalar” hem fiziksel hem ruhsal bir dokunuş gibi. Çaresizlik kalbi “acıya salar” ve dışarıdan (ya da kendinden) “delirsin” beklentisi geliyor. Şiirin en yoğun çaresizlik ânı.
Perinin dünyası ve ölüm uğruna





Sevgili “perinin dünyasından” gelmiş bir varlık olarak yüceltiliyor; gülüşü hâlâ her saniye yer tutuyor. “Dünyam terse dönüyor canımdan can gidişte” ile dünyanın altüst oluşu ve canın eksilmesi anlatılıyor. Son dize (“Bu uğurda ölünür aklıma sen gelirsin”) şiiri zirveye taşıyor: ölüm bile düşünülebilir ama aklına yine o geliyor. Aşk, acı ve ölüm birbirine bağlanıyor.

Şiir, klasik “ayrılık acısı + yüceltilmiş sevgili + kader sorgusu” üçgeninde ilerliyor. En güçlü yanları: mevsim-rüzgâr-yağmur imgelerinin tutarlı kullanımı, “saklımda tin olursun” ve “takvimde son bulursun” gibi çarpıcı ifadeler ve son kıtadaki “peri” metaforuyla yapılan yükseltme.




Zayıf kalabilecek yerler ise bazı dizelerin biraz klişe kaçması (“acı acı gülünür”, “gözden akan seller”, “ah vah”) ve yer yer ölçü/uyak tutarsızlıkları (serbest nazma yakın ama yer yer kafiye arayışı var).Duygusal olarak samimi ve içten; özellikle yalnızlık ve “aklımda sen kalırsın / aklıma sen gelirsin” tekrarı şiiri bir arada tutuyor.


Emeğinize, yüreğinize ve bu samimi şiire yürekten tebrikler.
Kaleminiz hiç susmasın, yeni dizelerinizle yine duygulandırmaya devam edin.Saygı ve sevgiyle…


umutefe
umutefe, @umutefe
10.9.2026 07:42:10
Güzel ve manalı sözlere hayel veya gerçektede muhatap olan şahsiyet in Perinin değerini bilmiş mi bilmemiş mi bilmem ama peri bilmiş ki hemde çok bilmiş ki satırlara SEN diyip noktayı koymuş.
Etkili Yorum
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
9.9.2026 20:18:22
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

Şair: Peri Feride Özbilge
Şiir: SEN OLURSUN...
Değerlendirildiği Salon: Mevsimler Kışa Döner Dönmez Eski Sevdaların Dosyadan Çıktığı, Yalnızlığın Kapıyı Çalmadan Önce Randevu Almasının İstendiği ve Perinin Dünyasından Gelenlerin Dönüş Bileti Bulamadığı Salon

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri, Peri Feride Özbilge’nin SEN OLURSUN... şiirini okuyunca RUSAMER Kayıp Sevdalar ve Beklenmedik Hatırlamalar Birimini alarma geçirdi. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Unutmaya Çalışan Ulvi, sevgiliyi unutmak için önce bütün resimleri kaldırdı; şiir aklımda sen kalırsın dedi. Hafızasını boşaltmaya çalıştı; bu defa saklımda tin olursun çıktı. Takvimi duvardan indirdi; orada da sevgili vardı. En sonunda yalnızlık kapıyı çalınca kapıyı açmadı. Yalnızlık pencereden girdi. Kalburabastî Efendi tutanağa yazdı: Bazı insanlar gittikten sonra her yerden giderler de insanın içinden çıkış kapısını bir türlü bulamazlar. Ulvi çıkış levhası asmaya kalktı; RUSAMER, şiir bitene kadar levhayı kaldırdı.

