Hayatta ya tozu dumana katarsın, ya da tozu dumanı yutarsın
Hüzünlü peri
Hüzünlü peri

ANLIYOR MUSUN...?

Yorum

ANLIYOR MUSUN...?

7

Yorum

25

Beğeni

0,0

Puan

284

Okunma

ANLIYOR MUSUN...?

ANLIYOR MUSUN...?


Biz,
kirpiklerinin ucuna tutunmuş mavi uçurtmalarla
kimsesiz düşlerin altını çizmedik mi?
Eli kolu bağlı geceden geçtiğimiz zaman,
nasıl da arasına bahar saklardık
sancıları doğuran ayaza inat.
Boşluğa asılı hiçlik,
yükü ağır bir anafordu yüreğimizde;
çarmıha gerilmiş sabrın her çivisiyle
aşkı yeniden, yeniden yaşardık.

İçinde kalabalık umutlara sarılmış düşlerin aşkıyla,
ağır bir eylülde,
iğdiş edilmiş yalnızlıkların gözlerinden yağardık.

Avazı Ruhi Su olan türkülerin
akordu bozuk kederleriyle
hüzünler toplardık.

Anlıyor musun?

Parça parça şiveler koparırdım esmer gülüşlerinden,
takas ederdim ekim gülüşlü bir sonbaharla.

Usulca gözlerinden öperdim,
içim çekilirdi aşktan.
Büyümeye yüz tutmuş hayallerimle,
bildiğim, bilmediğim tüm hayatın
renkleriyle birleşirdin.
Sonra
çocukluğumu giyerdim üzerime.
Bilir misin, acırdı kemiklerim.

Çocukluğumdan kalmış şiirlerin koynunda uyurken hüzün,
keşkelerle dolu bir sevdayla
kaybolmak isterdim gözlerinde.
Kaçtığım anda yakalanırdım yaralarıma.
Bitmek tükenmek bilmeyen ahlar
inerdi
ırmaklar boyu suskunluklara.

Sonra, kirpiklerimden düşerken yağmur,
imgeler açan şiirlerin kuytusunda
düşler dükkânına satardım neyim var, neyim yoksa.

Kaidesi arızalı bir hayatta
ışıklar toplardım çocuklara.
Avucumda saklardım
rüzgârla gelen mutlu ıhlamur kokusunu.

Gülüşünün ucundan tutup kalkardım.
O kadar çok noktalar koyardım ki kahrolası olmayışına.
Demirle dövülmüş geçmişimizdi geriye kalan.
Aykırı yalnızlıklar mezarlığı kadar rezildi yaşamak..!

Cebimde sakladığım eski anılarımla,
kelebek ömrüne bir sığıntıydı sevinçlerim.
Hep belkilere, keşkeler eklemem ondandı.

Kentin kuytularında
unutkan sevdalar uyanırken ansızın,
umutları kırık küçük adımlarıyla geçerlerken,
üstü küllenmiş öyküler göğsümün ilticasına göçerdi.

Şimdi,
kokuna binmiş çiçeklerin topraklarıyla gireceksin ülkeme;
ruhu yoksul, insansız,
kimliksiz, yurtsuz.

Anlıyor musun?

Peri Feride Özbilge
07.09.2026

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Anlıyor musun...? Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Anlıyor musun...? şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ANLIYOR MUSUN...? şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
7.9.2026 02:26:55
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

Şair: Peri Feride Özbilge
Şiir: ANLIYOR MUSUN...?
Değerlendirildiği Salon: Kirpiklere Mavi Uçurtma Bağlandığı, Eylülün Ağırlığının Kantara Vurulduğu, Çocukluğun Elbise Diye Giyildiği ve Düşler Dükkânında Neyin Var Neyin Yoksa Satıldığı Salon

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri, Peri Feride Özbilge’nin ANLIYOR MUSUN...? şiirini okuyunca RUSAMER Anlama ve Anlaşılamama Müdürlüğünü gece mesaisine bıraktı. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Anlamaz Âdem, daha ilk bölümde kirpiklere tutunmuş mavi uçurtmaları indirmek için merdiven istedi; baharın ayazın arasına nasıl saklandığını öğrenmek için de Meteorolojiye dilekçe yazdı. Çarmıha gerilmiş sabrın çivilerine gelince Kalburabastî Efendi merdiveni elinden aldı: Evladım, sen şiiri anlamaya değil olay yeri incelemeye gelmişsin! Fakat şiirin ortasında ilk Anlıyor musun? sorusu çıkınca Âdem kendinden emin biçimde Anlıyorum hocam dedi. Ne anladın diye sorulduğunda sustu. RUSAMER heyeti oy birliğiyle karar verdi: Şiirdeki soru doğru kişiye ulaşmıştır.

Ozan Çiçeklioğlu Köşesi

Köşeye İmgeci İdris yerleştirildi. Kirpiklerde uçurtma, gecenin içinde bahar, boşluğa asılmış hiçlik, anafor, çarmıha gerilmiş sabır derken ilk kıtada tuttuğu not defteri doldu. İkinci kıtada iğdiş edilmiş yalnızlıkların gözlerinden yağardık gelince yeni defter istedi; verilmedi. Peri Feride Özbilge’nin şiirinde imge yalnız anlatım aracı değil, neredeyse şiirin ana dili. Bunun çok başarılı örnekleri var; fakat RUSAMER burada torpil yapmaz: İmgelerin aralarında nefes alacak boşluk az. Bir güçlü imgenin etkisi henüz tamamlanmadan öteki geliyor. İdris üçüncü defteri isteyince Kalburabastî Efendi kestirip attı: Evladım, mesele kırtasiye değil; şiirin biraz seyrelmesi lazım!

Âşık Diyarî Köşesi

Buraya Türkücü Turhan getirildi. Avazı Ruhi Su olan türkülerin / akordu bozuk kederleriyle / hüzünler toplardık bölümünü okuyunca sazını akort etmeye başladı. Kendisine bozulanın saz değil keder olduğu anlatılınca daha da şaşırdı. Şiirin en güzel buluşlarından biri burada: Ruhi Su adı yalnız bir sanatçı göndermesi değil; toplumsal hafızayı, acıyı ve güçlü bir ses geleneğini şiire taşıyor. Ardından esmer gülüşlerden şiveler koparılıp ekim gülüşlü sonbaharla takas edilmesi, sevgiliyi kişisel olmaktan çıkarıp coğrafyası ve sesi olan bir varlığa dönüştürüyor. Turhan şive takasının rayicini sormaya kalkınca kendisine döviz bürosunun aşağı katta olmadığı bildirildi.

Ozan Delibal Köşesi

Köşenin sakini Çocukluğunu Giyen Cevdet, Sonra / çocukluğumu giyerdim üzerime / Bilir misin, acırdı kemiklerim dizelerini okuyunca çocukluk elbisesini bulmak için dolabını karıştırdı. Bulamayınca çocukluğunun kendisine artık dar geldiğini söyledi. Kalburabastî Efendi bu defa adamı susturmadı; çünkü farkında olmadan şiirin çok güzel bir yerine dokunmuştu. Çocukluğu giymek sıcak bir nostalji gibi başlıyor ama hemen arkasından kemiklerin acıması geliyor. Demek ki geçmiş yalnız sığınılan yer değil; büyümüş bedene artık dar gelen, giyildiğinde can acıtan bir hatıra. Cevdet çocukluk elbisesini terziye genişlettirmeyi önerdi. Talep reddedildi: Bazı geçmişlerin tadilatı yapılmıyor evladım.

Ozan Veysi Kabaca Köşesi

Son köşeye Düşçü Dursun getirildi. Düşler dükkânına satardım neyim var, neyim yoksa dizesini görünce dükkân açıp ruhsat başvurusu yaptı. Sermayesi sorulduğunda üç keşke, beş belki, bir küllenmiş öykü ve yarım ıhlamur kokusu çıkardı. RUSAMER Ticaret Müdürlüğü başvuruyu reddetti ama şiir bakımından malzeme hayli zengindi. Özellikle kelebek ömrüne bir sığıntıydı sevinçlerim ve üstü küllenmiş öyküler göğsümün ilticasına göçerdi dizeleri geçicilik ve sığınma duygusunu iyi taşıyor. Finalde sevgilinin kokusuna binmiş çiçeklerin toprağıyla ülkeye girmesi, aşk dilini birden göç, kimlik ve yurtsuzluk diliyle buluşturuyor. Dursun pasaport sormaya kalkınca Kalburabastî Efendi son noktayı koydu: Evladım, şiirin ülkesine girişte kimlik sorulmaz; zaten gelen kimliksiz ve yurtsuz.

