2
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
55
Okunma
Bir nefes aldım…
Dağlar sustu, geceler eğildi,
Yıldızlar göğün bağrında birer yara gibi kaldı.
Ben seni düşündüm,
Dünya yine sessizce döndü,
Ama benim içimde bir ömür durdu.
Nefes…
Ne kadar kısa bir kelime,
Ne kadar ağır bir kader…
Bir nefeste doğar insan,
Bir nefeste sever,
Bir nefeste kaybeder,
Ve bazen bütün ömrünü
Tek bir nefese sığdırır.
Ben gecelerin içinden geçtim,
Omzumda yarım kalmış hikâyeler,
Gözlerimde dönmeyenlerin yolları vardı.
Her adımımda bir hatıra,
Her susuşumda bir çığlık,
Her nefesimde senden kalan
Sessiz bir veda vardı.
Ey nefes…
Sen misin beni hayatta tutan,
Yoksa her gelişinde
Biraz daha mı hatırlatıyorsun
Kaybettiklerimi?
Bazen bir insan gider,
Kapı kapanır…
Ama onun ardından
Bir ev değil,
Koca bir dünya sessizleşir.
Ben o sessizliğin içinde kaldım.
Ne sesin kaldı gecemde,
Ne ellerinin sıcaklığı…
Sadece adın kaldı
Duvarlara sinmiş bir dua gibi.
Ve ben her gece
Başımı göğe kaldırıp sordum:
“Neden bazı insanlar
Kalbimize sonsuza kadar kalacakmış gibi girer de
Bir gün sessizce çıkar gider?”
Cevap gelmedi.
Sadece rüzgâr geçti penceremden,
Eski bir türkünün kırık ezgisi gibi…
Ve ben anladım:
Bazı acıların ilacı yoktur,
İnsan sadece onlarla yaşamayı öğrenir.
Ben savaştım!
Kaderle savaştım,
Yalnızlıkla savaştım,
Kendi içimde büyüttüğüm karanlıkla savaştım.
Nice geceler devirdim
Kimsenin bilmediği cephelerde.
Kimse görmedi yaralarımı,
Kimse duymadı içimdeki savaşın sesini.
Ama ben yine de yürüdüm.
Çünkü önümde yol,
Arkamda hatıralar,
Göğsümde kırılmış bir kalp,
Dilimde tek bir kelime vardı:
Nefes…
Bir nefes daha!
Düştüğüm yerden kalkmak için,
Kaybettiklerime rağmen yaşamak için,
Kırıldığım hâlde iyilikten vazgeçmemek için…
Bir nefes daha!
Annemin duasını hatırlamak için,
Çocukluğumun sokaklarına dönmek için,
Uzaklarda kalan dostların sesini
Bir kez daha duymak için…
Bir nefes daha!
Belki yarın güneş doğar,
Belki yıllardır kapalı duran bir kapı açılır.
Belki hiç beklemediğim bir anda
Bir ses gelir:
“Ben buradayım.”
İşte o zaman
Bütün gözyaşlarımın hesabını
Gökyüzüne bırakırım.
Ama dönmezsen…
Ben yine seni kötü anmayacağım.
Çünkü bazı insanlar
Hayatımıza kalmak için değil,
Bize sevmeyi öğretmek için gelir.
Sen gittin…
Ben kaldım.
Sen sustun…
Ben şiir oldum.
Sen unuttun…
Ben her gece
Bir nefesin içinde seni yeniden buldum.
Şimdi gecenin en karanlık yerinde
Yalnız başıma oturuyorum.
Şehir uyuyor.
Sokaklar susuyor.
Gökyüzü ağır bir perde gibi üzerime kapanıyor.
Ben gözlerimi kapatıyorum…
Ve içimden bir dua geçiyor:
“Allah’ım…
Bana bir nefes daha ver.
Ama bu kez geçmişe değil,
Hakk’a doğru yürümek için…”
Bir nefes daha…
Kırılan kalbimi affetmek için.
Bir nefes daha…
Gidenleri uğurlamak için.
Bir nefes daha…
Çocukluğumu içimde yeniden uyandırmak için.
Bir nefes daha…
Sevdiklerime sarılmak için.
Ve son nefese kadar…
İnsan kalabilmek için.
Çünkü hayat dediğin
Bir avuç zaman,
Bir avuç hüzün,
Bir avuç sevda…
Ve sonunda herkesin elinde kalan
Sadece bir nefes.
O yüzden bırakın bugün
Dünya üzerimize gelsin.
Bırakın yollar bizi yorsun.
Bırakın geçmiş içimizde ağlasın.
Biz yine ayağa kalkacağız.
Başımız göğe değecek kadar onurlu,
Kalbimiz affedecek kadar büyük,
Ruhumuz susacak kadar huzurlu…
Ve karanlığın ortasında
Son bir kez haykıracağız:
BEN HÂLÂ BURADAYIM!
Çünkü nefes alıyorum.
Ve nefes aldığım sürece
Bu hikâye bitmedi.
Nefes…
Bir hayatın başlangıcı,
Bir sevdanın hatırası,
Bir annenin duası,
Bir insanın son umudu…
Ve belki de
Bütün ömrün söylediği
En sessiz,
En hüzünlü,
En büyük söz:
“Ben hâlâ yaşıyorum…”
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.