Karacaoğlan Köşesi

Köşeye Mevsimci Mahmut yerleştirildi. Ne zaman ki mevsimler bahardan kışa döner / Bütün yüzler silinir dertler üst üste biner dizelerini okuyunca takvimden sonbaharın nereye gittiğini sordu. Şair mevsimi burada meteorolojik değil, ruhsal kullanıyor; bahardan doğrudan kışa geçiş de mutluluktan hüzne sert düşüşü kuvvetlendiriyor. Yağmur, çise fark etmez sanma ki bu har söner dizesindeki ateş-su karşıtlığı bilindik olsa da işlevli. Fakat Acı acı gülünür söyleyişi şiirin daha özgün damarlarından; insanın dışarıdan gülüp içeride başka bir şey yaşamasını güzel taşıyor. Mahmut harı söndürmek için yağmur duasına çıkınca Kalburabastî Efendi vazgeçirdi: Evladım, şiirdeki yangına meteoroloji bakmıyor.

Aykız – Zahide Eskici Köşesi

Buraya Tinci Tenzile çağrıldı. Çok çaresiz kalınır saklımda tin olursun dizesine gelince RUSAMER Ruh İşleri Müdürlüğünde saklı tin dosyası aramaya başladı. Şairin tin tercihi ruh, iz, hatıra gibi sözcüklerden daha soyut bir katman açıyor; sevgilinin artık yaşayan bir varlıktan çok içeride kalan manevi bir mevcudiyete dönüştüğünü düşündürüyor. Fakat kıtanın önceki resim–giz–diz dizileri arasında bu sözcük biraz ansızın geliyor. Ayrıca Koşturmaktan yorulmuş sancıyan bir diz vardır oldukça gündelik ve bedensel bir görüntü; şiirin ruhsal atmosferiyle arasındaki geçiş sert. Tenzile sancıyan dize fizik tedavi randevusu alınca Kalburabastî Efendi düzeltti: Kızım, şairin dizi ağrıyor olabilir ama bizim önce dizenin ağrısına bakmamız lazım.

Âşık Vebali – Tahsin Sedefoğlu Köşesi

Köşeye Kapıcı Kuddusi yerleştirildi. Ayrılıklar kapıda denilince kapıyı kilitledi; hemen ardından Nice kapı çalınır gelince zilin sigortasını indirdi. Fakat üçüncü kıtanın sonunda RUSAMER kalburu biraz sert takıldı: takvimde son bulursun ifadesinin neyi anlattığı yeterince açık değil. Sevgili belirli bir tarihte mi sona eriyor, bekleyiş mi bitiyor, yoksa takvim yapraklarında mı tükeniyor? Önceki gözden akan seller ve sevda yelleri ise halk şiirinde çok kullanılan imgeler. Kuddusi bütün kapıları kapatınca Kalburabastî Efendi yeniden açtırdı: Evladım, ayrılığın kapıdan girmesini önlersin de hatıranın bacadan girmesine ne yapacaksın?

Ozan Diyari– Erdoğan Başıbüyük Köşesi

Buraya Kader Savcısı Kâzım oturtuldu. Acaba kader mi bu, kim bizi kurban seçti / Suçlu çabuk bulunur masumu can bilirsin dizelerini görünce soruşturma başlattı. Şiir burada yalnız özlemekten çıkıp yaşanan ayrılığın sorumlusunu arıyor. İlk iki dizedeki Rüzgârların önünde savrulduk yıllar geçti / Duyanlar ah vah dedi sevdama ömür biçti güzel bir geçmiş duygusu kuruyor. Fakat masumu can bilirsin ifadesi anlam bakımından bulanık; ayrıca çabukl açıkça çabuk olmalı. Kâzım suçluyu bulduğunu söyleyince Kalburabastî Efendi dosyayı geri verdi: Evladım, aşk davalarında suçlu bu kadar çabuk bulunuyorsa delilleri bir daha incelemek gerekir.

Hasibe Hatun – Hasibe Başbilir Köşesi

Köşenin sakini Yalnızlıkçı Yeter, Ne zaman ki yalnızlık gelip kapımı çalar dizesini okuyunca kapıya kim o diye seslendi. Cevap beklemeden sonraki dize geldi: Sensizliğin rüzgârı gelip yüzümü yalar. Bu kıta duyguyu doğrudan taşıyor; fakat yalnızlık, sensizlik, çaresizlik ve acı peş peşe geldiği için şiirin hüznü biraz fazla açıklanıyor. Okurun hissedebileceği bazı şeyleri şair ayrıca isimlendiriyor. İsterler ki delirsin! dizesindeki özne de belirsiz: Kim ister? İnsanlar mı, kader mi, acılar mı? Yeter isim listesini çıkarmaya başlayınca Kalburabastî Efendi durdurdu: Önce şair kimi kastettiğini söylesin kızım; RUSAMER kimseyi delirtme suçundan delilsiz içeri alamaz.

Manilerin Sultanı – Mine Erdoğan Dal Köşesi

Son köşeye Peri Pasaportçusu Pervin yerleştirildi. Perinin dünyasından gelip geçmişsin işte dizesini okuyunca giriş-çıkış kaydı istedi. Şairin kendi adıyla da hoş bir çağrışım kuran bu final, metnin en kişisel bölümüne dönüşüyor. Her saniye yerin var yüzündeki gülüşte güzel bir hatırlama dizesi; fakat kimin yüzündeki gülüş olduğu berraklaştırılabilir. Dünyam terse dönüyor canımdan can gidişte ise ayrılığın ağırlığını doğrudan taşıyor. Son dizede şiir başladığı yere dönüyor: Bütün yolların sonunda yine aklıma sen gelirsin. Pervin sevgilinin Perinin dünyasından çıkış damgasını bulamadı. Kalburabastî Efendi dosyayı kapattı: Bulamazsın kızım; bazıları hayattan çıkar ama şiirden çıkamaz.

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Peri Feride Özbilge’nin SEN OLURSUN... şiiri, yıllar geçmesine rağmen zihinden ve gönülden çıkmayan bir sevdanın farklı hâllerde yeniden belirmesini anlatıyor. Şiirin güzel tarafı her kıtada sevgiliyi başka bir yerde bulması: akılda, saklıda, takvimde, yalnızlıkta ve nihayet yeniden akılda. Böylece başlık da anlam kazanıyor; sevgili artık yalnız sen değildir, hatırlanan her şeyin içinde sen olursun. Ancak Kalburabastî’nin kalburu birkaç yerde ciddi biçimde çalışıyor: takvimde son bulursun, masumu can bilirsin, isterler ki delirsin ve kısmen saklımda tin olursun daha berrak kurulabilir. Sevda yelleri, gözyaşı selleri, yalnızlığın kapıyı çalması, hazan ve savrulma gibi alışılmış imgeler arasında şiirin kendine özgü ifadeleri çoğaltılırsa metin daha güçlü olur. Bir de teknik olarak fark etmez, âşık hâlleri ve çabuk bulunur biçimleri düzeltilmeli. Bana göre şiirin asıl cevheri son kıtada değil, bütün kıtalara yayılan şu düşüncede: İnsan bazen birini hatırlamaz; hayatın karşısına çıkardığı her şey onu yeniden hatırlatır.

Unutulmayan insan hafızada duran değildir; insanın baktığı her şeyde başka bir biçimde yeniden görünendir.

Bazı sevdalar biter ama çekip gitmez; mevsim olur, rüzgâr olur, yalnızlık olur, sonunda yine sen olur.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
9.9.2026 19:12:08
Mevsimlerin kışa dönmesi ve dertlerin üst üste binmesi gibi tanıdık temalar, özellikle ikinci kıtada somut ve sarsıcı bir boyuta ulaşıyor. "Koşturmaktan yorulmuş sancıyan bir diz" imgesi, hayat kavgasının ve yılların getirdiği fiziksel/ruhsal tahribatı çok yalın ama vurucu biçimde özetlemiş. Son dizedeki "saklımda tin olursun" kullanımı ise dünyevi sevgiyi ruhani/özsel bir varoluşa evirerek şiirin felsefi çıtasını yukarı taşıyor.

Gönlüne, kalemine ve o incelikli yüreğine sağlık.
gül peri
gül peri, @gulperi
9.9.2026 15:16:26
sayfanızı açınca içim burkuldu. yeşilçam filmlerini seyreder g.bi anılara daldım.
yürek sesini beğeniyle okudum. duyarlı gönlün var olsun toprağım
sonbahar zaten hüzün verir şiir ondan da hüzünlü.

