0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
68
Okunma
Yüzümdeki her çizgi, kaybolmuş bir izin kehaneti.
Bize ait olmayan bir fısıltıyı çalarak sürtünüyor bacaklarıma.
Bir eylemin sancılı eşiğinde susar zaman,
Yıkılmasın diye bu derme çatma dünya mukadderatı.
Kendi kuytusuna çekilmiş, kırgın ve kimsesiz.
Biziz bu kavgada bakışları mühürlenen,
Sen diyemem ben bu hüznün ortasında;
Oysa ne yakışmıştı birbirine ellerimiz.
Göğsümün solundaki o kırık saat mi yanlış vuruyor?
Ama ne kadar beklemeliyim?
Yutamadığımız o düğüm yüzünden mi hiç bitmiyor?
Akıp giden herkesken, ben niye hep aynı saniyede kaldım?
Belki de akrep, kendi kalbine batıyordur geceden.
Çünkü insan, en çok yutamadığı kelimelerden boğulur.
Biz bu tekinsiz masalın neresinde kaybolduk?
Hiç doğmamış gibi,
Ama en çok da o ilk göbek bağı kadar gerçek ve acılı.
Aynı bıçağın kesiğinde kanayan,
Ama asla aynı yarada buluşamayan...
İşte böyle eksiliriz biz;
Biz bu kalabalık eksilmenin ortasında
Dokunsan çatlayacak bir sessizliğin içinde...
Bir yangın tortusu kalır avuçlarımızda gri ve soğuk.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.