Her çocuk sanatçıdır. mühim olan büyüyünce de öyle kalabilmektir. pablo picasso
redfer
redfer

Sînede pinhân olan âteş değer

Yorum

Sînede pinhân olan âteş değer

( 5 kişi )

3

Yorum

11

Beğeni

4,8

Puan

122

Okunma

Sînede pinhân olan âteş değer

Vezin: Fâilâtün Fâilâtün Fâilün

Ham olan kalsın bu sevdâdan ırak,
Olgunun kârı yanıp küllenmedir ancak. (1 )

Her perdede bir neş’e-i can pinhândır,
Her nağmede bir remz-i dil-i hâyândır. (2 )

Aşk elinden kim ki içmiş bir kadeh,
Ona dünya bir hiçe benzer, ey kadeh! (3 )

Kessin artık dil kelâmı, dursun âh,
Aşka teslim olmaktır ancak doğru rah. (4 )

Dinle ey can, dinle bu ney nâlesin,
Sırrı anla, kır şu aklın kâsesin! (5 )

Pür-ziyâ etsin bu bezmi feyz-i aşk,
Kalsın âlemde sadece meşk-i aşk. (6 )

Yansın imdi sineler bu nâleden,
Dolsun âlem nûr-ı aşkla lâleden. (7)

Sûz-ı hicranla tutuşsun her gönül,
Bülbülün efğânına yansın bu gül. (8 )

Kıl tefekkür her dem ey can, ol agâh,
Vuslatın yolunda Hak’tır tek pênah. (9 )

Redferî söyler bu nâyın razını,
Çekmededir aşkın sonsuz nazını. (10 )

Sîne-i pür-sûza el ur, sûzı gör,
Neydeki efğândaki Rûz’u gör.(11 )

Sırr-ı Hak’tır neydeki efğân u zâr,
Söyleyen ol, dinleyen ol, elde var. (12)

Sûret-i zâhirde bir kuru kamış,
İçte ama aşk-ı bî-pâyân varmış. (13)

Sînede pinhân olan âteş değer,
Her ne söylerse gönül mülkün deler. (14)

Aşka pervâne olan bilsin bunu,
Aşktadır hem mebde-i hem sonu. (15)

Kan bürümüştür bu vuslat yolunu,
Kim sorar bilmem ki hicran kulunu? (16 )

Cânı târ-ı ney gibi inletmede,
Sırr-ı dildârı cihâna etmede. (17 )

Bir nefeslik ömrü vardır kâinat,
Sırra ermektir murâd-ı şeş-cihat. (18)

Gözlerin kördür eğer zâhir görür,
Bâtın-ı âlemde Hakk bir bir yürür. (19)

Âşık-ı sadık olan ermiş meye,
Aklı terk etmiş de uymuş nâleye. (20)

redfer

Günümüz Tükçesiyle

1-Ham olan, olgunlaşmamış kişi bu sevdadan uzak dursun; çünkü olgun insanın kârı, aşk ateşinde yanıp kül olmaktır. (Mevlevi öğretisindeki "Hamdım, piştim, yandım" düsturuna açık bir atıftır.)

2-Neyin her perdesinde cana neşe veren bir gizem vardır; her nağmesinde hayran olan bir gönlün işareti saklıdır. (Musiki ve nağmelerin ruh üzerindeki derin tasavvufi etkisi işlenir.)

3-Ey kadeh! Aşk elinden bir kadeh içen kimse için bu fani dünya artık bir hiçten ibarettir. (Aşk şarabından tadan kimsenin dünyevi hırslardan arınması anlatılır.)

4- Artık dil konuşmayı kessin, ah etmeler dursun; zira doğru yol, yalnızca aşka tamamen teslim olmaktır. (Sözün bittiği yer olan hal diline ve teslimiyete geçiş ifade edilir.)

5- Dinle ey can! Bu neyin iniltisini iyi dinle; sırrı kavra ve aklın o dar kasesini kır gitsin! (Manaya ulaşmak için mantık sınırlarının ötesine geçme çağrısıdır.)

6- Aşkın bereketi ve feyzi bu meclisi nurla doldursun; şu alemde geriye sadece aşkın meşki ve talimi kalsın. (Alemin tek gerçek neşesinin aşk meşki olduğu temenni edilir.)

7- Şimdi gönüller bu feryatla tutuşup yansın; bütün alem aşkın nuruyla kızıla, laleye bürünsün. (Aşkın yarattığı coşku ve manevi dönüşüm görsel simgelerle anlatılır.)

8- Ayrılık ateşiyle her gönül tutuşsun; bülbülün bu feryadına gül de yanıp eşlik etsin. (Klasik edebiyatın bülbül ve gül simgeleri üzerinden aşktaki ortak feryat dile getirilir.)

9- Ey can! Her an tefekkür et, uyanık ol; kavuşma yolunda tek sığınak ve barınak Hakk’ın kendisidir. (İnsanın gaflletten uyanıp sığınacağı tek merci gösterilir.)

10- Redferî, bu neyin gizli sırlarını söylemekte ve aşkın sonsuz nazını, cilvesini çekmektedir. (Makta beytinde şair, neyin diliyle aşk yolculuğundaki sabrını ve sadakatini dile getirir.)

11- Yanan bağrıma elini koy da oradaki ateşi gör! Neyin iniltisindeki o büyük tecelliyi (İlahı günü/ışığı) seyret. (İnsanın iç dünyasındaki aşk ateşinin neyin feryadıyla dışa vurumu anlatılır.)

12- Neydeki bu feryat ve ağlayış, aslında Hakk’ın sırrıdır. Sözü söyleyen de O’dur, onu dinleyen de; elimizde kalan sadece O’nun varlığıdır. (Vahdet-i vücud anlayışına gönderme yapılarak, neyden çıkan sesin kaynağının İlahi nefes olduğu vurgulanır.)

13-Dış görünüşe bakarsan ney sadece kuru bir kamıştır; fakat onun içinde ucu bucağı olmayan bir aşk saklıdır. (Madde ile mana arasındaki karşıtlık; kuru kamış beden, içindeki ses ise ruhtur.)

14- Göğüste gizlenen o aşk ateşi öyle değerlidir ki, gönülden ne çıkarsa çıksın kalbin mülkünü delip geçer. (Aşkın dönüştürücü ve tesirli gücü ifade edilir.)

15- Aşkın etrafında pervane gibi dönen pervaneler bilsin ki, varlığın başlangıcı da sonu da yalnızca aşktadır. (Varoluşun gayesinin İlahi aşk olduğu belirtilir.)

16-Bu kavuşma yolu kanla kaplanmıştır; ayrılık acısıyla yanan bu kulun halini bilmem ki kim gelip sorar? (Hakikat ve vuslat yolunun çetinliği, çekilen çileler sembolize edilir.)

17- Ney, canı bir tel gibi inletmekte ve sevgiliye ait o gizli sırları bütün cihana ilan etmektedir. (Neyin çıkardığı her ses, İlahi sırların birer yansıması olarak görülür.)

18- Şu kâinatın topu topu bir nefeslik ömrü vardır; altı yönde (dünyada) bulunmanın tek amacı o gizli sırra ermektir. (Dünyevi ömrün geçiciliği ve insanın yaratılış gayesi hatırlatılır.)

19- Eğer sadece görünen dış dünyayı görüyorsan gözlerin kör demektir; zira görünmeyen mana aleminde adım adım yürüyen yalnızca Hakk’tır. (Zahir ve batın ayrımı yapılarak kalbi görmenin gerekliliği vurgulanır.)

20- Aşkın sadık âşığı, o manevi şarapla sarhoş olmuştur; aklı bir kenara bırakıp neyin iniltisine uymuştur. (İlahi aşk karşısında aciz kalan beşeri aklın teslimiyeti anlatılır.)



Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

80% (4)

4.0

20% (1)

Sînede pinhân olan âteş değer Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Sînede pinhân olan âteş değer şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sînede pinhân olan âteş değer şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
3.9.2026 12:20:07
5 puan verdi
İlahi aşkı, neyin feryadını ve insanın hamlıktan olgunluğa uzanan yolculuğunu ne kadar da güzel anlatmışsınız İlyas Hocam. “Sûret-i zâhirde bir kuru kamış, içte amma aşk-ı bî-pâyân varmış” beytini gerçekten çok beğendim. Beyitlerin günümüz Türkçesiyle açıklanması da şiirin derinliğini anlamayı oldukça kolaylaştırmış. Kutluyorum, kalbi selamlarımla.
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
3.9.2026 13:23:27
aklı ve zahiri görüntüyü bir kenara bırakarak aşka, seyrüsefere ve ilahi teslimiyete ulaşmanın; insanın hakikate ve Hakk'a varan tek doğru yol olduğudur.
Etkili Yorum
Ali Ekber Hırlak
Ali Ekber Hırlak, @aliekberhirlak
3.9.2026 12:22:24
4 puan verdi
Çok anlamlı tasavvuf duygular içeren bir şiir di eyvallah...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL