Hedefe kestirmeden giden yol en tehlikeli yoldur. çünkü o kurşunların gittiği yoldur. jerzy lec
Şair Ahmet
Şair Ahmet

Uzak

Yorum

Uzak

1

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

85

Okunma

Uzak


Bir yer olsun uzak, uzak,
Ne hinlik olsun ne bir tuzak.
Bir yer olsun uzak, uzak;
Ama yürekte olmasın pazarlık.

Bir yer olsun uzak, uzak...
Güneş gözlerinde doğsun,
Gün batımı gözlerinde.
Ay ışığını izlesek gözlerinin yakamozunda.

Bir yer olsun uzak, uzak;
Meteorların çarpışmasını izleyelim kutupta.
Sen bana şarkılar söyle,
Ben sana şiirler.

Bir yer olsun uzak, uzak...
Bütün tatlar sende başlayıp son bulsa;
Doymak bilmez dünyanın ortasında,
Bitmek bilmeyen kötülüklerden uzak.




22.07.2026
OP/ESK

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Uzak Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Uzak şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Uzak şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Tigem0663
Tigem0663, @tigem0663
30.7.2026 17:54:51
Ihlamur yetiştiren çocuk


Bir yer olsun uzak, uzak,
Ne hinlik olsun ne bir tuzak.
Bir yer olsun uzak, uzak;
Ama yürekte olmasın pazarlık.

Şair Ahmet-Uzak

Ey Muhammed! De ki: "Ben sadece sizin gibi bir insanım, ancak bana ilâhınızın bir tek ilâh olduğu vahyediliyor. Artık hep O'na yönelin ve O'ndan bağışlanma dileyin. Vay O'na ortak koşanların haline!

Fussilet Suresi

Küçük Mustafa babasının enver hoca tarafından idamından sonra babasından aldığı genetik özellikler sayesinde kem gözlerden uzak bir yerde küçük bir bahçe sahibi olmuştu diktiği ağaçlar ve fidanlar
kum fırtınalarından bile etkilenmeyen bir özelliğe sahiptiler ancak enver hocanın adamları hiç boş durmazdı onlar çok ama çok uzakları dolaşır arı yuvalarında bile hinlik çıkarır ticarette pazarlık kızıştırıp
ara bozarlardı sivri sinekleri 47 tane enver hocanın ise 77 tane dişi vardı sanki ilk ateist devleti kurdum diyerek övünürdü ağzının içindeki dişler insan ve ölü eti kesen testerelere benzerdi bu testere
dişlerinde ise sadece insan kanı vardı küçük mustafanın babası idam edilmeden önce oğluna ıhlamur ağacı dik ve yetiştir tek bir ilaha Cenabı Hakka yönel ondan bağış ve af dile diyerek öğüt verirdi anne
Esma sultan ise kocasından sonra ıhlamur ağaçları ile konuşmanın yolunu öğrenmiş ılıman ve tropik mevsimleri seven ıhlamur ağaçları sesini bu kadına vermiş yüreklerini bizim mustafaya
açmışlardı sanki hemde hiç pazarlık yapmadan küçük mustafanın hinlikten cinlikten uzak bir coğrafyada yetiştirdiği ağaçlara kuşlar konar ıhlamur tanelerini kaparak göğe yükselirlerdi çok yakında bu güzelliği enver hocayada fısıldayacaklardı
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL