2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
48
Okunma
Saçım başım dağılmış, rüzgar gibi eserim,
Yaş ile dolmuş benim, yorgun ela gözlerim,
Yüzüm de hiç gülmüyor, kaldım yalnız başına,
Bakma öyle yüzüme, bakma Tanrı aşkına.
Başımda siyah şapkam, durur omuzda palto,
Gelme benim yanıma, kırar atarım salto,
Aklım başımda değil, uçmuşum bulutlara,
Bakma öyle yüzüme, bakma Tanrı aşkına.
Sakalım çok karışmış, bıyığım olmuş burma,
Yakam bağrım açılmış, dönmüşüm bir berduşa,
Böyle biri duruyor, tam da senin karşında,
Bakma öyle yüzüme, bakma Tanrı aşkına.
Kalbimi çalan sendin, güzel sözlerin vardı,
O gözler zeytin gibi, kara kaşların yaydı,
Aklım alırdın baştan, gözlerine bakınca,
Bakma öyle yüzüme, bakma Tanrı aşkına.
Çok dolaştım peşinden, nerelere varmadım,
Sevdanmış attı beni, derin sulara daldım,
Gezdiğimiz sahilde, aradım umutsuzca,
Bakma öyle yüzüme, bakma Tanrı aşkına.
Sevdamı da bırak git, beni böylece unut,
Aynaya bak kendine, verdiğin sözünü tut,
Uzaklarda durupta, bana oyun oynama,
Bakma öyle yüzüme, bakma Tanrı aşkına.
Git gittiğin yerlere, gönlünce eylen yaşa,
Adını çoktan yazdım, duman almış dağlara,
Meçhuli’yem.. Şahittir, turnalar bu sevdaya,
Hala tanımadın mı, bakma Tanrı aşkına.
Meçhuli
Trabzon/Şubat 1978
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.