2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
76
Okunma
Kendi dar zindanında kibir imiş tek harcın,
Ödemeye yetmedi vefa denen o borcun.
Sessizce taşıdığın o nasipsiz gölgeni,
Aynaya bıraktım ben; yüzleştirsin o seni.
Cevher sanıp sunduğun meğer boş bir hevesmiş,
Varlık sanılan ruhun harcanmış bir nefesmiş.
İçinde sakladığın karanlık niyetini,
Vicdana bıraktım ben; sorgulasın o seni!
Hiçlikle beslediğin o sahte duruşunu,
Kendi elinle yıktın bende varoluşunu.
Zamanın hüzmesinde kaybolan o rengini,
Ahenge bıraktım ben; karalasın o seni.
Derin bir sükût çöker hakikatin yerine,
Bir daha dokunamaz ellerim ellerine.
İçimde ukde kalan o yarım gülüşünü,
Surete bıraktım ben; giryan etsin o seni.
Boşlukta yankılanan dilsiz çığlıklarımı,
Söyle hangi sessizlik örtecek suçlarını?
Kulağında çınlayan o vebal feryadını,
Yankıya bıraktım ben; boğsun artık o seni.
Yakıp da külettiğin o masum emelleri,
Söyle hangi kıvılcım ısıtır ellerini?
İçinde harlanan o vefasızlık ferini,
Küllere bıraktım ben; yaksın artık o seni.
Güneşten kaçırdığın o karanlık yüzünü,
Gölgede sakladığın o vefasız sözünü.
Samimiyetten uzak o buz tutmuş hissini,
Ayaza bıraktım ben; vursun artık o seni.
Gözümde büyüttüğüm o sahte cennetini,
Bir çölün ortasında sınarken hiddetimi;
Su diye sarıldığım o dilsiz hasretini,
Seraba bıraktım ben; yorsun artık o seni.
Hakikat diye sunup saptığın o yolları,
Çıkmazda tükettiğin o en güzel yılları...
Eğriyle ördüğün o sakat adımlarını,
Çıkmaza bıraktım ben; yutsun artık o seni.
Solup giden dalımda kalmadı hiç yaprağın,
Çorak bir çöle döndü bastığın o toprağın.
Mevsimsiz dökülen o vefasız her meyveni,
Hazana bıraktım ben; döksün artık o seni.
Bir karanlık kuyuda boğarken benliğimi,
Rüsva ettin sen beni, kaybettim kimliğimi.
İçinde büyüttüğün gözümden düşen fani,
Girdaba bıraktım ben; yutsun artık o seni.
Bütün hesaplar bitti, kapandı puslu defter,
Her sözün son durağı nihayet olur mahşer.
Ömrümü heder kılıp boca eden lekeni,
Kadere bıraktım ben; tartsın artık o seni...
HaTTaB(Y.K.)
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.