0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
45
Okunma

Aşk...
Filmlerde izlediğin,
senaryosu kulun elinde olan,
finalinde sevenlerin kavuştuğu masal değildir.
Aşk;
sana anlatılan Aslı ile Kerem,
ecnebide ise Romeo ile Juliet
hikayelerindeki duygu karmaşası değildir.
Eğer beyaz atlı prensi bekler,
öpünce kurbağaya dönen prensesi ararsan;
tıpkı Don Kişot gibi
yalnızca rüzgara karşı savaşır,
kendini kandırmaktan öteye gidemezsin.
Oysa Aşk; cesarettir.
"Sev beni, seveyim seni"
alışverişinden münezzehtir.
Nefsinin yarattığı her türlü
bencil, kibir ve egoya kapatılmış,
bedeli hakkıyla ödenmiş bir duygu selidir.
Aşk;
kalbindeyken sevip koruduğun,
yok olduğunda aşağılayıp itip kalktığın değildir.
Aşk;
ellerini tutup gezerken namusun,
ayrıldıktan sonra ortalığa saçtığın değildir.
Aşk;
layığında huzur,
olmayanında büyük bir kusurdur.
Bu sebepten bil ki;
bu kainattaki en büyük aşk
başta Allah’a olan,
ardından kendinedir.
Ve son olarak;
ailenle, seninle geçinmeye
gönlü olana duyulandır.
Gerisi...
senin senaryonda
figüranlıktan öteye gidemeyecek insancıklardır.
Aşk ile kalın...
Dinçer Dayı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.