0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
24
Okunma
Şöyle oturup bir masanın başına,
Dostun yüzüne bakmalı ağız tadıyla.
Telaşsız, kaygısız, zamandan azade,
Bir bardak çay içmeli ağız tadıyla.
Ne dünün sızısı sarmalı odayı,
Ne yarının korkusu bölmeli rüyayı.
Bırakıp bir kenara hırsı, davayı,
Şu anı yaşamalı ağız tadıyla.
Ekmek kokmalı sokaklar, taze ve sıcak,
Kavgasız kapanmalı her akşamüstü kucak.
Çocuklar sokakta özgürce oynayacak,
Bir gülüşü büyütmeli ağız tadıyla.
Gazetede keder, dilde zehir olmasın,
Kimse kimsenin ekmeğine göz koymasın.
Varsın varsıllık da gözümüzde kalmasın,
Fakirliği bile paylaşmalı ağız tadıyla.
Yorulunca yastığa kuş gibi düşmeli baş,
Gözlerinden akmamalı hiç haksız bir yaş.
Gökyüzü mavi kalsın, toprak ise sırdaş,
Bir ömür tüketmeli ağız tadıyla.
Gönül ne saray ister ne taht-ı revan,
Yeter ki eksilmesin evden o huzur, o can.
Geçip giderken ömür denen bu kervan,
Güle güle yürümeli ağız tadıyla.
Güneş doğarken pencerene sakince,
Şükretmeli nefes aldığına her gece.
Aşkı da, hüznü de, vedayı da gizlice,
Gönülden uğurlamalı ağız tadıyla.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.