2
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
69
Okunma
Şimdi şimdiden
Bir yol var aramıza kuş uçumu
Bir hedef, görenlerin haberini asırlardan getirdiği
Karışından uzun değil
Parmaklarımla dokunduğum
Bir göğün yıldızlı yurdu, unuttun mu
Dudağında ki nefes
Koşumuna uzayan siyah atlar var
Kundaklanılan öykü
Düşüncesizlik de öyle büyüyen birer
Tutkusunu urbalayan mahcubiyet
Zordur sadece ayaklarını yürür bilenin,
Kanatlarıyla koşacağını anlaması
Ben de bilmem, sorarım
Bayram nedir sordun,
Beni sordun ırmaklar geçerek tuna’ya
Ellerini öptün mü toprağın dedin
Dedim öpmeden anneden güneşler taranmıyor
Yarının kumral saçları
Hafızasını bilirsin sen de ellerin
Bilir adsız rüzgârları gece rengi saçların
El kalınca gecede güne
Tanrılı, tanrılarlı, tanrısallı bişeyler sıralarlar, inanma
Ne kalır sözün sustuğu yere
Bir olan Hak dan başka
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.