Yüreğinize iyilik tohumları ekin.. büyüyüp yeşersinler, kötülükleri yok etsin onlar..! (fikret şimşek)
Ahmed HaniYar
Ahmed HaniYar

Yankı Ağıdı

Yorum

Yankı Ağıdı

( 8 kişi )

7

Yorum

16

Beğeni

5,0

Puan

85

Okunma

Yankı Ağıdı

Yankı Ağıdı

Dağlar… dağlar…
Taş ve kayalar;
güneşin kavurucu soluğu
çatlamış toprağın
teninde yanar.

Şıngır… şıngır…
Zincirin sesi
rüzgârın damarlarında
dolaşır.

Ayaklar
kana ve toprağa bulanmış;
bozkırın kemiklerine
kızıl bir iz
çizer.

Bir köle,
yakıcı güneşin altında;
gözleri,
taşın içinde hapsedilmiş
son sudur.

Çekiç ve taş,
çekiç ve taş
zamana inen
ve onu
parçalayan darbeler.

Şıngır… şıngır…
Zincirin sesi
yeniden düşer
dağın sessizliğinin
en dibine.

Cılız bir beden
çekiç ve taş…
Tak… tak… tak…

Çekiç taşa;
taş tarihe;
tarih kemiğe iner.

Kemiklerin acı sesi;
hıçkırık… hıçkırık… hıçkırık…
yere yığılmış bir köle.

Kamçı… kamçı…
Kölelerin sessiz çığlığı
acı havada
uzun uzun yankılanır.

Rüzgâr,
hâlâ kölelerin
ağıdını söyler.

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (8)

5.0

100% (8)

Yankı ağıdı Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Yankı ağıdı şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Yankı Ağıdı şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
26.6.2026 00:29:28
5 puan verdi
Bu sarsıcı ve imge dolu şiir, insanlık tarihinin en eski ve en derin yaralarından birini —köleliği, emeğin sömürülüşünü ve insanın taşla, kırbaçla, zamanla imtihanını— muazzam bir ritimle gözler önüne seriyor.

Yazdığınız ya da paylaştığınız bu metin, sadece bir durum tasviri değil; seslerin, renklerin ve acının birbirine karıştığı sinematografik bir ağıt.

​Şiir boyunca tekrarlanan yansıma sözcükler (şıngır şıngır, tak tak tak, hıçkırık hıçkırık), okuyucuyu o taş ocağının ya da bozkırın ortasına bırakıyor.

Özgürlüğün zıttı olan zincirin sesi, rüzgarın damarlarına işleyecek kadar mekânı ele geçirmiş durumda.

Sadece taşın kırılma sesi değil; zamanın eriyişi, ömrün tükenişi ve kölenin kalbinin son atışları gibi ritmik bir geri sayım.

​Doğa, bu acıya dilsiz bir şahit olmanın ötesinde, kölenin bedeniyle adeta bütünleşiyor:

​"Güneşin kavurucu soluğu / çatlamış toprağın teninde yanar": Toprağın "teni" ile kölenin yaralı teni iç içe geçiyor.

​"Gözleri, / taşın içinde hapsedilmiş / son sudur.": Muhteşem bir tezat ve çaresizlik imgesi. Kuraklığın, taşın ve sıcağın ortasında hayatın (suyun) kölenin gözlerinde sıkışıp kalması, umudun son demlerini anlatıyor.

​Şiirin doruk noktası şu dizelerde saklı:
​"Çekiç taşa; / taş tarihe; / tarih kemiğe iner."
​Burada doğrusal bir acı hiyerarşisi var. Çekiç sadece taşa vurmaz; o taşlardan yükselen yapılar, piramitler, yollar tarihi oluşturur.

Ama o tarihin en dibinde, harcında ve temelinde ise kölenin kemiği (canı, sömürülen bedeni) yatar. Büyük medeniyetlerin arkasındaki görünmez yıkımı anlatan çok güçlü bir felsefi özet.
​Sonuç olarak;

Şiir, ritmini hiç kaybetmeden, kamçının sesi ve rüzgarın taşıdığı ağıtla klostrofobik, sıcak ve amansız bir atmosfer yaratmayı başarıyor.

Kelimelerin seçimi ve kısa dizelerin yarattığı kesik nefes alma hissi, kölenin yorgunluğunu okuyucuya doğrudan aktarıyor. Emek ve sömürü üzerine yazılmış, edebi yönü son derece kuvvetli bir metin.

TEBRİKLER
AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
25.6.2026 23:28:12
5 puan verdi
Güzel kaleminizi yürekten kutluyorum.
Her şey gönlünüzce olsun.
Huzurlu mutlu aydınlık yarınlar diliyorum.
Selamlar dualarımla.
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
25.6.2026 21:03:37
5 puan verdi
Her dize ayrı bir duygu ve her kelime bir iz bırakıyor okuyanda. Kalemin mürekkebi değil, sanki gönlün akmış gibi satırlara sanki. İki Katlı Şehrimden, Emeğin Başkentinden kucaklar dolusu selamlar sevgiler yolluyorum çokça….
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
25.6.2026 20:18:18
5 puan verdi
"Bu şiir, sadece bir kölenin değil, tarih boyunca sömürülen tüm insanların ortak sessiz çığlığı gibi. 'Rüzgâr, hâlâ kölelerin ağıdını söyler' dizesiyle geçmişin acısının hiçbir zaman kaybolmadığını, tabiatın ve zamanın bu çığlığı hafızasında tuttuğunu çok derin bir şekilde hissettiriyorsunuz.
Adem Çelik
Adem Çelik, @geli
25.6.2026 19:28:13
5 puan verdi
Dağların ardında çınlayan o çelik sesi,
Kölenin nasırlı elinde tükenen nefesi.
Güneşin altında çatlayan o bozkır teni,
Tarihin kalbine gömülen o kederli sesi.
Zincirler şıngırdar, rüzgârın damarında,
Acı bir iz bırakır bozkırın kenarında.
Kamçı inince sırtına, bir çığlık yükselir,
İnsanlık tükenir, zamansızlık yaranında.
Çekiç taşta yankılanır, tak tak darbeler,
Parçalanır zaman, tükendi tüm o sabırlar.
Yere yığılır beden, kemiklerin sızısı,
Duyulur en derinden hıçkırıklı ağıtlar.
Rüzgâr taşır hâlâ o sessiz çığlıkları,
Yankısı sönmüyor, bitmez bu feryatları.
Ahmed HaniYar, ne güzel anlatmışsın,
Tarihe kazınan o kölelik sancılarını.
Emeğine, yüreğine sağlık. Okuduk.
Adem Nar-ı Mısra
gül hatun
gül hatun, @gulhatun1
25.6.2026 18:34:52
5 puan verdi
Edebiyat Defteri’nin pınarlarından çağlayan, bu kez hecenin o ritmik kalıplarından sıyrılıp serbest veznin imgelerle dolu derin vadisine akan, sarsıcı bir eserle karşı karşıyayız. Değerli şair Ahmed HaniYar’ın "Yankı Ağıdı" isimli bu şiiri; insanlık tarihinin en eski, en karanlık ve en sızılı yarası olan köleliği, emeğin sömürüsünü ve zulmün zamansızlığını adeta sinematografik bir dille gözlerimizin önüne seriyor.
Ahmed HaniYar, kelimeleri birer çekiç gibi taşa değil, tarihin ve vicdanımızın tam ortasına vurmuş. Serbest şiirin imkânlarını, ritmi ve imgeyi harmanlayarak çok asil, çok sarsıcı bir "insanlık ağıdı" inşa etmiş.
Yazan yüreğe, bu değerli incileri sayfasında ağırlayan o zarif gönlünüze sağlık. Kelâm kapınız, ilhamınız daim olsun.
mesakin
mesakin, @mesakin
25.6.2026 17:03:43
5 puan verdi
Güzel bir çalışma olmuş tebrikl ederim başarılarının devamını dilerim selam ve saygılarımla
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL