1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
63
Okunma
Beni ellerimden değil
Beni ellerimdeki çaresizlikten tut Lahleyka..
İçimin kıyılarına vurmuş organize hasretler
Kalemimin ucunda küflenmiş kelimeler..
Ne yazsam şimdi
Şimdi ne yazsam
Üstsüz kalıyor cümleler...
Sen sabahın körüne doğru çok fena bir efkârsın
Öyle fena bir efkârsın ki Lahleyka
Bunu bilmeyen şarkılar ne yapsın..
Ki sen böyle efkâr olmuşken genzime kadar
Ve kırılmışken sesim tizine,
Yarılmışken denizim dibine kadar
Parçalanmışken ebediyetimin kanadı
Ve kanamışken göğüm mavisine kadar
Kelimeler çekilmişse yani kınından
Şairler vurmuşsa sabahı dördünden
Ve alnının çatından...
İşte bunlar
Bunlar ki Lahleyka
bir aşkın esirliğine
Devrik cümlelerle başkaldırmaktır...
Beni boynumdan değil
Beni yaralarımdan sar lahleyka..
Aklımın çeperinde nasır tutmuş düşünceler
Dilimin ucunda kamp kurmuş gri tonlu kelimeler..
Ne söylesem şimdi
Şimdi ne söylesem
Bir kaos içinde bütün söylemler..
Sen gecenin inine doğru çok fena bir türküsün
Öyle fena bir türküsün ki Lahleyka
Unutursam aklım çürüsün..
Yankılanırken kulaklarımda
Bağrı yanık bir annenin diliyle seslerin,
Çırpınırken fikrimin dehlizlerinde
Telaş içindeki sözlerin
Ve gözlerin...
Gözlerin ki Lahleyka
Aşkın göğsünde mutluluğun şarkıları gibi,
Göğün koynunda tanrısal bir mukavvi...
Bakışlarınsa...
Bakışların yarmışken beni ortadan ikiye
Gece on kala ikiye
Bir şarkı akıtmışken zehrini hüviyetime
Gece on kala ikiye
Yani bir şiirin arka sokaklarında
Seni yürümek geçmişse içimden
Seni yürümek demişken;
Seni yürümek senden kaçmak demektir Lahleyka,
bunu iyi bil..
Ve senden kaçmak
Son sürat çarpmaktır yine sana
Bunuda bil..
İsa Ulufer
Düşportacı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.