0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
30
Okunma

EY ÇOCUKLUĞUM
Okul biter, çanta düşer omuza,
Koşardık mahalle mahalle, koşa koşa.
Bir ses yeterdi yüzlerce çocuğa:
“Hadi çıkın!” derdik, neşe ile.
İp atlardık, yakar top oynardık,
İki taşla kalemizi kurardık.
Kızlı erkekli el ele koşardık,
Düşsek bile kalkar, yine barışırdık.
Ey çocukluğum, ey güzel eski zaman,
Bir mendil, bir top yeterdi o zaman.
Bir mahalle dolusu dosttu bütün cihan,
Ne güzelmiş meğer, o saf ve temiz zaman.
Akşam olunca saklambaç başlardı,
Ay ışığı taşlı yollara vururdu.
“Eve gelin!” diye anneler çağırırdı,
Bir başka güzeldi o eski akşamlar.
Ne cepte telefon, ne elde ekran,
Bir selam yeterdi dost olmaya her an.
Bir lokma ekmek, bir yudum gazoz,
Paylaşmak zenginlikti, mutluluksa huzur.
Ey çocukluğum, ey güzel eski zaman,
Bir mendil, bir top yeterdi o zaman.
Bir mahalle dolusu dosttu bütün cihan,
Ne güzelmiş meğer, o saf ve temiz zaman.
Şimdi sokak sessiz, pencereler suskun,
Kalabalık çok ama gönüller yorgun.
Hengâme içinde geçiyor bugün,
Huzur, geçip giden günlerde kaldı bugün.
Bir mendil, bir top ve bir ip yeterdi,
Bir mahalle bütün dünyaya değerdi.
Meğer çocukluk, gönlümüze cennetmiş;
İnsan büyüdükçe o cennetten geçermiş.
Ey çocukluğum, ey güzel eski zaman,
Neredesin şimdi, nerdesin ey güzel zaman?
Seksenler, doksanlar kaldı hatıralarda;
Sen kaldın yüreğimde, en güzel hatıra.
Ey çocukluğum...
Ey güzel çocukluğum...
Bir avuç hatıran kaldı yüreğimde;
Ben seni özlüyorum...
Hem de çok, âmâ çok özlüyorum........
Şiir; Ali Şah
İlham; Velayet Aytan Üstad
Müzik Düzenleme; Ali Şah
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.