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Peri Feride Özbilge’nin ANLIYOR MUSUN...? şiiri, ayrılığı doğrudan anlatmak yerine yoğun imgeler, çocukluk, kent, toplumsal hafıza ve yurtsuzluk duygusu üzerinden kuran modern bir serbest şiir. Çocukluğumu giyerdim üzerime / Bilir misin, acırdı kemiklerim, kelebek ömrüne bir sığıntıydı sevinçlerim ve üstü küllenmiş öyküler göğsümün ilticasına göçerdi şiirin güçlü buluşlarından. Başlıktaki ve metindeki Anlıyor musun? sorusu da aslında cevap isteyen sıradan bir soru değil; Bütün bunları yaşamadan beni gerçekten anlayabilir misin? sorgusuna dönüşüyor. Ancak şiirin kuvveti aynı zamanda zaafına da dönüşmüş: Neredeyse her dize imge olmak istiyor. İmge bu kadar sıklaştığında bazı çok güzel dizeler hak ettiği yankıyı bulamadan yenisinin altında kalıyor. Biraz ayıklanmış hâli şiiri daha az şiirsel değil, tersine daha vurucu yapardı. Çünkü Peri Feride Özbilge’nin malzemesi eksik değil; burada sorun kıtlık değil, şiir ambarının fazlasıyla dolu olması.

Bazı insanlar Anlıyor musun? diye cevap almak için değil, içlerinde taşıdıkları yükün bir başkası tarafından görülüp görülmediğini anlamak için sorar.

Geçmiş bazen çocukluk kadar küçüktür; insan büyüyüp onu yeniden giymeye kalkınca nerelerinin acıdığını anlar.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
yeğinadnan
yeğinadnan, @yeginadnan
9.9.2026 12:51:06
Hayret ???
Nasıl günün şiiri seçilememiş.
Tuhaf

Muhteşem betimlemelerle bezeli gençliklerimizin tertemiz elbiseler gibi bir ipe mandallanmış haliydi. Ve bir hanımın bunu yapmış olması işi daha müstesna kılmış.
satır satır tebrik ve teşekkür.
Etkili Yorum
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
7.9.2026 14:26:20
Bu şiir; kırık umutların, çocukluğa sığınan acıların ve imkânsız bir sevdanın yükünü taşıyan son derece incelikli, duygusal derinliği yüksek bir iç döküm. Şair, hüznü ve yalnızlığı sadece pasif bir kabullenişle değil; zengin imgeler, türkülerin kederi ve sonbaharın buruk rengiyle adeta bir sığınak gibi örerek okurun ruhuna işliyor. Hayatın ve yaşanmışlıkların yarattığı sitem, çocukça bir masumiyet ile olgun bir hayal kırıklığının kesiştiği yerde duruyor; tüm yok oluşlara ve "keşke"lere rağmen, insanın içindeki o kırılgan umut ışığını ve sevginin yaratan gücünü sarsıcı bir içtenlikle hissettiriyor.
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
7.9.2026 11:03:25
Bu dizelerde kelimeler değil, yaşanmışlıklar konuşuyor gibi duruyor. Bazı cümleler insanın içinde uzun süre kalacak cinsten. Ben severek okudum. Kaleminize sağlık. Kutlarım sizi...
Kızılelmalım
Kızılelmalım, @kizilelmalim
7.9.2026 04:40:07
Harika duygularınızla yazmış olduğunuz gönül sesinizi beğeniyle okudum hislenen kalbiniz yazan kaleminiz dert görmesin selâm ve sevgilerimle Allah'a emanet ol...
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
7.9.2026 00:15:41
Bu şiire nasıl yorum yapabilirim ki!... Hangi mısrasına uzansam elim acıyor... Vaz geçtim yorum yapmıyorum ama bu harika eserinizi günüm şiirleri arasına alarak selamlıyorum.

Fatih Kısaparmak'ın "Kilim müziğiyle birlikte okununca bir başka güzellik oluyor.." Kutlarım yürekten. Hayırlı geceler
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL