8
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
248
Okunma

Dağlarda
kurtlar
uluyordu.
Kapı,
yavaşça
aralandı.
Kar,
eşiğe kadar
gelmişti;
içeriye ise
yalnızca
soğuğun kokusu
girebildi.
Birer birer
geldiler;
çizmelerinde
kar,
avuçlarında
çillelik,
göğüslerinde
Dede Korkut’un
öyküleri.
Semaver,
ince ince
tütüyordu.
Çayın buharı,
camlara
küçük masallar
çiziyordu.
Nine,
Qarı Nene olup,
ocağın başında
sesini
alevlere bıraktı.
"Kış," dedi,
"her yıl
aynı kapıyı çalar;
ama
onu uğurlayan
hep
aynı öyküdür."
Çocuklar,
gözlerini
alevlere
astılar.
Babamın sesi,
kışın soğuğunu
titretti.
Annem,
tepsiler dolusu
gece yemişiyle
geldi;
narın kızılı,
cevizin kokusu,
kuru üzüm,
kışın uzun gecesine
karıştı.
Dışarıda
rüzgâr,
damların üstünde
uzun uzun
geziniyordu.
İçeride ise
bir öykü,
elden ele,
nesilden nesile
ısınıyordu.
Gece,
sessizce
uzadı.
Kış,
bir başka
öyküye
dönüştü.
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.