0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
25
Okunma
Dünyanın değiştiğini kabul edemiyorum dostum,
Aklım kabul etse de gönlüm kabul etmiyor.
Her gün biraz daha yabancı geliyor bana bu çağ.
Yollardan geçiyorum,
Ama kaldırım taşları bile sanki başka bir dille konuşuyor.
İnsanlar telaşla yürürken yanımdan,
Ben hâlâ eski adamların ağır adımlarını arıyorum;
Yavaş yürüyen, konuşmaya vakit ayıran insanları...
Biz çocukken sokaklarda ne oynardık,
Hatırlıyor musun dostum?
Misketler yuvarlanırdı avuçlarımızda,
Yere düşen topun sesi bütün mahalleyi uyandırırdı.
Şimdi çocukların bile gözünde ekran ışığı;
Göz göze gelmek yok,
Yan yana oturup susmak bile yok artık.
Kalabalıklar içinde yalnız kalmak ne garipmiş.
Antika kitapların müdavimiyim dostum,
Tozlu sayfaların arasında kaybolurum bazen.
Unutulmuş bir sayfanın ilk kelimesinde
Çocukluğumu bulurum.
Ah, o eski kitaplar var ya...
Sanki hâlâ dedemin sesini saklıyor içinde.
Bazen nefesim daralıyor be dostum,
Sanki hava başka, sanki gökyüzü dar.
Nasıl olur yahu ölümlü dünyada diye günlerce düşünürken
Uyku gözlerimden kaçıyor,
Gecelerim geçmişin gölgeleriyle doluyor.
Ne kadar uğraşsam da anlamıyorum artık;
Hadiseleri, insanların telaşını,
Hangi yöne aktığını bu çağın...
Yoksa ölümü öldürdük de haberim mi yok?
Akvaryumdan düşmüş balık gibiyim dostum;
Bir yanım hâlâ suya ait,
Bir yanım Filistin gibi çaresizce karayı arıyor.
Yaşamak nedir, nefes almak nasıl olur,
Onu bile unutmuş gibiyim.
İmkân olsa keşke dostum,
Şöyle eskilere gitsem...
Sobalı odalarda anne kokusuna karışsam,
Çayın buharında dost sohbetine karışsam.
Komşunun kapısının kilitsiz olduğu zamanlara,
Bir tabağın paylaşıldığı günlere dönsem.
Gitsem ve orada kalsam,
Bir daha da geri dönmesem.
Hayal hiç geçmiş için kurulur mu dostum?
Kuruyorum işte...
Sonra da kendime kızıyorum.
Boş ver, sen mülayim bir insandın diyorum,
Ne zaman bu kadar sert,
Ne zaman bu kadar öfkeli oldun?
Cevabını bile veremiyorum.
Belki de çağ değil bana ağır gelen dostum,
Belki ben bırakamıyorum eski zamanları.
Bir yanım hâlâ annemin dizinin dibinde çocuk,
Bir yanım eski sokaklarda kaybolmuş genç.
Ben, kendi kalbimin içinde sürgünüm artık;
Ne bugüne sığabiliyorum,
Ne de geçmişi bırakabiliyorum.
İnsan hiç ilkokuldaki mevsimler tablosunu özler mi dostum?
Onu bile özlüyorum işte...
15 Eylül Pazartesi 2025
Saat : 22:00 da yazıldı. Başlık bulamadım.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.