0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
54
Okunma
daha yolun başında
çöküp içime
simsiyah gece olup
karartma ruhumu
acılar bürünmüş yüreğime ne derim?
gitme…
bu baharda açan iğdeler
gelecek baharda çiçek açar mı
turnalar göç edip tekrar gelir mi
gözden ırak, kuytu köşedeki evden
gülüşme sesleri taşar mı geceye
kuşluk vakti aklıma gelirsen naparım
gitme
gidersen anılarda seninle gelir
yapayalnız kalırım
dertleştiğim iyde ağacı
mis kokulu pembe kızılgül
rüzgarlarla şarkı söyleyen salkım söğüt
gidişinden beni sorumlu tutarlar
gitme
sokaklar neşesini yitirmesin
dostların muhabbeti
acı olup yüreği yakmasın
bu sabah acaba görebilecek miyim dedirtme
ne olur gitme
küçük yürekte büyük sevdalar büyüttük
güzün boynu bükük bırakma
yeşil gözlerim umutsuz bakmasın ardın sıra
gitme
kitap arasına bıraktığın güller kurudu
gittiğin yol günlerdir ıssız,
ayak izlerini seher yelleri kapattı
dut dalına dizilen serçeler hüzünlü
yaz bitti bitecek
ne bir haber, ne gelen var
bilmez misin götürdüğün yüreği
gitme
seher umutla çiçek açan bad-ı seba’yı
ağlatacak mısın Şuşa’da açan Har-ı Bülbül çiçeğini
etrafı kırmızıya çeviren Gence çölündeki laleleri
göz yaşı gibi kuruyup tükenen Urmiye gölünü
yolunu gözleyen garipleri unutup gidebilir misin
Emircan’a sitem edip
gitme
11.7.2026 Emir Şıktaş
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.