5
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
66
Okunma
“Çayda Horon Vuralım”, bir bardak çayın etrafında toplanan dostluğun, Karadeniz’in coşkusuyla birleştiği sıcak ve neşeli bir şiir.
Şiirde çay yalnızca içilen bir içecek değil; dostluğun bahanesi, sohbetin sıcaklığı ve hayatın yorgunluğuna karşı küçük ama güzel bir sığınak olarak karşımıza çıkıyor. Demliğin kaynarken çıkardığı ıslık, çayın kokusuyla gönderilen davetiye ve o davetiyeyi alıp gelen dostlar, şiirin en güzel imgelerinden birini oluşturuyor.
Kahvenin kırk yıllık hatırına karşılık, şair tavşankanı çayın hatırını ömre bedel görüyor. Çünkü burada mesele çayın kendisinden çok, o çayın etrafında kurulan dost meclisi.
Şiirin son bölümünde ise Karadeniz bütün canlılığıyla sahneye çıkıyor: fırtına, dalga, kemençe, tulum, horon ve elbette demli çay…
Şiirin Karadeniz şivesiyle yeniden yorumlanması da bu sıcaklığı ve mizahı daha görünür hâle getiriyor. Böylece dizeler yalnızca okunmuyor; sanki bir Karadeniz gecesinde, dostlarla aynı sofrada söyleniyormuş hissi veriyor.
“Çaysız bir hayat bana çok bayat gelir” diyen şairin sözü, aslında şiirin bütününü özetliyor:
Hayat bazen yorucu, bazen hoyrat olabilir.
Ama bir demlik çay, birkaç dost ve biraz da horon varsa…
Bayat hayat yeniden demlenir.
İşte “Çayda Horon Vuralım”, biraz çayın, biraz dostluğun, biraz da Karadeniz’in kıpır kıpır neşesinin şiiridir.
Haydi dostlar… Çaylar dolsun, kemençe çalsın, horon başlasın!
Ağustos ayının sıcak gecelerinde
Şu bulanık çayı geçtum de geldum
Yoruldum, terledum, hararet bastı
Soğuk sular içtum, ateşum sönmedi
Gelun dostlar, gelun tavşankanı çaya
Dostluğu demlemeye çaya gelun
--
Su dolu demliğimi ocağuma koydum
Daraldum, kapımu penceremu açtum
Alev alev yanan yüreğime çay gerek
Demli çayum üstüne ay şavkı gerek
Fokurdayan demliğim ıslığını çalayi
Çay kokusi dosta davetiye salayi
--
Davetiyeyi okuyan dostlarum geldi
Dostluk kokusini demli çaya katti
Dost Meclisi açıldı yıldızların altında
Gözlerin ışığında hatıralar canlandı
İnce belli bardaklar çayda çıra yaktı
Hüznü, kederu gönlümüzden söktü
--
Kahvenin hatırı kırk yıla bedel derler
Tavşankanı çayın hatırı ömre bedeldur
Kokusu, buğusu, renginde horon vurur
Çaysız bir hayat bana çok bayat gelir
Şu bayat hayatımız çayda tazelensun
Gelun dostlarum, gelun horon vuralum
--
Karadeniz’in fırtınası, dalgası hoyrattır
Esmekten, vurmaktan bıkmaz, usanmaz
Yorulmayan huyu demli çayda uslanır
Çay sezonu açılınca horonlar vurulur
Kemençeler, tulumlar neşeyle kurulur
Horoncular bir bardak çayda demlenur
-/-
www.youtube.com/watch?v=yGI0Pm2NHBs
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.