Deha, gerçekte alışılmamış şekilde görmekten başka bir şey değildir. william james
redfer
redfer

Yaş atmış beş

Yorum

Yaş atmış beş

( 15 kişi )

9

Yorum

25

Beğeni

5,0

Puan

952

Okunma

Yaş atmış beş



Hani o sokaklar ki, yaz ikindilerinde
tozlu yollardan geçen dondurmacının çıngırağıyla irkilirdi.
Biz, dizlerimizde kabuk bağlamış yaralarla koşardık arkasından,
zamanı ve yarını hiç hesaba katmadan.
Şimdi o yaralar iyileşti belki,
belleğin en kuytu köşesinde sızlayıp duruyor hâlâ izleri.

Hatırlarsın, gaz lambasının sarı, titrek ışığında
bize masallar anlatan o badanasız odaları...
Dışarıda rüzgâr ağaçların dallarını sallarken,
içeride demlenen çayın buğusu,
duvardaki saat tıkırtısına karışırdı.
Ne büyük bir güven duygusuydu o,
o kapının ardında kalırdı,
dünyanın bütün kötülükleri .
Radyoda çalmaya başlayan ince bir bağlama sesiyle
büyükler derin bir iç çeker,
biz ise o iç çekişlerin manasını
yıllar sonra anladık.

Şimdi o ahşap evlerin kokusu,
o eski fotoğraflar,
siyah-beyaz bir filmin şeridi gibi geçiyor gözlerimin önünden.
Sokak aralarında oynadığımız misketler,
uçurtmaların peşinden gökyüzüne saldığımız o haylaz çocukluk...
Hepsi o unutulmuş o çardağın altında,
galiba…yeniden canlanıyor.
Yıllar sonra.

Evet, eskimek her şeyin fıtratında var.
Lakin o günlerden kalan o bir avuç sıcaklık,
yürüdüğümüz o mıcır taşlarının hışırtısında,
bizi hâlâ ayakta tutan yegâne teselli.
Sorma sakın o günler nerede diye;
onlar bizim sığınağımız,
hiç bitmeyecek o uzun, o güzel hayallerimiz.

Düşlerimiz o eski İstanbul semtlerinin dar sokaklarında gizli.
Hani o ahşap evlerin cumbalarından sarkan sardunyalar,
gökyüzünü mavi bir dantel gibi işleyen o martı çığlıkları...
Şimdi bitti bitiyor koskoca bir yaz daha;
deniz, yorgun bir derviş gibi çekiliyor kıyılardan,
Boğaz’ın suları, o eski sevdaları fısıldıyor dalga dalga.
Sarayburnu’nda, Kuzguncuk’ta ya da ahşap iskelelerde
bıraktığımız o gençlik heyecanları,
şimdilik dalgaların köpüğünde canlanıyor.

Bir sonbahar daha hüzünle yaklaşıyor,
bilirim, erguvanların rengi soldu,
çınarlar ilk sarı yaprağını döktü dökecek.
O eski İstanbul sonbaharları ne güzeldi;
yağmur fırtınayla gelmeden önce,
Boğaz’ın üstüne çöken o serin pus,
vapurların o derinden gelen,
insanı evine çağıran o mahzun sesi...

Eminönü’nde balıkçı teknelerinin dumanına karışan o dost sohbetleri,
şimdi birer uzak hatıra, içimizde hiç dinmeyen…
Ah o yaşanmışlıklar...
Her köşesinde bir ömrün izi olan o cadde ve sokaklar.
Beyoğlu’nun yağmurda parlayan tramvay rayları,
Çamlıca’dan seyredilen o masalsı, o devasa gurup vakitleri...
Biz o denizlerin mavisinde büyüttük hasretimizi,
dalgaların sesinde avuttuk o bitmek bilmeyen özlemleri.
Şimdi ne zaman rüzgâr sertleşse lodostan,
içimde hep o eski İstanbul’un,
o geçmiş zamanların kokusu havalanacak…

Günler sayılı, mevsim hazan, eyvallah...
Ya Boğaz’ın o serin sularında yankılanan şarkılar,
biz sustuğumuzda da yaşamaya devam edecek.
Kız kulesinin önünde ,
içimde dinmeyen bir İstanbul hasretiyle bekliyorum seni.
Geleceksen,
tam da yapraklar dökülürken gel...
Geleceksen,
tam da o boğazın koyu mavisiyle
o sıcak esintisiyle gel...

Hani Beyazıt Meydanı’nın o devasa çınarları altında,
Sahaflar Çarşısı’ndan yükselen o eski kitap kokularında,
gençliğimizin o deli fişek,
o memleket kokan heyecanlarında gel.
Üniversite amfilerinden sokağa taşan o gür seslerimiz,
çay ocaklarındaki hırçın ama dürüst tartışmalarımız...
Her şey o meydanın taşlarında saklı şimdi;
adımlarımız sussa da,
o taşların hafızası taptaze duruyor.

Sultanahmet’te, o eski ahşap evlerin gölgesinde,
turist kafilelerine karışan seyyar satıcıların gürültüsü,
dikilitaşın etrafında koşturan o dertsiz günlerimiz...
Sonra Kadıköy İskelesi’nde inen o kalabalıklar;
iskele sancak yapan o emektar, o dumanı tüten vapurlar...
Moda’ya doğru yürürken cebimizde üç beş kuruş harçlık,
aklımızda ise hep o dünyayı kurtaracak büyük düşler.
Süreyya Sineması’nın önündeki o kuyruklar,
Geleceksen…
plakçılardan sokağa taşan o buğulu,
Ferdili, Orhanlı o dertli arabesk şarkılarla...gel

Ya o Taksim? Yetmişlerin o fırtınalı, o inançlı Taksim’i...
AKM’nin önünde buluşulan o heyecanlı ikindiler,
İstiklal Caddesi’nin o henüz tramvaysız,
ancak insan kaynayan yılları.
Kristal Büfe’de yenilen bir ıslak hamburgerin neşesi,
gece yarısı sinema çıkışlarında,
geleceksen…
sokak lambalarının altında yürürken içimize çektiğimiz o hürriyet,
o gençlik havasıyla ...gel

Ve Üsküdar... Ah o deniz kokulu Üsküdar...
Şemsipaşa’da dalgaların kayalara çarpıp
yüzümüzü yıkadığı o sert rüzgârlar,
Ayazma’nın dik yokuşlarında nefes nefese kaldığımız o ikindiler.
Kız Kulesi’ne karşı oturup çekirdek çitlerken Salacak’ta,
hayatın henüz bu kadar hızlı,
bu kadar acımasız olduğunu nerden bilirdik.

Hemen arkasından Ümraniye’ye uzanan o tozlu yollar;
henüz gecekonduların yeşillikler arasında yükseldiği,
mahalle kültürünün, komşuluğun, bir tas çorbanın paylaşıldığı,
gurbetten gelenlerin umutla tutunduğu o samimi, o çilekeş banliyö...
Şimdi o yılların, yetmişlerin bütün sancısı ve güzelliği,
bir şiirin mısralarında birleşiyor.
Zaman akıp gitti, semtler değişti, çehreler eskidi,
ama o sokaklarda bıraktığımız gençlik,
bizimle yaşlanıp bizimle yaşayan en güzel anımız olarak kaldı.

Şimdi vakit daralıyor, asmanın yaprakları da iyice sarardı,
gölgeler uzadı bahçede, çakıl taşları sustu.
ne o senelerin fırtınası kaldı geriye,
ne yetmişlerin o mahzun sokağı.
Her şey, o uzaklaşan geminin geride bıraktığı
köpüklü, dilsiz bir sese dönüştü .
Giden gitti , evdekiler ,dostlar, arkadaşlar o eski İstanbul’la beraber
Parmakla sayılacak kadar azaldık
Galiba sıra bizde.
Gitme sırası .

Yaş atmış beş ,kimine göre genç ihtiyar .
Kimine göre dede, emice ,dayı
Sorma artık, beklemek de bitti bu kıyıda.
Biz bu dünyadan geçerken bir parça İstanbul taşıdık içimizde,
bir parça çocukluk, bolca hasret ve birkaç kırık dökük hatıra.
Varsın günler sayılı olsun,
varsın yapraklar dökülsün,
yaşanan her an,
o tozlu sokaklarda saklı duruyor ya,
o yeter bize.
Dökülmeyen birkaç yaprak bırakında avuntumuz olsun
Düşler kurmaya dair.

Söz bitti, kelimeler tükendi, akşam kapladı etrafı .
Gözlerini uzaklara dikip o gemiyi bekleyenlere selam olsun.
Artık yavaş yavaş yürüyelim;
Yarını hiç düşünmeden,
o eski günlerin hatırına...

redfer

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (15)

5.0

100% (15)

Yaş atmış beş Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Yaş atmış beş şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Yaş atmış beş şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
serdarascioglu
serdarascioglu, @serdarascioglu
18.7.2026 13:07:40
İSTANBULU..BU KADAR GÜZEL ÖZÜMSEYEN..DİLİNİZE , YÜREĞİNİZE, ESKİYEN FOTOĞRAFLARA BAKAR İNSAN..ÇİÇEK PASAJINDA..İSMİ ANİKAYDI SANIRIM...AKARDİYONU VE KEMANINI BIRAKIP GİTTİ..YAŞAYAN , YAŞATAN , HAYAT VEREN İSTANBULUN..ANILARINDADIR SİRKECİ..KABATAŞ İSKELESİ...KALABALIKLARINDA..ACELECİ İSTANBUL..TÜRK FİLİMLERİNİN UNUTULMAZ OYUNCULARININ...SEVGİ VE DÜRÜSTLÜK ABİDESİDİR...FİLİM KOPARDI..BEYAZ PERDEDE...! BENDE YAZARIM İSTANBUL ŞİİRLERİNİ..FAKAT BU EN GÜZEL YAZILMIŞ BİR İSTANBUL ŞİİRİ...ÇOK BEĞENDİM...VE GÜNÜMÜN ŞİİRİ SEÇTİM..ŞİİRİNİZİ..! TEBRİKLER..ŞAİRİM .


serdarascioglu tarafından 18.7.2026 13:11:40 zamanında düzenlenmiştir.
serdarascioglu
serdarascioglu, @serdarascioglu
18.7.2026 19:31:04
AYIP YAHU...BEĞENİM VE GÜNÜN ŞİİRİ..YAPMAM SAYFANA BİLE SIĞMAMIŞ...ŞAİR. YİNE DE ...SANA TEŞEKKÜRLER OLSUN.
serdarascioglu
serdarascioglu, @serdarascioglu
18.7.2026 19:25:44
NEZAKETEN DE OLSA... SERDAR AŞCIĞLUNA İKİ SATIR YAZMAYACAKMISIN...ETKİLİ--YORUMCU...FUTBOLCU..DEFANS OYUNCUSU MU YAPACAKSIN..! BENİM YORUMUMU DA PAS-PAS YAPMA..RİCA EDERİM. AYNI YAŞLARDAYIZ..DOST SELAMLAR .
Etkili Yorum
nejat hoca
nejat hoca, @nejathoca
18.7.2026 17:01:16
5 puan verdi
“Yaş Atmış Beş” şiiri, hayat yolculuğunun olgunluk durağında durup geriye bakışın ve içsel muhasebenin zarif bir ifadesi olmuş. Dizelerde hem yaşanmışlıkların hüznü hem de tecrübelerin dinginliği hissediliyor. Şair, zamanı bir yük değil, bir bilgelik kaynağı olarak sunarken; kelimeler, yılların biriktirdiği duyguları berrak bir şekilde yansıtıyor.

Kaleminize sağlık; böylesine içten ve düşündürücü bir şiir için sizi gönülden kutluyorum 🌿. Şiiriniz, hem bireysel bir hayat hikâyesi hem de evrensel bir insanlık tecrübesi olarak değerli bir iz bırakıyor.
mesakin
mesakin, @mesakin
18.7.2026 11:45:36
5 puan verdi
Güzel,anlamlı bir şiir okudum tebrik ederim başarılarınızın devamını dilerim selam ve saygılarımla
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
18.7.2026 11:39:36
5 puan verdi
Selam olsun güzel şiir yazana
Her zaman ki güzelliğinde bir eser
Değerli kalemi, yazdıran yüreğini kutluyorum, yalansız ve riyasız
Nice güzel şiirlere, yelken açman dileklerimle
Şiirle kal, sevgiyle kal, hoşça kal
Etkili Yorum
neneh.
neneh., @neneh-
18.7.2026 10:05:09
5 puan verdi
İstanbul ile birlikte yaş almak değil yaşlanmak.Herkeste sayılı gün, her yeni doğan gün hayata yeniden başlamak.İçimizdeki çocuk hâlâ merakla bakar dünyaya.Yürür ayaklar mıcırsız yolda belki ama hâlâ sağlıklı yaya.O zaman şükretmeli Mevla'ya.İçimizdeki çocukla hayal kurup bakalım dolun aya.Geçen günler bir anı umursuzluğa düşüp ömrü vermeyelim zaya.Ne İstanbul aynı ne biz.Nice altmış beşli yıllara.Sağlık sıhhat ve afiyetle.Üstad'a saygıyla.
Gülhan Çeliktaş
Gülhan Çeliktaş, @gulhanceliktas
18.7.2026 10:02:17
5 puan verdi
Destanınızı beğeniyle okudum, duygularınızı birebir paylaşıyorum...
se
sedat hünker, @sedathunker
18.7.2026 09:58:32
5 puan verdi
Çok güzel şiir sevgiler saygılar selamlar sağlıcakla kal allahın selameti üstüne olsun
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL