1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
17
Okunma

Tatbiki sevgi emekti tabi ki...
Susuz bir bahçeye su taşımak gibi.
Yorulmak gibi.
Sabretmek gibi.
Ama asıl mesele o değil.
Asıl sevgi, candan öte sevmekti.
Canın acısa da "iyisin" demekti.
Uykun kaçsa da onun rüyasını korumaktı.
Aç kalsan da son lokmayı ona bırakmaktı.
Kendin değildi düşündüğün.
Aynaya bakarken "yakışmış mı bana" değil,
"onu görünce utanır mıyım" diye düşünmekti.
Sevdiğinde yok olmaktı.
Adını unutmak,
soyadını unutmak,
"ben" demeyi unutup
"biz" demeye başlamaktı.
Ben değildi artık hiç bir şey.
Benim derdim, benim yolum, benim hayalim... yoktu.
Bizim derdimiz vardı.
Bizim yolumuz vardı.
Bizim hayalimiz vardı.
İşte o zaman dünyanın yükü olsa sırtınızda,
yine de tüm dertler, çileler size tüy gibi hafifti.
Çünkü yükü tek başına taşımıyordun.
İki omuz vardı.
İki kalp vardı.
İki dua vardı.
Fırtına kopsa, "korkma" diyen bir el vardı.
Yıkılsan, "kalk" diyen bir ses vardı.
Ağlasan, gözyaşını silen bir nefes vardı.
Sevgi buydu Dayı.
Emekti, evet.
Ama emekten öte teslimiyetti.
Kendini feda edip,
karşıdakinde dirilmekti.
Biz olabilmekti.
İki yarım değil,
tek tam olabilmekti.
O yüzden soruyorum:
Sen "ben"i sevdin mi,
yoksa "biz"i mi kurdun?
Dinçer Dayı
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.