soyut sevdalar bahara bulaşır da yel olur sihirli sihirli değer değdiği yeri yakar sanırsın ki sever bir seni, bir sana dünyayı çarşaf etmiş ayaklarının altına sermiş sevda işte soyutlama soğuk bir yel bir ateş alevi yok közü var suni teneffüsü yok fotosentezi var yana yana solursun soyutlamadan, umudunun gemisini her gece kıyılarında batırırsın yarını olmayan gecenin koynuna öyle incitmeden emzikten yeni düşmüşcesine Sibel Karagöz #sibelkaragözşiirleri #sibel_karagoz
Paylaş:
7 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu şiir, sevdanın (aşkın) ilk baştaki o büyülü, dünyayı ayaklar altına seren yanılsaması ile arkasından bıraktığı derin, yıkıcı ve soyut yalnızlığı arasındaki tezatı işliyor. Şiir, sevdanın insanı "özel hissettiren" o sihirli ve koruyucu doğasıyla başlar. Dünyayı bir çarşaf gibi ayaklar altına seren bu duygu, aslında geçici bir bahar yelidir.
Şaire "sanırsın ki sever" diyerek bu durumun bir yanılsama, bir algı kırılması olduğunu erkenden fısıldar.
Şiirin en güçlü yönü, aşkı geleneksel kalıpların dışında, modern ve analitik kavramlarla tanımlamasıdır: Görünürde bir parlaması (gösterişi) yoktur ancak içten içe, derinden ve sürekli yakan bir acısı vardır. Dışarıdan yapılacak bir yardımla, suni bir müdahaleyle yaşatılamaz. Kendi içine kapalı, ışığı ve acıyı dönüştürerek kendi kendine beslenen obur bir biyolojik süreç gibidir; insanı yana yana solutur.
Aşk, somut dünyadan kopup bir "soyutlama" haline geldiğinde soğur. Şiirin son kısmı, bu soğukluğun yarattığı umutsuzluğu betimler: Umut gemisinin batışı: Kişi, yarını olmayan gecelerin koynunda kendi umudunu her gece sabırla ve teslimiyetle batırır.
Bu yıkım ve kabulleniş, büyük bir öfkeyle değil; sütten kesilmiş bir bebeğin masumiyeti, çaresizliği ve çıt çıkarmayan incinmişliğiyle gerçekleşir.
Özetle; Şiir, aşkın insanı yücelten bir sarhoşluktan, insanı kendi kıyılarında sessizce batıran soyut ve amansız bir içsel imhaya dönüşme sürecini anlatır.
Hayatın içindeki küçük ama önemli duyguları çok güzel yakalamışsınız. Her cümleye farklı bir anlam yüklenmiş. Kalbe dokunan dizeler okudum. Kırılmasın kalemin güzel insan… Şiirbaz' ı unutmamışsınızdır değil mi?
Saygıdeğer Üstade şaheser yazmışsınız bizede okumak düşer vesselam , mânâyı kelimenin kabuğuna değil; kelimeyi mânânın derin kuyusuna indiren nadir metinlerden biri olmuş. “Soyutlama” kavramını yalnızca bir düşünce olarak değil, hissedilen, yakılan, üşüten ve tüketen bir varlığa dönüştürmeniz dikkat çekici bir edebî başarı.Kaleminizin yalnız kelimeleri değil, onların arasındaki sessizliği de konuşturduğu aşikâr. Tebrik ediyor, bu özgün ve derinlikli şiirinizi gönülden alkışlıyorum maşallah selam duamla
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.