3
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
67
Okunma

Caddeler metrûk bu gece, sırılsıklam bir melâl,
Köşede müphem bir araç, zifiri yakan tek farı...
Hafiften bir hüzün eliyor gök, sanki bir ihtilâl,
Adımlarım bîtab, ruhum sırılsıklam, ömrüm yorgun.
Bir yanda bu nihan şehir, bir yanda bu muazzam tenhalık,
Dudağımda zamana direnen bir sigara, koru firari.
Rüzgâr esti hoyratça, saçlarım darmadağınık,
Geçti gözlerimin önünden mazi, o kayıp zamanın gubârı.
Kör sokaklarda kaybolmuş o çocuksu gençliğimiz,
Uzak hâtıralar gibi titrer, solgun bir dal ucunda.
Uzundur aslında bu hikâye, çizgileri derin kaderimiz,
Zaman azgın bir nehirmiş, bizse hapis kıyıcığında.
Sarı sokak lambaları sönüyor sükûnetle birer birer,
Şehir sustukça içimdeki o kadim tufanlar uyanır.
Yüküm asırlardan ağır, bu loş ve meçhul seher,
Her adımda önümde uzanan o muamma, o serap canlanır.
Avucumda can çekişen o son mukaddes sıcaklık,
Karanlığın bağrına karıştı o en aşina soluk.
Her nihayet bir başlangıçmış, nihayet anladık,
Şimdi viran bir ömrün o en keskin, en son eşiğindeyim.
Elbet zeval bulacak bu gece, elbet sönecek bu mum,
Maziye sitem beyhude, teslim oldum bu kadere.
Elveda tozlu raflardaki geçmişim, elveda ilk umudum,
Elveda... Elveda ey kalbimin yegâne sığınağı, yağmur kokulum.
Tamer / Kastamonu
12 Ağustos 2026 - 02:22
(Okuyucuya Not: Metrûk: Terk edilmiş / Melâl: Derin hüzün / Müphem: Gizemli / Bîtab: Çok yorgun / Nihan: Gizli / Gubâr: Geçmişin tozu / Kadim: Çok eski / Viran: Yıkık dökük / Zeval bulmak: Sona ermek)
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.