7
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
90
Okunma

Bir tarafımız eksik , bir tarafımız yamalı...
Gözyaşlarımız bile , suya değmiyor artık...
İçime akan...kan taşında , yoğrulmuş sabır..
Bitmeyen gecelerde büyür her şey , ölümsüz..
Elma kokulu..
Hasretin var ya...
Benim çocukluğumdan kalan , yollar..
Çamurlu ayakkabılar
Aşk dürtülerinde pancar kırmızısıydı...sanki...
Elmalar..
Ilık bir merhabanın , ardından ıslanırdı bedenler...
Utangaç...
Bahçemizdeki çardak gülü , her gün açardı
Gücümseyen..
Yüzümüze hasret...
Gül kokuyordu...bahçeler , mis kokan....
Sabahlara uyanırdık...
Çocukluk aşkı diyorlar ,
Kızlar bayramda cicili , bicili ...giyinirdi..
Sicim ipler salınırdı gökyüzüne ,
Özgür uçurtmalara..
Macuncu . şekerci , sarı burma , dondurmacı...
Dondurmalar baskı gofret , yemesi çok çıtırdı...
Gökyüzü pembeydi , pamuklu şekerlerdeki tat..
Vazgeçilmezdi...
Tebeşirle çizilmiş kaldırımlar da , kız çocukları oynar...
Sek-sek....çizgilerini geçen ayaklar , oyun dışı..
Çizgide ölürdü..
Hayatı bize uygulamalı öğretirlerdi , kesin..
Kurallarıyla...
Çilek , domates tarlalarına , izinsiz girilmezdi...
Patlıcan tarlasında , ayaklarımızı bir kaşıntı dalardı...
Sert ağacından yontardık , patlıcan çatalını...
Sapan yapardık kuş lastiğin de...
Sapanı arasına taş koyar da , fırlatırdık..
Denk gelecek ya...bir kuşun katili olmuştum
Bir bahçeye düşerken sessizdi , otların arasında..
Aldım avucuma , ölmek üzereydi...
Kuşun arka ayakları titriyordu durmadan...
Avucumda bir an , yüzünü çevirdim ,
Kuşun şakağından , kan sızıyordu...
Gözleri...yavaş , yavaş kapanırken...
Şakağından vurulmuş , öksüz bir çocuk gibi...
Sanki bana bakıyordu...
Kuş lastiğini yere atıp çiğnerken , gözyaşlarım yağmur gibi...
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.