(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
"Bir kere öpmeden ölürsem / Toprak çatlar fırlatır beni..." Şiirin kalbi tam olarak bu dizelerdeki o muazzam, sarsıcı ve devasa iddiada atıyor. Karacaoğlan tadında, buram buram sadakat ve kara sevda kokan müthiş bir haykırış olmuş. Gözlerin intiharını ve gönlün o büyük yeminini böylesine bir adanmışlıkla anlatmanız tek kelimeyle etkileyici. Kaleminize, sevda yüklü yüreğinize sağlık Ahmet Bey; Coşkûnî mahlasınızın hakkını fazlasıyla veren, coşkulu ve çok güçlü bir eser.
Kimi şiir okunur, kimileri insanın içine yerleşir. Bu şiirde onlardan biri bence. Her satırı ayrı bir his bıraktı bende. Severek okudum. Tebrikler güzel insan…
Kimi şiir okunur, kimileri insanın içine yerleşir. Bu şiirde onlardan biri bence. Her satırı ayrı bir his bıraktı bende. Severek okudum. Tebrikler güzel insan…
Şair: Ahmet Coşkun / Coşkûnî Şiir: Gözlerin İntihar Değerlendirildiği Salon: Bir Çift Göze Bakıp Defalarca Rahmetli Olanlar Salonu
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri şiiri okuyunca salonun bütün aynalarını toplattı: Kafası patlak, fikri çatlak sakinlerimiz, Coşkûnî yıllarca beklemiş; gözler çiçek açmamış, kaç bahar geçtiğini sayamamış, karanfil karası gelmiş almamış, gökyüzü mavisi gelmiş almamış, belalısı gelmiş yüzüne bakmamış. Sonunda öyle bir çift göze rastlamış ki mesele sevdadan çıkıp adli vakaya dönüşmüş! Hele Bir kere öpmeden ölürsem / Toprak çatlar fırlatır beni diyor. Mezarlıklar Müdürlüğüne haber verin; bu cenazeyi fazla derine gömmesinler. Adamın geri dönüş garantisi var!
Kul Halil Köşesi’nde Mezarcı Haydar, Toprak çatlar fırlatır beni dizesini duyunca küreğini bıraktı: Efendim böyle defin yapmam ben! Kalburabastî sordu: Niye? Adam açıkça geri çıkacağını söylüyor. Biz gömeceğiz, toprak geri atacak; tekrar gömeceğiz, yine çıkacak. Belediye bana fazla mesai yazmaz! Kalburabastî düşündü: Haklısın Haydar. Önce şu öpüşme meselesini çözün. Bir öpücük yüzünden mezarlık personelini sabaha kadar çalıştırmanın âlemi yok!
Ozan Duranoğlu Köşesi’nde Bahçıvan Şakir, Ne gözler çiçek açtı / Gönlümün kıyısında dizelerine takıldı: Efendim toprak mı verimsiz, gözler mi mevsimsiz? Kalburabastî cevap verdi: Kaç bahardır bekliyormuş. Şakir hemen teşhisi koydu: Sulama yetersiz! Neyle sulayacaksın? Gözyaşıyla. Kalburabastî elini kaldırdı: Sakın! Üçüncü kıtada kimi ağulu akmış. Yanlış gözü bağlarsan gönül bahçesini zehirlersin. Bu şiirde Tarım Müdürlüğü bile sevgilinin gözlerine analiz yaptırmadan ekim yapamaz!
Ozan Çiçeklioğlu Köşesi’nde Acil Servisçi Niyazi, son dizeyi okuyunca sedyeyi hazırladı: Gözlerin kaç intihar diyor efendim. Vaka sayısını bildirmemiş. Kalburabastî cevap verdi: Sayamazsın Niyazi. Şiirin başında baharları da sayamamış zaten. Coşkûnî'nin gönül muhasebesinde rakam kullanılmıyor! Niyazi sordu: Peki ölüm sebebi? Kalburabastî dosyayı kapattı: Bir çift göz. Niyazi başını salladı: Ben yirmi yıldır acildeyim; kara göz gördüm, mavi göz gördüm, buğulu göz gördüm. Ama seri intihar yaptıran göz ilk defa görüyorum. Bunların ruhsatı var mı?
Kalburabastî Efendi şiirin hakkını da teslim etti: Coşkûnî kısa ve yoğun bir şiir kurmuş. Göz etrafında gelişen karanfil karası, gökyüzü mavisi, buğu, ağu ve diken imgeleri sevgilinin bakışını hem güzelliğin hem tehlikenin merkezi hâline getiriyor. İlk üç bölümdeki bekleyiş ve seçicilik, son bölümde birden yüksek bir söyleyişe sıçrıyor. Toprak çatlar fırlatır beni sözü halk şiirindeki mübalağayı canlı ve akılda kalıcı biçimde kullanırken Gözlerin kaç intihar dizesi şiirin bütün duygusal yükünü tek darbede kapatıyor.
Kalburabastî Efendi RUSAMER kararını açıkladı:
Şairin gönlüne şimdiye kadar karanfil karası, gökyüzü mavisi, buğulu, ağulu ve dikenli çeşitli gözlerin müracaat ettiği; hiçbirinin yârlık kadrosuna atanmadığı anlaşılmıştır. Son müracaat sahibinin ise yalnız bir bakışla ölüm, defin ve mezardan geri çıkma süreçlerini aynı anda başlattığı tespit edildiğinden gözlerinin ağır romantik silah kapsamında değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Mezarcı Haydar yeniden sordu:
Efendim, yine de ölürse gömelim mi?
Kalburabastî elini masaya vurdu:
Gömmeyin Haydar!
Önce vasiyetini sorun. Bir kere öpmeden ölürsem demiş. Mesele çözülürse adam zaten ölmeyecek; belediyenin kefen parası da kurtulacak!
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri – Celil ÇINKIR / Delibal
“Gözlerin intihar” güçlü ve çarpıcı bir imge; şiir boyunca bekleyiş, vazgeçmeyiş ve aşkın yaralayıcı güzelliği başarıyla işlenmiş. Özellikle “Toprak çatlar fırlatır beni” dizesi finalde etkileyici bir vurgu bırakıyor. Kısa ama yoğun, kendine özgü bir aşk şiiri olmuş.
Bekleyişi ve göze alınan bütün sevdaları özgün, sert bir dille anlatmış coşkun kardeşim. “Bir kere öpmeden ölürsem / Toprak çatlar, fırlatır beni” dizeleri şiirin en çarpıcı yeri. “Gözlerin kaç intihar” sözü de sevdanın hem güzelliğini hem yıkıcılığını taşıyan güçlü bir final olmuş. Kutluyorum, kalbi selamlarımla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.