9
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
115
Okunma
Yokluğu elleriyle tutan kadını gördün mü sen.
Şaşırma sakın,
Yokluğu, dedim.
Doğru...
Kırılan gönlünü,
Yok olup giden umutlarını,
Hiç olmayacak,
Gerçekleşmemiş,
Gerçekleşmeyecek hayallerini tuttuğunu sanıyor ellerinde...
Sakın ona ellerin boş deme..!
Görürsen onu, saçlarına bak.
Diken diken.
Bakım bilmezki onun saçları.
Onun bildiği tek bakım,
Evi,çocukları....
Açlığa aldırmamayı da çoktan öğrenmiş o.
Çocukları aç kalmasın yeter.. .
Ona aç mısın diye sorma...!
Kendi açlığına değil,
Günlerdir doyuramadığı iki yavrusuna ağlar....
Ona “iyi misin?” de deme...
İyiliği çoktan unutmuştur o.
Kendini sormayı,
Kendinden vazgeçtiği gün öğrenmiştir...
Bir lokmayı ikiye bölüp,
“Ben tokum,” der çocuklarına.
Onun midesi değil,
Yüreği sızlar geceleri...
Kimse bilmez;
Çocuklar uyuduktan sonra
Mutfağın başında ne kadar sustuğunu...
Boş tencerenin kapağını
Kaç kez açıp kapattığını...
Sonra aynaya bakar.
Yüzünde kendinden kalan,
Bir parça kadın arar...
Saçlarını toplar,
Yarın yine anne olacaktır.
Yine gülecek,
Yine “geçer” diyecek çocuklarına...
Oysa bazı şeyler geçmez;
Bazı yokluklar
İnsanın içine yerleşir de
geçmez...
Sen onu bir gün
Sokakta görürsen eğer,
Öyle uzun uzun bakma.
Onun ellerinde,
Kimsenin göremediği bir dünya vardır.. .
Sakın elleri boş sanma onu.
O, annedir.
Hiçbir şeyi olmayanların değil,
Her şeyini kaybettiği hâlde,
Çocuklarına hâlâ bir dünya taşımaya çalışanların adıdır... (YEP) 🇹🇷
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.