0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
24
Okunma
Arşın gölgesinde / kurulur mizan
Levh-i Mahfuz içre / yazılmıştır can
Noktanın içinde / gizlidir cihan
Damlayı ummana / her an katandır sır.
Tılsımlı sözlerin / hükmü derindir
Bu dünya mülkü / senin değildir
Gönüldeki hırsı / tezce bitirendir
Nefsin kalesini / baştan yıkandır sır.
Hafî âleminin / açılır katı
Gözünden düşer de / dünyanın tahtı
Değişir kulun da / talihi bahtı
Karanlık geceye / şafak atandır sır.
Zaman bir perdedir / gerilir durur
Mekan bir gölgedir / silinir kurur
Hakikat güneşi / kalbine vurur
Gölgenin ardında / duran asıldır sır.
Kelam dile gelse / harfler de solar,
Aşkın ateşine / düşenler yanar.
Arif olan her kul / sükutla kanar,
Dillerin sustuğu / yerde başlayandır sır.
Görünen ne varsa / bir gölge, bir iz,
Biz birer damlayız / mutlak olan deniz.
Aynadan çekilip / kaybolunca "biz",
Yalnız O’ndan O’na / baki kalandır sır.
Mühürlendi defter / çekildi kalem,
Uykudan uyandı / bu fani alem.
Gönül sarayında / kalmadı elem,
Her şeyin özünü / nura boğandır sır.
Zamanın ipini / elinde tutan
Karanlık geceyi / nuruyla yutan
Şu fani mülkü de / bir anda satan
Gönül tahtı içre / sultan olandır sır.
Okunmaz harflerle / yazıldı ferman
Dertlinin derdine / gizlendi derman
Sonsuzluk ufkunda / dönerken devran
Aklı ve idraki / hayran kılandır sır.
Sözlerin bittiği / o gizli yerde
Aralanır birden / bin yıllık perde
Düşersen eğer sen / mukaddes derde
Yaralı kalplere / merhem çalandır sır...
Ufuk Güney
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.