Şiirin, düz yazıdan farkı şudur; az kelimeyle çok şey söylemek. voltaıre
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan

ÇOCUKLUĞUMA MEKTUP

Yorum

ÇOCUKLUĞUMA MEKTUP

( 19 kişi )

17

Yorum

26

Beğeni

5,0

Puan

385

Okunma

ÇOCUKLUĞUMA MEKTUP

ÇOCUKLUĞUMA MEKTUP

Mektubuma başlamadan önce selam eder gözlerinden öperim. Daha yalan düşmeyen gözlerinden, minik ellerinden, saçlarından, süpürülmeyen düşlerinden öperim, ha! bir de süt dişlerinden…

Nasılsın bakalım?
İyisin ya her zamanki gibi,
Onca yıldır gülüşmeyeli
Bilsen nasıl özlemişim seni…
Yürüyelim biraz ha, ne dersin?
Yoo, kızma hemen; hızlı yürümem,
Hele hiç koşturtmam peşimden,
Ne çok sana gelmek isterken,
Senin bana koşuşun neden?
Neden uzarken boyumuz, kısaldık biz;
Neden söylemedin hiç,
Çıkmazdık saklandığımız o yerden,
Ta ki annem çağırana dek:
“Yemek hazııııır”...

Nasıl kurumuş dilimiz damağımız, nasıl acıkmışız o tada, o lezzete. Aç açına pişirmişiz yenmez yutulmaz yalanları, sarıp sarmalamışız büyük hayallerimizi, küçük çocukluğumuza ses vermesin diye. Niye bağıramadın ki; niye cam gibi kesmedin elimizi. Dizlerimizin çürüğünden anlayamadık yazık, büyüyüp de çürüyeceğimizi...

Ne güzel kokardı oysa annem, o akşam güneşi bahçemiz, bir asma dibi vardı; güçlü, garip bir bedeni, tahtadan at gibiydi, üstüne biner giderdik düşlerimize, ondandı belki üzümlerinin bereketi, lezzeti. Küpeler yapardık Hacer Teyzenin bahçesinden aşırdığımız vişnelerden, yüzümüz bin güzel olurdu şimdiki boyalardan, süslerden. Annemin taradığı saçlarla yedi kız bir de ben düşerdik mahallenin diline. Beter yaramazdık zira. Her birimizi ayrı çeşit süslerdi annelerimiz; yaratıcıydı, olmazlardan olur ederdi, sıcacıktı hep elleri, üşümezdik şimdiki gibi, hiç üşümezdik hanımeli sarmış balkonlarda.

Deli akan çeşmelerde yıkardık başımızı, sabahından beş mi, altı mı, hiç çıkmadan mı yoksa vardığımız kınalı akşam üstlerinde denizi gözlerdik her daim. Annemin olmazını babamın yufka yüreğine sarıp düşmüş gibi yapardık. Kol saatlerimizin nedense haberi olurdu bu düşmelerden, arkadaşa teslim edilirdi ‘kazayla oldu’dan bir adım önce. Kuru gürültüye pabuç bırakmazdık; şimdiki gibi pabucumuza bire on vermezdik. Yeter ki topa şöyle sıkı bir vurulsun, sek sekte hiç çizgiye değilmesin, çalınmasın ağaca çıkarken, yakalanmasın köpekten kaçarken. Haa, bir de benimki siyah olmalıydı illa.

Söylesene küçüğüm,
Hatırlatsana bana,
Unutmuşum baksana.

Yoo, unutmak değil bunun aslı astarı, yüzümüze pahalı geldiğinden, yüzümüzü ucuza sattığımızdan hatırlayamaz olduk. Söyle, sen sakın susma hiç, ne olur. Bak nerdeyse kurtulacağım, küçüldükçe büyük gelen bu yalancı maskemden.
Hatırlar mısın tiyatrolar kurardık Kilisenin bahçesine, kağıttan biletler yapıp 10 kuruşa mahalleliye zoraki satardık. Hiçbir çocuk istemezdi cadı rolünü, herkesin gözü prenseslikte, kraliçelikteydi. Çoğu zaman kalplerini kırmamak için prenses de ben olurdum, kraliçe de. Elmayı yemeye ne kadar da hevesliymişiz, ayvayı yemeden önce. Komiktik, çok komik; gülerdik kendimize, şimdiki en çok eksiğimize ne kadar da cömertmişiz. Hani komşuculuk oynardık, bir birimize gider gelirdik durmadan, usanmadan. Şimdikiler gibi değil ama biz hep geri gelirdik. Sevdiğimizi yalnız bırakmazdık hiç. Birde evcilik oynardık babalığın bu kadar zor olduğunu bilmeden. Tek erkek olduğum için hep baba ben olurdum, mahallenin en güzel kızı da anne. Bir baba olarak hakkından gelirdim devlerin, öcülerin.

