17
Yorum
24
Beğeni
5,0
Puan
169
Okunma

Beyzade’nin, Hüseyin Ekici’nin Azrail Treni adlı şiirinden esinle kaleme alınmıştır; Saygı ve selamlarımla
Hey gidi dost, duyduk ki yola çıkmış,
Yaklaşmakta imiş şu meçhul tren.
Ateş kalmış al’cak, zamansa akmış,
Uyku dargınken içe girmiş giren.
Her gün gelip geçen kulun katarı,
Gördüm ki makamı kadar hatırı.
Ömür tarla, ekin yok, su çekildi,
Geldi kurak iklim, yaktı da vurdu.
Derler oysa gelen rahmetle geldi,
Yüzü istasyona baktı da durdu.
Her gün gelip geçen kulun katarı,
Gördüm ki makamı kadar hatırı.
Demir ağlar gibi döşenmiş âlem,
Başı nerededir, nerede biter?
Ucu bucağı yok sanırken âdem,
Deli taylar gibi çatlayıp yiter.
Her gün gelip geçen kulun katarı,
Gördüm ki makamı kadar hatırı.
Bahar da bizimdir, hazan da bizim,
Kışı da yaşadık elbet yazı da.
Halil de, sofra da, kazan da bizim,
Paya düşene kim olmuş razı da?
Her gün gelip geçen kulun katarı,
Gördüm ki makamı kadar hatırı.
Mesut’um Beyzade’m ne güzel demiş,
’Heybende takvayla hazırda bekle’
Kim şükretmiş kim kul hakkını yemiş;
Zikrin kıymeti onu yaşamakla.
Her gün gelip geçen kulun katarı,
Gördüm ki makamı kadar hatırı.
Mesut TÜTÜNCÜLER
Teşekkür ediyorum
Gönül bir handır, ömür bir sefer,
Gelen konar gider, kalan ne kadar?
Nice sultan geçti, nice derviş er,
Bir nefeslik dünya, bir avuç kadar.
Her gün gelip geçen kulun katarı,
Gördüm ki makamı kadar hatırı.
Mal da emanetmiş, mülk de emanet,
Ne altın kalıyor ne gümüş elde.
İyilikten gayrı bulunmaz servet,
Adın yaşar ancak gönüller dilde.
Her gün gelip geçen kulun katarı,
Gördüm ki makamı kadar hatırı...........Efsuni Kalem,
5.0
100% (18)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.