0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
71
Okunma
Demir bileklerde soğuk bir sızı,
Karanlığa gömmüş baharı, yazı.
Yüzünde okunur kaderin izi,
Sessizce yürüyor kelepçeli adam.
Adımları ağır, zincirler ağır,
Feryat figan etse dört bir yan sağır.
İster göğe haykır, ister dur bağır,
Çaresiz duruyor kelepçeli adam.
Gözlerinde hasret, sönmüş bir ışık,
Yolları dolambaç, işler karışık.
Belki de talihle her an barışık,
Hükmünü giyiyor kelepçeli adam.
Kilit vurulsa da hür hevesine,
Yine de gem vurmaz yürek sesine.
Kendi dünyasının dar kafesine,
Kilitli kalıyor kelepçeli adam.
Mazide bırakıp candan seveni,
Gurbete dönüyor her bir güveni.
Sırtında yük olmuş dünya kefeni,
Kaderine küsmüş kelepçeli adam.
Ne bir dost eli var, ne bir soranı,
Zaman dalga dalga vurur zamanı.
Ardında bırakıp duman dumanı,
Meçhule gidiyor kelepçeli adam.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.