Hoşuma da gitmez değildi hani. Dedim ya akşam gezmeleri vardı yalandan, komşu evin hanımı yemeğe çağırırdı. Kiremit tozu serpilmiş yemeklerimizi yer, hiç doymadığımız kadar doyardık. Kavga etmezdik hiç, gül gibi geçinir giderdik. Şimdiki gibi geçim derdi pek yoktu. Ekmek çamurdan, topraktandı, suyu da mahallenin kuyusundan çekerdik. O zamanlar çocuklarımızı bile gezmeye götürürdük. Ak merkeze değil ama, yukarı mahalledeki ak meşeye, orada kurulan salıncağa. Şöyle ailece salınırdık. O ak meşe dayanamadı yıkıldı sonra. Zira tutunacak toprak bulamadı. Yerine 3 katlı bir bina yaptılar, o da yandı bitti kül oldu. Şimdi aynı yerde aynı meşe ağacı filiz vermiş. İnadına büyüyor. Ne günlerdi o zamanlar. Unuturduk zamanı, zaman da bizi unuturdu…

Güneşe bakardık rengarenk şişe diplerinden, şimdiki dibe vuruşlara inat, uçurtmalar yükseltirdik göklere. Benim uçurtmalarımı babam yapardı. Ne güzel de yapardı, renk renk kuyrukları olurdu. Parolamız vardı yakın komşu çocuklarla; camdan usulca sarkar, parolayı bağırıp yataklarımızdaki pusuya yatardık. Şimdiki savaşlara inat, hiç canımız yanmazdı. Tek yaptığımız, parolayla pencerelere fırlayarak var gücümüzle bağırıp sokaktaki köpekleri kaçırmaktı ve birbirimize çok büyük iş başarmış gibi bakınmaktı.

Evet, çok büyük iş başarmıştık köpekleri kaçırmakla, birbirimize tutunmakla. Parolayı hatırlayan var mı?

Parola: ‘Barış’, Parola: ‘Güneş’, Parola: ‘Boşa havlayan köpek’, Parola: ‘Tüfek’, Parola: ‘Kin’, Parola: ‘Hain’, Parola: ‘Ölüm’...
Parolayı çocukluğumuza soran var mı?

Parolarınızı unutmayın dostlarım. Parolanız daima BARIŞ ve SEVGİ olsun. İçinizdeki çocuğa gülümseyin...

DOST Kalın, Mutlu Kalın ve Her Dem Çocuk Kalın…


Emre Vehbi ALKAN
Şiirbaz

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (19)

5.0

100% (19)

Çocukluğuma mektup Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Çocukluğuma mektup şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ÇOCUKLUĞUMA MEKTUP şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
26.6.2026 22:29:12
5 puan verdi
Resim benim ilkokul zamanlarım. Merak ettiğim şu. Resimdeki Şiirbazı Bulabildiniz mi. Tahminleri almak istiyorum. Beni tanıyana özel bir şiir gelecek :)
Rabia Asya Öztürk
Rabia Asya Öztürk, @ozturkasya
26.6.2026 20:41:18
5 puan verdi
Kaleminize yüreğinize gönlünüze sağlık
Selam ve saygılarımla hocam
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN , @cemre-ymn
26.6.2026 18:46:51
Saygı değer kıymetli üstadım,
Çocukluğun o kirlenmemiş, masum dünyasına gönderdiğiniz bu mektup, yitirilen zamana dair çok sahici bir sitem içeriyor.
Büyüdükçe eksilen yanlarımızı ve o "yemek hazır" sesiyle biten düşlerimizi bu kadar duru anlatmanız, insanın içini burkuyor.
Kaleminize ve o duygulu yüreğinize sağlık. En içten saygılarımla.
BEŞİĞİ KALEMDEN
BEŞİĞİ KALEMDEN, @besigikalemden
26.6.2026 17:49:12
5 puan verdi
Yüreğinize kaleminize sağlık hocam.
Gönül sözünüz hiç bitmesin.
Selam ve saygılarımla 💐
Yasin Yüksel
Yasin Yüksel, @yasin-yuksel
26.6.2026 13:31:51
Oldukça güçlü bir metin; hem nostalji hem de eleştirel bir iç ses aynı anda akıyor. Çocukluğun saflığını bugünün yükleriyle karşılaştırman özellikle etkileyici, bazı bölümlerde neredeyse şiir gibi akan bir ritim var.
“Parola: Barış, Güneş…” kısmı ise metnin duygusal doruk noktası olmuş; sade ama vurucu bir çağrı gibi duruyor.
Kalemine sağlık, tebrik ederim.
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
26.6.2026 10:54:09
5 puan verdi
çocukluk

ve dde mektuplar

ikisi iç içe geçti mi işte böylesi bir güzellik doğar sabah güneşi misali

selamlar ddeğerli üstadım
XNihal
XNihal , @xnihal
26.6.2026 07:48:56
✨️✨️✨️kaleminiz yüreğiniz incinmesin 🌹🌹🌹
Mavi Masal72
Mavi Masal72, @mavimasal72
26.6.2026 06:19:26
5 puan verdi
Büyümek sadece yaş almak değil, çocukluğunu geride bırakmak da sanırım. Bu mektup içimizde unutulan o çocuğu yeniden uyandırıyor.Tebrik ederim :)
FatoşDadaş25
FatoşDadaş25, @fatosdadas25
26.6.2026 03:35:04
5 puan verdi
🙏👏💎
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
26.6.2026 01:49:54
5 puan verdi
Çocukluğa Dönüş ve Zamanın İronisi
"Şiiriniz, 'büyümenin' aslında bir 'küçülme' süreci olduğunu o kadar güzel ifade ediyor ki... Boyumuz uzadıkça dünyamızın nasıl daraldığını, o çocukluk bahçesinden çıkışın aslında bir sürgün olduğunu çok sade ama vurucu bir dille anlatmışsınız. 'Sana gelmek isterken senin bana koşuşun' metaforu, geçmişle olan o bitmek bilmeyen kovalamacamızı harika resmetmiş."
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
26.6.2026 00:33:51
5 puan verdi
Tat ve demini almış, güzel bir şiir
Biz de okuyor, kutluyor ve alkışlıyoruz yürekten, yalansız ve riyasız
Gönlüne, ömrüne bereket
Sonsuzluğun sahibine emanet olasın, sağlıcakla kalasın
AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
26.6.2026 00:07:59
5 puan verdi
Güzel kaleminizi yürekten kutluyorum.
Her şey gönlünüzce olsun.
Huzurlu mutlu aydınlık yarınlar diliyorum.
Selamlar dualarımla.
Pakize Sultan
Pakize Sultan, @pakize-sultan
25.6.2026 23:56:24
5 puan verdi
Bende geçmiş yıllarda böyle bir şiir yazmıştım.
Her nereye kayıt yaptıysam bulamıyorum,bulursam paylaşıcam.
Emeğinize ,çocukluk anılarınıza selam ve saygılarımla 🌹
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR, @mehmetdemir1
25.6.2026 22:10:44
5 puan verdi
tebrik ediyorum şiiri ve şairini müthişti bir yadı cemil müthişti...
Ay
Ayla Kaya, @aylakaya
25.6.2026 21:53:32
5 puan verdi
Çocukluğuma Mektup" isimli eseriniz, geçmişin o masum ve tertemiz kokusunu, hanımeli sarmış balkonların sıcaklığını bugünün yorgun dünyasına çok nahif bir sızıyla taşımış. Kaybolan parolanın ardındaki o çocuksu barışı ve sevgiyi hatırlatan usta işi anlatımınız için sizi içtenlikle tebrik ederim.
​Yüreğinize, kaleminize sağlık. Mürekkebiniz ve ilhamınız daim olsun.
​En kalbi selamlarımla,
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
25.6.2026 21:45:58
5 puan verdi
Hayata anlam ve renk katan geriye dönüş eserinizi beğeniyle okudum. Her insanın eminim çocukluğunda unutamadığı parolaları vardı. Belki bazen parola demiyorduk ama parola yerini alan sözcüklerimiz süslerdi dillerimizi. Paylaşım, yardımlaşma ve samimiyet.... Kutlarım anlamlıydı. Selamlar saygılar
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
25.6.2026 21:39:33
5 puan verdi
Emeğinize ve yüreğinize sağlık güzel diziler kutlarım emeği kaleminiz daim olsun selamlar sevgiler saygılar gönderiyorum hayırlı akşamlar dilerim değerli kalem
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL