1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
157
Okunma
Çölün sükûtuna düşmüş yanık bir ah gibiyim,
Karanlık ufka gömülmüş mühürlü gölge gibiyim.
Geceyle sırrı dökülmüş günah gibiyim,
Kendi tahtının enkazı altında mahkûm kalmış devrik bir hükümdarım!
Lisânı yaktı bu ahlar, gözümde kanlı figan,
Ezel kitâbına yazmış kör devran karanlık an.
Göğsümün mabetine çökmüş alevli bir duman,
Kendi ecelinin davulunu çalan o kimsesiz ve biçare kurbanım!
Ateş denizine gömdüm zehirli zümrüdümü,
Karanlığın tam kalbinde bitirdim bu ömrümü.
Zehri emmiş dumanla boğdum yanan bu yorgun göğsümü,
Kendi cenaze namazında saf tutmuş, ismi silinmiş bir meyyitim!
Kırıldı mühür de söndü geceyken altın tacı,
İçimde kor gibi kalmış unutulmaz bir acı.
Zamanla cenk eden ruhun dökülmüş her ilacı,
Karanlığın öz evladı gibi ebedî bir sükûta gömülen o son çığlığım!
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.