0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
59
Okunma

Pir Sultan oluyorum çoğu kez,
Kafa tutuyorum Hızır Paşa’ya.
"Dönen dönsün" diyorum,
"Dönmüyorum yolumdan"
Ve can veriyorum bir darağacında...
Nazım oluyorum bazen de,
"Ben bir ceviz ağacıyım" görmediğiniz.
Kılıç gibi sallıyorum kalemimin ucunu,
Destanını yazıyorum kurtuluşunun.
Ve geberiyorum memleket hasretinden...
Bir de bakıyorum Orhan Veli olmuşum,
Gökyüzünü boyuyorum siz uykudayken.
Bir uyanıp bakıyorsunuz, gökyüzü mavi.
Alıp başımı gidiyorum gün oluyor da,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra...
Ahmet Arif oluyorum kimi kez,
Ham çarıkta buluyorum bir ayağımı.
Kapatılan gözlerle üşüyorum da...
"Oy havar!"
Hançer yalımı buluyorum sol tarafımda...
Hasan Hüseyin olmadan durur muyum hiç?
Ben şimdi kaç kişiyim söyleyin hadi!
Hesabını soruyorum suskunluğunuzun.
Haziran’da ölmek zor diye belki,
Şubat’ta ölüyorum, mutlak o yüzden...
Attila İlhan oluyorum bazen de,
Sisler Bulvarı’ndayım akşam çökerken.
"Git başımdan" diyorum, Aysel gitmiyor.
Mıh gibi aklımda tutuyorum adını aşkın.
Dövülüyorum bir de çok gözlüklüyken...
Nesimi oluyorum çok kez de,
Minnet eylemiyorum rızkım için kimseye.
İki cihan bana sığarken,
Sığamıyorum ben bu cihana.
Yüzülüyorum keskin bir bıçağın ucunda...
Veysel oluyorum arada bir de,
Birliğe çağırıp insanoğlunu.
Sazıma sarılıyorum silahım diye.
Zehirli insandan umudu kesip,
Şu kara toprağa sığınıyorum...
Neyzen olacağım bir gün mutlaka,
Kim bilir belki de o gün bugündür.
İçimi soğutmuyor bildik cümleler.
Söyleyeceğim lafımı dolandırmadan,
Söveceğim, döveceğim dilimle.
Benim son günlerde Neyzen olmaya,
O dili kullanmaya ihtiyacım var...
Gün güzellikler getirsin...
Dinçer Dayı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.