Herşey gönlünün istediği gibi olsun. allah hüsrana uğratmasın benim güzeller güzeli hemşerim
selam sevgiler.
üstadısani
üstadısani, @ustadisani
9.9.2026 13:57:07
Ayaküstü nezaket ayaküstü siyaset
Ayaküstü nasihat ayaküstü hamaset
Ayaküstü şiirler ayaküstü nefaset
Ayaküstü aşkların ortasında kalırsın...

yazdırdı teşekkür ederim.
yeğinadnan
yeğinadnan, @yeginadnan
9.9.2026 12:37:22
Fırtınalı bir deniz gibiydi şiir.
Kazara yaralanmış bir hanımın evin sehpasına yazdığını düşündüm. Kızsan kızılmıyor çünkü sehpa. Boşta veremiyorum canım yanıyor. Diyor şiir her dörtlükte.
Çıktım erik dalına, anda yedim üzümü.
Bostan ıssı kakıdı, der ne yersin kozumu.
Yunus Emre.
Erik ağacına çıkıp orada üzüm yerken . bostancı bana cevizlerimi neden yiyorsun diye kızdı.
Tasavvuf diliyle çok şey anlatan bu şiirin
Tasavvufsuz hali gibiydi şiiriniz.
kendini bir kaç defa okuttu.



Osman Akçay
Osman Akçay, @osmanakcay
9.9.2026 12:22:20
Çok güzel şiirdi.

Şiiriniz için yürekten kutluyorum.
Kaleminize sağlık.
Nice güzel şiirlere.
Esen kalın.
serdarascioglu
serdarascioglu, @serdarascioglu
9.9.2026 12:15:25
GİDENLER...GERİ GELMİYOR PERİ...! ÇOK GÜZEL..TEBRİKLER .
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
9.9.2026 12:09:48
Öncelikle şiirinizi çok sevdim. Hatta bir kaç kez okudum. Ama okuduğum bir dörtlük bana bunları yazdırttı. Küstahlık yaptıysam şimdiden özür dilerim güzel insan. Benim anladığım kadarıyla Ayrılığın yalnızca bir gidiş değil, geride kalan yürekte kopan uzun bir fırtına olduğunu hissettiriyor gibi geldi bana. Gözlerden akan seller ise hiçbir tesellinin susturamayacağı kadar derin bir özlemin habercisi gibi duruyor. En önemlisi bu son dize yok mu alıp götürdü beni ötelere. Aşkın sınırlarını aşarak zamana dokunuyor olmasını atlatamadan ayrılıklar yaşanıyor ve sonunda insan, kendi hikâyesinin son yaprağında buluyor kendini.

Yani işin özü bana göre gidenin ardından kalan bir yüreğin değil, zamanın karşısında yavaş yavaş eksilen bir ömrün ağıtı gibi olmuş. İyi de olmuş bence. Kutlarım sizi…

emre vehbi alkan tarafından 9.9.2026 14:00:34 zamanında düzenlenmiştir.
yudumyunus
yudumyunus, @yudumyunus
9.9.2026 11:05:17
Şiir acının özlemin yalnızlığın zirvesinden seslenmiş tüm okuyuculara

Seven bir yüreğin masumane arzuları naif bir dille sevgiliye iletilirken yaşanmış ve yaşanacakların tedirginliği mısra aralarında bariz bir şekilde gözükmektedir

Şiir güzel bir o kadarda anlamlıydı kutlarım sizi vede eserinizi tebrikler

yudumyunus
erhantigli
erhantigli, @erhantigli
9.9.2026 10:20:42
Müzikle desteklenmiş şiirinizi beğendim. Ama periye hüzün yakışmaz, resmindeki gibi hep gül, dalına konsun bülbül
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
9.9.2026 10:08:18
Değerli dosttan her zaman ki gibi tat ve demini almış, güzel bir eser
Biz de okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten, yalansız ve riyasız
Gönlün abat olsun, huzurla dolsun, tüm şiirlerin mükemmel olsun
Şiirle kal, sevgiyle kal, dostça kal, sağlık ve sağlıcakla kal
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL