Ne zaman ki mevsimler bahardan kışa döner Bütün yüzler silinir dertler üst üste biner Yağmur, çise farketmez sanma ki bu har söner Acı acı gülünür aklımda sen kalırsın
Tüm resimler solmuştur acılardan iz vardır Aklımın almadığı çok garip bir giz vardır Koşturmaktan yorulmuş sancıyan bir diz vardır Çok çaresiz kalınır saklımda tin olursun
Sen gidende acıyla eser sevda yelleri Avunmalar durdurmaz gözden akan selleri Ayrılıklar kapıda tam da aşık halleri Nice kapı çalınır takvimde son bulursun
Rüzgarların önünde savrulduk yıllar geçti Duyanlar ah vah dedi sevdama ömür biçti Acaba kader mi bu, kim bizi kurban seçti Suçlu çabukl bulunur masumu can bilirsin
Ne zaman ki yalnızlık gelip kapımı çalar Sensizliğin rüzgarı gelip yüzümü yalar Çaresizlik duygusu kalbi acıya salar Acıya gark olunur, isterler ki delirsin !
Perinin dünyasından gelip geçmişsin işte Her saniye yerin var yüzündeki gülüşte Dünyam terse dönüyor canımdan can gidişte Bu uğurda ölünür aklıma sen gelirsin
Peri Feride Özbilge 09. 09. 2026
Kıymetli dost kalemlerden. Çok çok teşekkür ederim çkıymetli yüreğinize bin selam olsun...
Ayaküstü nezaket ayaküstü siyaset Ayaküstü nasihat ayaküstü hamaset Ayaküstü şiirler ayaküstü nefaset Ayaküstü aşkların ortasında kalırsın...
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu şiir, ayrılık, özlem, acı ve yalnızlık temalarını güçlü imgelerle işleyen, melankolik bir aşk şiiridir.
Mevsim metaforuyla başlayıp kişisel acıya, sonra kader sorgusuna ve sonunda sevgilinin “peri” imgesiyle yüceltilmesine uzanan bir iç monolog yapısı kuruyor. Dil sade, duygusal ve biraz halk şiiri/tango-şarkı tarzı yaklaşıma yakın; tekrarlar ve iç ahenk (rüzgar, yağmur, kapı, acı) duygusal yoğunluğu artırıyor.Kıta kıta kısa okuma:
Bahardan kışa dönüş Mevsim değişimi, ilişkinin ya da duygusal durumun soğumasını anlatıyor. “Yüzler silinir”, “dertler üst üste biner” ile hem kişisel hem genel bir yalnızlaşma tablosu çiziliyor. Yağmur/çise fark etmez: dış dünya ne olursa olsun içteki “har” (ateş/yanış) sönmüyor. Son dize (“acı acı gülünür aklımda sen kalırsın”) şiirin temel gerilimini veriyor: gülümseyerek bile acı çekmek ve sevgilinin zihinde sabit kalması. Solmuş resimler, giz, sancıyan diz
Anılar solmuş, acı iz bırakmış. “Aklımın almadığı çok garip bir giz” hem ilişkinin hem de acının anlaşılmazlığını vurguluyor. Yorgunluk bedensel (diz sancısı) ve ruhsal. “Saklımda tin olursun” dizesi özellikle güçlü: sevgili artık dışarıda değil, şairin iç dünyasında, gizli bir varlık (“tin”) hâline gelmiş.
Sevda yelleri, akan seller, kapı çalmak Ayrılık anı rüzgâr ve sel imgeleriyle abartılıyor. “Ayrılıklar kapıda tam da aşık halleri” ve “nice kapı çalınır takvimde son bulursun” dizeleri, hem umutsuz bekleyişi hem de zamanın acımasızca ilerlediğini (“takvimde son bulursun”) gösteriyor. Sevgili artık sadece anılarda ve “son”da var. Rüzgârda savrulma, kader sorgusu
Yılların geçişi, çevrenin “ah vah” demesi ve “sevdama ömür biçti” ifadesi, aşkın hem ömrü hem de ömrü tüketen bir şey olarak görülmesini sağlıyor. “Kim bizi kurban seçti” ve “suçlu çabuk bulunur masumu can bilirsin” dizeleri, suçu dışarıya (kader, başkaları) atma ile içsel masumiyet duygusu arasında gidip geliyor. Biraz isyan, biraz kabulleniş var.
Yalnızlık kapıyı çalınca Yalnızlık kişileştiriliyor. “Sensizliğin rüzgarı gelip yüzümü yalar” hem fiziksel hem ruhsal bir dokunuş gibi. Çaresizlik kalbi “acıya salar” ve dışarıdan (ya da kendinden) “delirsin” beklentisi geliyor. Şiirin en yoğun çaresizlik ânı. Perinin dünyası ve ölüm uğruna
Sevgili “perinin dünyasından” gelmiş bir varlık olarak yüceltiliyor; gülüşü hâlâ her saniye yer tutuyor. “Dünyam terse dönüyor canımdan can gidişte” ile dünyanın altüst oluşu ve canın eksilmesi anlatılıyor. Son dize (“Bu uğurda ölünür aklıma sen gelirsin”) şiiri zirveye taşıyor: ölüm bile düşünülebilir ama aklına yine o geliyor. Aşk, acı ve ölüm birbirine bağlanıyor.
Şiir, klasik “ayrılık acısı + yüceltilmiş sevgili + kader sorgusu” üçgeninde ilerliyor. En güçlü yanları: mevsim-rüzgâr-yağmur imgelerinin tutarlı kullanımı, “saklımda tin olursun” ve “takvimde son bulursun” gibi çarpıcı ifadeler ve son kıtadaki “peri” metaforuyla yapılan yükseltme.
Zayıf kalabilecek yerler ise bazı dizelerin biraz klişe kaçması (“acı acı gülünür”, “gözden akan seller”, “ah vah”) ve yer yer ölçü/uyak tutarsızlıkları (serbest nazma yakın ama yer yer kafiye arayışı var).Duygusal olarak samimi ve içten; özellikle yalnızlık ve “aklımda sen kalırsın / aklıma sen gelirsin” tekrarı şiiri bir arada tutuyor.
Emeğinize, yüreğinize ve bu samimi şiire yürekten tebrikler. Kaleminiz hiç susmasın, yeni dizelerinizle yine duygulandırmaya devam edin.Saygı ve sevgiyle…
Çok teşekkür ederim, ne güzel ve samimi bir mesaj...
Yorumumu bu kadar gönülden ve olgunlukla karşılamış olmanız gerçekten çok değerli.
Şiirinize emek vererek bakmak benim için de keyifliydi; hem güçlü imgelerinizi hem de iyileştirilebilecek noktaları birlikte konuşmak, şiirin daha da zenginleşmesine vesile olur.
Eleştiriyi bu kadar yapıcı karşılamanız, sizin şair duyarlılığınızı bir kez daha gösteriyor. Kaleminize, yüreğinize sağlık.
Siz de hüzünlerden uzak, ilham dolu günler yaşayın. Selam ve saygılarımla.
Öncelikle bu kadar özenli kıymetli yorumunuz için gönülden teşekkür ederim , kıymetli yüreğinize bin selam olsun ve kıymet bilene emanet yüreğiniz...
Şiirime bu kadar emek vererek bakmanız ve güçlü taraflarının yanında eksik gördüğünüz yerleri de açıkça dile getirmeniz benim için çok kıymetli. Özellikle imgeler ve bazı dizeler üzerine yaptığınız değerlendirmeler, şiiri yazarkenki duyguyla güzel bir yerde buluşmuş.
Eleştirilerinizi de memnuniyetle karşılıyorum. Şiirin yalnızca övgüyle değil, farklı bakışlarla da beslenmesi gerektiğine inanıyorum. Vakit ayırıp böylesine kapsamlı bir değerlendirme yaptığınız için teşekkür ederim. Emeğinize, yüreğinize, kaleminize sağlık, ömrünüz varolsun.. Hüzünlerden uzak dursun gönül yurdunuz.. Saygılarımla.
Çok teşekkür ederim, ne güzel ve samimi bir mesaj...
Yorumumu bu kadar gönülden ve olgunlukla karşılamış olmanız gerçekten çok değerli.
Şiirinize emek vererek bakmak benim için de keyifliydi; hem güçlü imgelerinizi hem de iyileştirilebilecek noktaları birlikte konuşmak, şiirin daha da zenginleşmesine vesile olur.
Eleştiriyi bu kadar yapıcı karşılamanız, sizin şair duyarlılığınızı bir kez daha gösteriyor. Kaleminize, yüreğinize sağlık.
Siz de hüzünlerden uzak, ilham dolu günler yaşayın. Selam ve saygılarımla.
Öncelikle bu kadar özenli kıymetli yorumunuz için gönülden teşekkür ederim , kıymetli yüreğinize bin selam olsun ve kıymet bilene emanet yüreğiniz...
Şiirime bu kadar emek vererek bakmanız ve güçlü taraflarının yanında eksik gördüğünüz yerleri de açıkça dile getirmeniz benim için çok kıymetli. Özellikle imgeler ve bazı dizeler üzerine yaptığınız değerlendirmeler, şiiri yazarkenki duyguyla güzel bir yerde buluşmuş.
Eleştirilerinizi de memnuniyetle karşılıyorum. Şiirin yalnızca övgüyle değil, farklı bakışlarla da beslenmesi gerektiğine inanıyorum. Vakit ayırıp böylesine kapsamlı bir değerlendirme yaptığınız için teşekkür ederim. Emeğinize, yüreğinize, kaleminize sağlık, ömrünüz varolsun.. Hüzünlerden uzak dursun gönül yurdunuz.. Saygılarımla.
Güzel ve manalı sözlere hayel veya gerçektede muhatap olan şahsiyet in Perinin değerini bilmiş mi bilmemiş mi bilmem ama peri bilmiş ki hemde çok bilmiş ki satırlara SEN diyip noktayı koymuş.
Şair: Peri Feride Özbilge Şiir: SEN OLURSUN... Değerlendirildiği Salon: Mevsimler Kışa Döner Dönmez Eski Sevdaların Dosyadan Çıktığı, Yalnızlığın Kapıyı Çalmadan Önce Randevu Almasının İstendiği ve Perinin Dünyasından Gelenlerin Dönüş Bileti Bulamadığı Salon
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri, Peri Feride Özbilge’nin SEN OLURSUN... şiirini okuyunca RUSAMER Kayıp Sevdalar ve Beklenmedik Hatırlamalar Birimini alarma geçirdi. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Unutmaya Çalışan Ulvi, sevgiliyi unutmak için önce bütün resimleri kaldırdı; şiir aklımda sen kalırsın dedi. Hafızasını boşaltmaya çalıştı; bu defa saklımda tin olursun çıktı. Takvimi duvardan indirdi; orada da sevgili vardı. En sonunda yalnızlık kapıyı çalınca kapıyı açmadı. Yalnızlık pencereden girdi. Kalburabastî Efendi tutanağa yazdı: Bazı insanlar gittikten sonra her yerden giderler de insanın içinden çıkış kapısını bir türlü bulamazlar. Ulvi çıkış levhası asmaya kalktı; RUSAMER, şiir bitene kadar levhayı kaldırdı.
Karacaoğlan Köşesi
Köşeye Mevsimci Mahmut yerleştirildi. Ne zaman ki mevsimler bahardan kışa döner / Bütün yüzler silinir dertler üst üste biner dizelerini okuyunca takvimden sonbaharın nereye gittiğini sordu. Şair mevsimi burada meteorolojik değil, ruhsal kullanıyor; bahardan doğrudan kışa geçiş de mutluluktan hüzne sert düşüşü kuvvetlendiriyor. Yağmur, çise fark etmez sanma ki bu har söner dizesindeki ateş-su karşıtlığı bilindik olsa da işlevli. Fakat Acı acı gülünür söyleyişi şiirin daha özgün damarlarından; insanın dışarıdan gülüp içeride başka bir şey yaşamasını güzel taşıyor. Mahmut harı söndürmek için yağmur duasına çıkınca Kalburabastî Efendi vazgeçirdi: Evladım, şiirdeki yangına meteoroloji bakmıyor.
Aykız – Zahide Eskici Köşesi
Buraya Tinci Tenzile çağrıldı. Çok çaresiz kalınır saklımda tin olursun dizesine gelince RUSAMER Ruh İşleri Müdürlüğünde saklı tin dosyası aramaya başladı. Şairin tin tercihi ruh, iz, hatıra gibi sözcüklerden daha soyut bir katman açıyor; sevgilinin artık yaşayan bir varlıktan çok içeride kalan manevi bir mevcudiyete dönüştüğünü düşündürüyor. Fakat kıtanın önceki resim–giz–diz dizileri arasında bu sözcük biraz ansızın geliyor. Ayrıca Koşturmaktan yorulmuş sancıyan bir diz vardır oldukça gündelik ve bedensel bir görüntü; şiirin ruhsal atmosferiyle arasındaki geçiş sert. Tenzile sancıyan dize fizik tedavi randevusu alınca Kalburabastî Efendi düzeltti: Kızım, şairin dizi ağrıyor olabilir ama bizim önce dizenin ağrısına bakmamız lazım.
Âşık Vebali – Tahsin Sedefoğlu Köşesi
Köşeye Kapıcı Kuddusi yerleştirildi. Ayrılıklar kapıda denilince kapıyı kilitledi; hemen ardından Nice kapı çalınır gelince zilin sigortasını indirdi. Fakat üçüncü kıtanın sonunda RUSAMER kalburu biraz sert takıldı: takvimde son bulursun ifadesinin neyi anlattığı yeterince açık değil. Sevgili belirli bir tarihte mi sona eriyor, bekleyiş mi bitiyor, yoksa takvim yapraklarında mı tükeniyor? Önceki gözden akan seller ve sevda yelleri ise halk şiirinde çok kullanılan imgeler. Kuddusi bütün kapıları kapatınca Kalburabastî Efendi yeniden açtırdı: Evladım, ayrılığın kapıdan girmesini önlersin de hatıranın bacadan girmesine ne yapacaksın?
Ozan Diyari– Erdoğan Başıbüyük Köşesi
Buraya Kader Savcısı Kâzım oturtuldu. Acaba kader mi bu, kim bizi kurban seçti / Suçlu çabuk bulunur masumu can bilirsin dizelerini görünce soruşturma başlattı. Şiir burada yalnız özlemekten çıkıp yaşanan ayrılığın sorumlusunu arıyor. İlk iki dizedeki Rüzgârların önünde savrulduk yıllar geçti / Duyanlar ah vah dedi sevdama ömür biçti güzel bir geçmiş duygusu kuruyor. Fakat masumu can bilirsin ifadesi anlam bakımından bulanık; ayrıca çabukl açıkça çabuk olmalı. Kâzım suçluyu bulduğunu söyleyince Kalburabastî Efendi dosyayı geri verdi: Evladım, aşk davalarında suçlu bu kadar çabuk bulunuyorsa delilleri bir daha incelemek gerekir.
Hasibe Hatun – Hasibe Başbilir Köşesi
Köşenin sakini Yalnızlıkçı Yeter, Ne zaman ki yalnızlık gelip kapımı çalar dizesini okuyunca kapıya kim o diye seslendi. Cevap beklemeden sonraki dize geldi: Sensizliğin rüzgârı gelip yüzümü yalar. Bu kıta duyguyu doğrudan taşıyor; fakat yalnızlık, sensizlik, çaresizlik ve acı peş peşe geldiği için şiirin hüznü biraz fazla açıklanıyor. Okurun hissedebileceği bazı şeyleri şair ayrıca isimlendiriyor. İsterler ki delirsin! dizesindeki özne de belirsiz: Kim ister? İnsanlar mı, kader mi, acılar mı? Yeter isim listesini çıkarmaya başlayınca Kalburabastî Efendi durdurdu: Önce şair kimi kastettiğini söylesin kızım; RUSAMER kimseyi delirtme suçundan delilsiz içeri alamaz.
Manilerin Sultanı – Mine Erdoğan Dal Köşesi
Son köşeye Peri Pasaportçusu Pervin yerleştirildi. Perinin dünyasından gelip geçmişsin işte dizesini okuyunca giriş-çıkış kaydı istedi. Şairin kendi adıyla da hoş bir çağrışım kuran bu final, metnin en kişisel bölümüne dönüşüyor. Her saniye yerin var yüzündeki gülüşte güzel bir hatırlama dizesi; fakat kimin yüzündeki gülüş olduğu berraklaştırılabilir. Dünyam terse dönüyor canımdan can gidişte ise ayrılığın ağırlığını doğrudan taşıyor. Son dizede şiir başladığı yere dönüyor: Bütün yolların sonunda yine aklıma sen gelirsin. Pervin sevgilinin Perinin dünyasından çıkış damgasını bulamadı. Kalburabastî Efendi dosyayı kapattı: Bulamazsın kızım; bazıları hayattan çıkar ama şiirden çıkamaz.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Peri Feride Özbilge’nin SEN OLURSUN... şiiri, yıllar geçmesine rağmen zihinden ve gönülden çıkmayan bir sevdanın farklı hâllerde yeniden belirmesini anlatıyor. Şiirin güzel tarafı her kıtada sevgiliyi başka bir yerde bulması: akılda, saklıda, takvimde, yalnızlıkta ve nihayet yeniden akılda. Böylece başlık da anlam kazanıyor; sevgili artık yalnız sen değildir, hatırlanan her şeyin içinde sen olursun. Ancak Kalburabastî’nin kalburu birkaç yerde ciddi biçimde çalışıyor: takvimde son bulursun, masumu can bilirsin, isterler ki delirsin ve kısmen saklımda tin olursun daha berrak kurulabilir. Sevda yelleri, gözyaşı selleri, yalnızlığın kapıyı çalması, hazan ve savrulma gibi alışılmış imgeler arasında şiirin kendine özgü ifadeleri çoğaltılırsa metin daha güçlü olur. Bir de teknik olarak fark etmez, âşık hâlleri ve çabuk bulunur biçimleri düzeltilmeli. Bana göre şiirin asıl cevheri son kıtada değil, bütün kıtalara yayılan şu düşüncede: İnsan bazen birini hatırlamaz; hayatın karşısına çıkardığı her şey onu yeniden hatırlatır.
Unutulmayan insan hafızada duran değildir; insanın baktığı her şeyde başka bir biçimde yeniden görünendir.
Bazı sevdalar biter ama çekip gitmez; mevsim olur, rüzgâr olur, yalnızlık olur, sonunda yine sen olur.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Bu kadar uzun ve emek verilmiş bir yorumu okuyunca ne diyeceğimi gerçekten bilemedim. Emeğinize yüreğinize aklınıza ruhunuza sağlık😊 Şiirin her dizesine ayrı ayrı yorumlamışsınız , kimi yerde güldürmüş, kimi yerde düşündürmüşsünüz. Hele Kalburabastî Efendi yine kendine yakışanı yapmış. 😄
Eleştirilerinizi de ayrıca çok çok önemsiyorum. İnsanın kendi yazdığı şiirlerin değer görmesi çok kıymetli. Ama en çok şu sözünüz kaldı aklımda: “Bazı sevdalar biter ama çekip gitmez; mevsim olur, rüzgâr olur, yalnızlık olur, sonunda yine sen olur.” milyon kere teşekkür ederim.
Benim şiirim için bundan daha güzel bir cümle kurulabilir miydi, bilmiyorum. Minnettarım gönülden..
Yüreğinize sağlık ustam. Vakit ayırıp böylesine güzel bir yorum yaptığınız için çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız.
Bu kadar uzun ve emek verilmiş bir yorumu okuyunca ne diyeceğimi gerçekten bilemedim. Emeğinize yüreğinize aklınıza ruhunuza sağlık😊 Şiirin her dizesine ayrı ayrı yorumlamışsınız , kimi yerde güldürmüş, kimi yerde düşündürmüşsünüz. Hele Kalburabastî Efendi yine kendine yakışanı yapmış. 😄
Eleştirilerinizi de ayrıca çok çok önemsiyorum. İnsanın kendi yazdığı şiirlerin değer görmesi çok kıymetli. Ama en çok şu sözünüz kaldı aklımda: “Bazı sevdalar biter ama çekip gitmez; mevsim olur, rüzgâr olur, yalnızlık olur, sonunda yine sen olur.” milyon kere teşekkür ederim.
Benim şiirim için bundan daha güzel bir cümle kurulabilir miydi, bilmiyorum. Minnettarım gönülden..
Yüreğinize sağlık ustam. Vakit ayırıp böylesine güzel bir yorum yaptığınız için çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız.
Mevsimlerin kışa dönmesi ve dertlerin üst üste binmesi gibi tanıdık temalar, özellikle ikinci kıtada somut ve sarsıcı bir boyuta ulaşıyor. "Koşturmaktan yorulmuş sancıyan bir diz" imgesi, hayat kavgasının ve yılların getirdiği fiziksel/ruhsal tahribatı çok yalın ama vurucu biçimde özetlemiş. Son dizedeki "saklımda tin olursun" kullanımı ise dünyevi sevgiyi ruhani/özsel bir varoluşa evirerek şiirin felsefi çıtasını yukarı taşıyor.
Merhaba üstat hoş geldiniz. Çok çok teşekkür ederim kıymetli yüreğinize bin selam olsun ve kıymet bilene emanet yüreğiniz. Şiirimi bu kadar dikkatle inceleyip kendi pencerenizden değerlendirmeniz benim için çok kıymetli. Kıymetli sözleriniz için gönülden teşekkür ederim. Saygılarımla
Merhaba üstat hoş geldiniz. Çok çok teşekkür ederim kıymetli yüreğinize bin selam olsun ve kıymet bilene emanet yüreğiniz. Şiirimi bu kadar dikkatle inceleyip kendi pencerenizden değerlendirmeniz benim için çok kıymetli. Kıymetli sözleriniz için gönülden teşekkür ederim. Saygılarımla
sayfanızı açınca içim burkuldu. yeşilçam filmlerini seyreder g.bi anılara daldım. yürek sesini beğeniyle okudum. duyarlı gönlün var olsun toprağım sonbahar zaten hüzün verir şiir ondan da hüzünlü.
Herşey gönlünün istediği gibi olsun. allah hüsrana uğratmasın benim güzeller güzeli hemşerim selam sevgiler.
Canım toprağım, sizden böyle bir yorum almak gerçekten içimi ısıtıyor. Hele o eski günlere birlikte dalmışız gibi hissettiren sözleriniz çok güzel geliyor bana. İnsanlar vardır, uzak da olsalar aynı toprağın, aynı hatıraların sıcaklığını taşırlar. Sizde o sıcaklığı hep hissediyorum. Sanki yanınızda oturuyor muhabbetle sarılıyorum.
Güzel dileklerinizi gönlümün en güzel yerine koydum. Allah sizi de hiçbir zaman hüsrana uğratmasın. Yüreğinizden güzellik, yüzünüzden tebessüm eksilmesin.
İyi ki varsınız sevgili toprağım. Kucak dolusu sevgiler, selamlar. Öptüm bal yanaklarınızdan 🫂💙
Canım toprağım, sizden böyle bir yorum almak gerçekten içimi ısıtıyor. Hele o eski günlere birlikte dalmışız gibi hissettiren sözleriniz çok güzel geliyor bana. İnsanlar vardır, uzak da olsalar aynı toprağın, aynı hatıraların sıcaklığını taşırlar. Sizde o sıcaklığı hep hissediyorum. Sanki yanınızda oturuyor muhabbetle sarılıyorum.
Güzel dileklerinizi gönlümün en güzel yerine koydum. Allah sizi de hiçbir zaman hüsrana uğratmasın. Yüreğinizden güzellik, yüzünüzden tebessüm eksilmesin.
İyi ki varsınız sevgili toprağım. Kucak dolusu sevgiler, selamlar. Öptüm bal yanaklarınızdan 🫂💙
Şiirimden yola çıkarak bu güzel dörtlüğü yazmanız beni gerçekten mutlu etti. Birkaç dizeyle şiirime böyle güzel bir karşılık vermeniz çok onurlandırdı beni.İnceliğiniz ve emeğiniz için gönülden teşekkür ederim. Kaleminiz daim olsun, yüreğinize sağlık. Selam ve saygılarımla.
Şiirimden yola çıkarak bu güzel dörtlüğü yazmanız beni gerçekten mutlu etti. Birkaç dizeyle şiirime böyle güzel bir karşılık vermeniz çok onurlandırdı beni.İnceliğiniz ve emeğiniz için gönülden teşekkür ederim. Kaleminiz daim olsun, yüreğinize sağlık. Selam ve saygılarımla.
Fırtınalı bir deniz gibiydi şiir. Kazara yaralanmış bir hanımın evin sehpasına yazdığını düşündüm. Kızsan kızılmıyor çünkü sehpa. Boşta veremiyorum canım yanıyor. Diyor şiir her dörtlükte. Çıktım erik dalına, anda yedim üzümü. Bostan ıssı kakıdı, der ne yersin kozumu. Yunus Emre. Erik ağacına çıkıp orada üzüm yerken . bostancı bana cevizlerimi neden yiyorsun diye kızdı. Tasavvuf diliyle çok şey anlatan bu şiirin Tasavvufsuz hali gibiydi şiiriniz. kendini bir kaç defa okuttu.
Tebessümünüz daim olsun inşallah. İnsan sözündeki esrardır. Ve şiir mücevher tozu. daha sık uğramayı ümit ediyorum. Yoruma cevabınız göze suyu kadar berrak ve duru. Ben teşekkür ederim.
Yorumunuzu gülümseyerek ve düşünerek okudum. Şiiri “fırtınalı bir deniz”e benzetmeniz, ardından gündelik bir sahneyle o duyguyu yan yana getirmeniz ilginç ve farklı bir yorum olmuş.
Yunus Emre’den verdiğiniz örnek de ayrıca düşündürdü beni. Bazen şiir, görünen anlamın ötesinde başka çağrışımlarla ilerliyor; herkes aynı yerden görüp okumuyor, aynı şeyi görmüyor. Belki de şiirin güzelliği biraz burada saklı. Siz, dizelerin içinde tasavvufî bir dilin izlerini aramışsınız; ben bunu okuyunca şiirin bende bıraktığı duyguyu yeniden tartma ihtiyacı hissettim.
“Tasavvufsuz hali gibiydi” ifadeniz de dikkatimi çekti. Şiir doğrudan o dili kurmasa da, insanın iç dünyasına, arayışlarına ve eksik yanlarına dokunuyorsa, demek ki okuyanda farklı kapılar açabiliyor demektir. Bu nedenle minnettarım gönülden.
Bu farklı ve düşündüren yorumunuz için teşekkür ederim. Yüreğinize sağlık.
Tebessümünüz daim olsun inşallah. İnsan sözündeki esrardır. Ve şiir mücevher tozu. daha sık uğramayı ümit ediyorum. Yoruma cevabınız göze suyu kadar berrak ve duru. Ben teşekkür ederim.
Yorumunuzu gülümseyerek ve düşünerek okudum. Şiiri “fırtınalı bir deniz”e benzetmeniz, ardından gündelik bir sahneyle o duyguyu yan yana getirmeniz ilginç ve farklı bir yorum olmuş.
Yunus Emre’den verdiğiniz örnek de ayrıca düşündürdü beni. Bazen şiir, görünen anlamın ötesinde başka çağrışımlarla ilerliyor; herkes aynı yerden görüp okumuyor, aynı şeyi görmüyor. Belki de şiirin güzelliği biraz burada saklı. Siz, dizelerin içinde tasavvufî bir dilin izlerini aramışsınız; ben bunu okuyunca şiirin bende bıraktığı duyguyu yeniden tartma ihtiyacı hissettim.
“Tasavvufsuz hali gibiydi” ifadeniz de dikkatimi çekti. Şiir doğrudan o dili kurmasa da, insanın iç dünyasına, arayışlarına ve eksik yanlarına dokunuyorsa, demek ki okuyanda farklı kapılar açabiliyor demektir. Bu nedenle minnettarım gönülden.
Bu farklı ve düşündüren yorumunuz için teşekkür ederim. Yüreğinize sağlık.
Merhaba üstat hoş geldiniz.. Çok çok teşekkür ederim kıymetli yüreğinize bin selam olsun ve kıymet bilene emanet yüreğiniz. Değerli yorumunuz ve inceliğiniz için müteşekkirim. Saygı ve selamlarımla..
Merhaba üstat hoş geldiniz.. Çok çok teşekkür ederim kıymetli yüreğinize bin selam olsun ve kıymet bilene emanet yüreğiniz. Değerli yorumunuz ve inceliğiniz için müteşekkirim. Saygı ve selamlarımla..
Öncelikle şiirinizi çok sevdim. Hatta bir kaç kez okudum. Ama okuduğum bir dörtlük bana bunları yazdırttı. Küstahlık yaptıysam şimdiden özür dilerim güzel insan. Benim anladığım kadarıyla Ayrılığın yalnızca bir gidiş değil, geride kalan yürekte kopan uzun bir fırtına olduğunu hissettiriyor gibi geldi bana. Gözlerden akan seller ise hiçbir tesellinin susturamayacağı kadar derin bir özlemin habercisi gibi duruyor. En önemlisi bu son dize yok mu alıp götürdü beni ötelere. Aşkın sınırlarını aşarak zamana dokunuyor olmasını atlatamadan ayrılıklar yaşanıyor ve sonunda insan, kendi hikâyesinin son yaprağında buluyor kendini.
Yani işin özü bana göre gidenin ardından kalan bir yüreğin değil, zamanın karşısında yavaş yavaş eksilen bir ömrün ağıtı gibi olmuş. İyi de olmuş bence. Kutlarım sizi…
emre vehbi alkan tarafından 9.9.2026 14:00:34 zamanında düzenlenmiştir.
Değerli Üstat merhaba. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz..
Estağfurullah, neden küstahlık olsun ki? Şiirimi birkaç kez okuyup kendi pencerenizden değerlendirmeniz, üstelik bunu bu kadar açık yüreklilikle yazmanız beni mutlu etti.
Aslında şiirde anlatmak istediğim ayrılık yalnızca birinin gitmesi değildi. Geride kalan insanın zamanla değişmesi, eksilmesi ve yaşananların içinde kendi hikâyesine başka bir gözle bakmasıydı. Sizin son dizeyi buradan yakalamanız benim için ayrıca anlamlı oldu. Demek ki şiir, benden çıktığı yerden başka bir yürekte kendine başka bir yol bulmuş. Benim için onur gurur...
Şiire farklı bir açıdan bakıp düşüncenizi benimle paylaşmanızdan ancak memnuniyet duyarım. Güzel sözleriniz ve emeğiniz için teşekkür ederim. Yüreğinize emeğinize sağlık ömrünüz varolsun.. Selamlar saygılar...
Değerli Üstat merhaba. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz..
Estağfurullah, neden küstahlık olsun ki? Şiirimi birkaç kez okuyup kendi pencerenizden değerlendirmeniz, üstelik bunu bu kadar açık yüreklilikle yazmanız beni mutlu etti.
Aslında şiirde anlatmak istediğim ayrılık yalnızca birinin gitmesi değildi. Geride kalan insanın zamanla değişmesi, eksilmesi ve yaşananların içinde kendi hikâyesine başka bir gözle bakmasıydı. Sizin son dizeyi buradan yakalamanız benim için ayrıca anlamlı oldu. Demek ki şiir, benden çıktığı yerden başka bir yürekte kendine başka bir yol bulmuş. Benim için onur gurur...
Şiire farklı bir açıdan bakıp düşüncenizi benimle paylaşmanızdan ancak memnuniyet duyarım. Güzel sözleriniz ve emeğiniz için teşekkür ederim. Yüreğinize emeğinize sağlık ömrünüz varolsun.. Selamlar saygılar...
Şiir acının özlemin yalnızlığın zirvesinden seslenmiş tüm okuyuculara
Seven bir yüreğin masumane arzuları naif bir dille sevgiliye iletilirken yaşanmış ve yaşanacakların tedirginliği mısra aralarında bariz bir şekilde gözükmektedir
Şiir güzel bir o kadarda anlamlıydı kutlarım sizi vede eserinizi tebrikler
Değerli Üstat merhaba. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz.. Kıymetli ve içten yorumunuz için teşekkür ederim. Şiirimi böyle kendi duygularınızla değerlendirmeniz benim için çok kıymetli. Yazdığınız her cümlede şiire gerçekten zaman ayırdığınız belli oluyor. Şiirime gösterdiğiniz bu nezaket ve güzel dilekleriniz için ayrıca teşekkür ederim. Çok naziksiniz varolsun yüreğiniz...Kaleminiz daim olsun.
Değerli Üstat merhaba. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz.. Kıymetli ve içten yorumunuz için teşekkür ederim. Şiirimi böyle kendi duygularınızla değerlendirmeniz benim için çok kıymetli. Yazdığınız her cümlede şiire gerçekten zaman ayırdığınız belli oluyor. Şiirime gösterdiğiniz bu nezaket ve güzel dilekleriniz için ayrıca teşekkür ederim. Çok naziksiniz varolsun yüreğiniz...Kaleminiz daim olsun.
Değerli dosttan her zaman ki gibi tat ve demini almış, güzel bir eser Biz de okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten, yalansız ve riyasız Gönlün abat olsun, huzurla dolsun, tüm şiirlerin mükemmel olsun Şiirle kal, sevgiyle kal, dostça kal, sağlık ve sağlıcakla kal
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.