1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
176
Okunma
Arkadaş!
Bahis, ganyan, kumar…
Mıknatıs gibi çeker insanı kendine.
Önce “şans” diye yalar avucunu,
Sonra alışkanlık olup, kemirir seni ve cüzdanını.
Elde avuçta ne varsa gider,
Ruhun büyülenir, dünyan daralır.
Gözün kararır, aklın kör olur.
Düşersin… adı konmaz bir derdin dibine.
Hırsla, inatla…
Bazen tüm aylık maaşın,
Bazen nikahtaki yüzük taşın,
Günahkar, kirli parmaklarında dans eder.
Ne yemek gelir aklına, ne uyku.
Zaman… kuyruklu yıldız gibi sinsice akar,
Boşlukta kaybolur ömrün.
Alkol küfreder, faiz kül eder, borç büyür.
“Anam avradım” diye yeminler edilir,
Peşine bir yemin daha…
Borç, hüsran makamında ezan okur.
Evin yolu unutulur.
Evde ise ağıtlar, türküler yakılır…
Dert, derdin üstüne yorgan olur.
Sonra…
Sabahın ilk ışığı vurur yüzüne,
Düşsel zenginlik hayalin yıkılır.
Kahvenin buğulu camında pişmanlık görürsün.
Dom-don mermisi gibi öfke patlar içinde,
Bedende çöküş, ruhta enkaz.
Fidan gibi nice hayatlar…
Sınırsız “ihtimal” hırsının,
Cinnet ve cehalet tuzağına düşer.
Kumar… halay gibi oynar seninle,
Sirtaki gibi döndür boşlukta.
Bu karanlık, bu ölümcül sofrada…
Kimi aslan, kimi sırtlan, kimi tilki.
Sen de kurtlar sofrasına düşersen,
Ara sıcak olursun ömür…
Ve ömür, bir lokmada biter.
Ey arkadaş!
“Bir daha oynarsam…” deme.
Çünkü kumarın “bir daha”sı yoktur.
Kumarın tek ihtimali var:
Kaybetmek.
Dinçer Dayı
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.