3
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
38
Okunma
akşam olunca öz bağlarına indi hazan yine
sessiz bir sızı üşümüş yorulmuş gönlümde
ayrılık rüzgârı esti savurdu umut dallarımı
adını yazdı yüreğime zamanın ötesinde
alıcı kara kuşlar kaptı götürdü sırrımı
kaptılar avuçlarımdan dualarımı
puslu dağlar örttü yolları uzak düştü köyüm
kekik kokan yaylalarıma aktı çığ gibi özlemim
âlim pınarının başında çocukluğum bekler hâlâ
yüreğimde ısınır sıcacık eski bayramlar sessizce
harman yeri viran şimdi sabanlar dönmüyor
yel savurur hatıralarımı tozar o giden gençliğe
bir türkü havalanır uzaktan ince kederli ve ezgili;
"aman ağ gelin de indi mi ola yayladan "
der de akar girer yüreğime
içimde titrer sönmeyen bir sevdanın ateşi
ne eksilir alevi ne diner acısı gelir benimle
bülbül her seher gülü değil hasreti söyleyince
umut açar kuruyan dallarda yeşil ve sessizce
çalıkuşunun istediği değil dünya serveti
bir avuç vatan toprağı yârin bağrıdır isteği
gün döner her sonbaharın ardında bir bahar vardır
dallar ne kadar kurusa da durur tomurcuk filize
ömür dediğin bir göçtür kuşlar misali
kalan biriken sevda ve vefadır gönülde
yârin yolu uzak olsa da umut yakın durur
gönül sabrıyla yeşerir diri olur sabredende
ve gün gelir akşam iner elmadağ eteklerine
yine seni anarım;
hazan gelir hüzün gelir sen gelirsin yine...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.