0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
36
Okunma
Şubatın ayazında kızıl bir akşam,
Şehir gülerken içimde sessiz bir akşam.
Vitrinlerde güller, sokaklarda telaş,
Ben eski bir hikâyenin son sayfasında savaş.
Bir zaman gözlerin geceme kandildi,
Şimdi her hatıran içimde bir yangındı.
Adını anmasam da susmaz bu şehir,
Bazı izler silinmez, yalnızca derinleşir.
Güller ellerde, yeminler dillerde,
Herkes sevda arıyor ışıklı caddelerde.
Ben bir zaman “biz” dedim, kaldı elimde “ben”,
Bazı aşklar ölmezmiş; değişirmiş yalnızca biçimden.
Bu gece kırmızı, gökyüzü karanlık,
Herkesin aşkı gerçek, benimki ise yanılgı.
Takvim bir gün gösterir, kalp yılları sayar,
Kimi güle kavuşur, kimi dikende kanar.
Bu gece kırmızı, şehir yine uykusuz,
Bir aşkın enkazında kaldım, adı bile sonsuz.
Sen gittin, ben kaldım kendi içimde,
Bir zamanlar sen vardın...
Şimdi şiir var elimde.
Bir mektup saklı hâlâ, mürekkebi solgun,
Her satırı dün kadar yakın, yarınım yorgun.
“Kal” diye başlayan söz “git” diye bitti,
Demek bazı vedaların başlangıcı da gizli.
Ne seni suçlarım artık, ne kaderi anarım,
Kırılan her aynada biraz kendimi tanırım.
Meğer insan sevdiğinde kendinden de verirmiş,
Sonra ayrılık gelir, verdiğini geri istemezmiş.
Bu gece kırmızı, gökyüzü karanlık,
Herkesin aşkı gerçek, benimki bir yanılgı.
Takvim bir gün gösterir, kalp yılları sayar,
Kimi güle kavuşur, kimi dikende kanar.
Ve Şubat geçer...
Güller solar...
Şehir susar...
Ama bazı hikâyeler bitmez;
Sadece insan,
onları başka bir kalple okumayı öğrenir.
~Kobra~
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.